“Devlet kadını korumuyor”

Devletin kadınları korumadığını, şiddet uygulayan, taciz ve tecavüzde bulunan erkeklerin çok azının cezalandırıldığını ifade eden Kervankıran, “Başbakan, halkın gezi direnişini gölgelemek için sarıldığı "Kabataş" yalanına daha bir sarılırken kaç kadın tecavüze uğradı, kaç kadın öldürüldü, kaçı şiddet gördü onun için önemli değildi. Destan yazdığını söylediği polislerin saldırısı sonucu gözleri kör olan, kafaları parçalanan, çocuğunu düşüren kadını ve yaşamını yitiren gençleri görmüyordu” dedi.

“Devlet kadını korumuyor”

Devletin kadınları korumadığını, şiddet uygulayan, taciz ve tecavüzde bulunan erkeklerin çok azının cezalandırıldığını ifade eden Kervankıran, “Başbakan, halkın gezi direnişini gölgelemek için sarıldığı "Kabataş" yalanına daha bir sarılırken kaç kadın tecavüze uğradı, kaç kadın öldürüldü, kaçı şiddet gördü onun için önemli değildi. Destan yazdığını söylediği polislerin saldırısı sonucu gözleri kör olan, kafaları parçalanan, çocuğunu düşüren kadını ve yaşamını yitiren gençleri görmüyordu” dedi.

09 Mart 2014 Pazar 22:40
 “Devlet kadını korumuyor”

Halkların Demokratik Kongresi Kadın Meclisi tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle eski Cumartesi Pazarı Parkı’nda bir basın açıklaması düzenlendi.

“Kadın, yaşam, özgürlük”, “Kadın-erkek birlik; iş-ekmek-özgürlük” gibi sloganların atıldığı basın açıklamasında HDK Kadın Meclisi adına konuşan Yaşam Kervankıran, 8 Mart 1857’de ABD'nin Newyork kentinde 40 bin dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşulları ve eşit işe eşit ücret istemiyle bir tekstil fabrikasında başlattığı direnişe polisin saldırmasıyla 129 kadın işçi yaşamını yitirdiğini belirterek, “1910 yılında ikinci sosyalist kadınlar konferansında Clara Zetkin'in önerisi ile 8 Mart dünya emekçi kadınlar günü ilan edildi ve dünyanın her yerinde ve ülkemizde daha iyi bir dünya özlemi taşıyan kadınların hak arama mücadelesinin günü oldu” dedi.

2014 8 Mart’ına tüm dünyada ve Ortadoğu’da büyük alt üst oluşların, krizlerin ve bunların karşısında gelişen mücadelelerin hakim olduğu bir atmosferde girdiklerini ifade eden Yaşam Kervankıran, açıklamasında şunları dile getirdi:

“Biz kadınlar yüzyıllardır gericiliği, güvencesizliği, yoksulluğu, işsizliği, şiddetin her türlüsünü, savaşı, ırkçılığı ve militarizmi en yoğun ve en ağır biçiminde yaşıyoruz. Küresel, ekonomik kriz, savaşlar ve yaşamlarımızı kuşatan muhafazakarlık biçimleri sürekli yeniden üretilen şiddet, cinsiyetçilik ve ırkçılığa maruz kalıyoruz. 2013 yılı kadınlar için şiddet taciz ve tecavüz yılı oldu.

Kaç çocuk doğuracağımıza, nasıl doğuracağımıza, kürtaja, doğum kontrolüne, hamileyken dışarı da gezmemize, kılık kıyafetimize herşeyimize karışıyor.

Roboskili annelerin feryadını, yıllardır evlatlarını arayan cumartesi annelerinin feryadını, gezi direnişinde öldürülen gençlerin annelerinin feryadını duymuyor. Evlatlarının acısına dayanamayıp kalp krizinden ölen annelerimizi görmüyor.

Bize müjde olarak sunulan kadın istihdam yasa tasarısı ciddi saldırılar içeriyor. Bu yasa tasarısı kadınlara üçer-beşer çocuk doğurun, çocuklara asli görevlerinizi yerine getirdikten sonra kalan zamanda esnek biçimde sermayeye ucuz iş günü olsun diyor.

Eğitimsizlikten, sağlığa ulaşamamaktan, ev içi emeğimizin görülmesinden, sokakta korkarak yürümekten yaşlı, engelli ve çocuk bakımından sadece bizim işimiz olarak görülmesinden, cinsel obje olarak görülmekten, sosyal hayatın dışına itilmekten, karar alma mekanizmalarına katılmamaktan, yönetim organlarına girememekten söz ediyorsak kadın-erkek eşitliği yoktur.

Bizler farklı görüşlerin, kimliklerin zenginlik olduğuna, kadınların dayanışmasının ve ortak bir mücadele yürütmesinin zorunluluk olduğuna inanıyoruz. Çünkü bu mücadelenin toplumun her kesiminden ezilen, dışlanan, barış, emek, demokrasi, eşitlik, adalet ve özgürlük mücadelesi ile kadın mücadelesinin ayrılmaz bütünlüğüne inanan bütün kadınlarla yaşamın her alanında yan yana, omuz omuza, el ele olduğumuz sürece başarılı olacağımıza inanıyoruz.

Umut ve güven dolu, onurlu bir gelecek, hak ve olanak eşitliğinin olduğu, özgür ve sosyal adalet temelli bir dünya istiyoruz. Ve bunun için tüm kadınları birleşmeye, örgütlenmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz.”
(Taner ŞİMŞEK)

Son Güncelleme: 09.03.2014 23:01