26 Şubat 2014 Çarşamba 22:58
“Demokratikleşme adı altında faşizan düzenlemeler yapılıyor”
CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, önceki gün “Torba Yasa” görüşmeleri sırasında TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “demokratikleşme paketi” adı altında faşizan düzenlemeler yapıldığını, bunun ise, rüşvet-yolsuzluk rezaletlerinin üstünü örtme telaşından kaynaklandığını savundu.

17 Aralık’tan beri iktidar partisinin yalan-yanlış işler yaptığını, her şeyin Başbakan’a bağlı olduğu bir düzen kurma çabası içine girdiğini vurgulayan Milletvekili Köse, özetle şu görüşleri dile getirdi:

“17 Aralık bir milat, 17 Aralık, cumhuriyet tarihinde belki Osmanlıların tarihinde de görülmeyen bir rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun başlangıcı. O tarihten beri ortalık toz duman. Her yeni güne bir rezillikle başlıyoruz, yeni bir rezillikle, maalesef. Her gün ortaya çıkan ses kayıtlarıyla, belge ve haberlerle ortalığa iktidarın maalesef pislikleri saçılıyor, maalesef. İşte, bu çabanızın, bu telaşınızın sebebi; öznesi olduğunuz, şüphelisi olduğunuz, ileride de sanığı olacağınız bu rezaletin üstünü olabildiğince kapatmak, tek derdiniz bu. Korku dağları sardı. Yargılanacaksınız, çok iyi biliyorsunuz ki bu kadar yolsuzluğun, rüşvetin, hırsızlığın ardından yargılanmamanız mümkün değil. Onun için ‘komplo’ diyorsunuz, onun için ‘paralel yapı’ diyorsunuz, onun için ‘kumpas’ diyorsunuz, ‘dış güç’ diyorsunuz, ‘faiz lobisi’ diyordunuz, şimdi bir de ‘vaiz lobisi’ çıkardınız. Ama bunlar bu pislikleri örtmeye maalesef yetmeyecek, yolsuzluğa bulaşanları kurtarmayacaktır.

Uyduruyor dediğiniz yapı ‘Bülent Arınç’a suikast yapılıyor’ diyerek devletin beynini, devletin kalbini, kozmik odayı ararken hiçbiriniz bu konuda ses çıkarmıyordunuz. Aklınız neredeydi o zaman? Parasız eğitim istedi diye gençlerimiz, üniversite öğrencilerimiz hapislerde çürürken hiçbirinizin vicdanı bu konuları dile getirmeye yetmiyordu. Demokratik gösterilerde insanlar öldürülürken, gözleri çıkarttırılırken neredeydiniz? Hiçbirinizi göremedik o günlerde. Cumhuriyet gazetesine bomba atanlarla, Danıştaya saldırıp katliam yapan katillerle, bilim insanı Türkan Saylan’ı, gazeteci Soner Yalçın’ı, Fatih Hilmioğlu’nu, İlker Başbuğ’u, Mustafa Balbay’ı aynı dosyalarda yıllarca cezaevinde süründürürken de hiçbirinizin aklına uydurma senaryolar gelmiyordu.

Hak, hukuk, insanlık, adalet; zulmü yalnızca sana yapılan olarak görüp başkalarına yapılana izleyici kalmak değildir.

Her şey milli irade, her şey sandık deniyor. Millet, yönetsin diye size oy veriyor, soysun diye değil.

Yine, muhalefet partileri sandık dayağı yemekten bıkmadı diyorsunuz. Doğru, CHP sandık dayağı yemiştir, ama yetim hakkı yememiştir.”
Son Güncelleme: 26.02.2014 22:57