“Çorum’da %30 verim kaybı bekleniyor”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, mevsim yağışlarının normal olarak devam etse bile tahminlere göre Çorum’da %30 civarında verim düşüklüğü olabileceğini ifade etti.

“Çorum’da %30 verim kaybı bekleniyor”

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, mevsim yağışlarının normal olarak devam etse bile tahminlere göre Çorum’da %30 civarında verim düşüklüğü olabileceğini ifade etti.

02 Mart 2014 Pazar 11:35
“Çorum’da %30 verim kaybı bekleniyor”
Yetersiz yağışların, buğdayda ülke rekoltesini yüzde 14,3 oranında düşüreceğini ve üretimi 22 milyon 50 bin tondan 19 milyon tonun altına indireceğini tahmin ettiklerini kaydederek, “Bu aydan itibaren iklim şartları iyi gider, yağışlar da normalin üzerinde olursa rekolte kaybı azalır. Son günlerde meydana gelen yağışlar endişeleri bir parça gidermiş olmakla birlikte, önümüzdeki aylardaki yağışlar rekolteyi belirleyecektir Gerek hububat ürünlerinin gelişimi, gerek ekimine başlanacak endüstri bitkileri, yağlı tohumlar başta olmak üzere birçok ürün için Mart ve Nisan ayı yağışları önemlidir” dedi.

Bayraktar, ülke genelindeki çok sayıda Ziraat Odası’nın tahminlerinin, Orman ve Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) yağış miktarlarının değerlendirildiği “Türkiye Ziraat Odaları Birliği 2013-2014 Tarımsal Üretim Dönemi Kuraklık Risk Tahmin Raporu”nu açıkladı. Şemsi Bayraktar, raporun Ziraat Odalarından alınan bilgiler doğrultusunda hazırlandığına, Şubat ayı sonuna kadar gerçekleşen yağışlar ve ürünlerin gelişme durumlarının incelendiğine, bu aylardan itibaren yağışların normalleri civarında olması durumunda ülke 2014 yılı buğday rekoltesi tahmininin çıkarıldığına dikkati çekti.

Buğdayda kayıp tahminin; Siirt’te yüzde 60, Mersin ve Gaziantep’te yüzde 50, Osmaniye’de yüzde 45, Sivas, Afyonkarahisar, Hatay ve Amasya’da yüzde 40’ı buluyor. Tahminimiz buğdayda Burdur’da yüzde 35, Adana, Eskişehir, Çorum, Kayseri, Kırşehir, Çankırı, Niğde, Erzurum, Uşak ve Düzce’de yüzde 30, Karaman’da yüzde 25, Ankara, Yozgat, Kırıkkale, Nevşehir, Aksaray’da yüzde 20, 2013’de 2,3 milyon tonluk üretimiyle en büyük buğday üreticisi Konya’da yüzde 15, Kütahya’da yüzde 5 olduğunu anlatan Bayraktar, 2013-2014 üretim sezonunda kışlık ekilişlerin yapıldığı Ekim-Kasım-Aralık aylarındaki yağış yetersizliklerinin, birçok ekim alanında kayıplara neden olduğunu son günlerde meydana gelen yağışların endişeleri bir parça gidermiş olmakla birlikte önümüzdeki aylardaki yağışların rekolteyi belirleyeceğini belirtti.

Bayraktar, Ziraat Odalarından alınan bilgilere göre, hububat ekiminin yapıldığı tarım alanlarında beklenen yağışın gerçekleşmemesi nedeniyle yer yer tohumlarda çıkış olmadığını, çürümeler oluştuğunu, çıkışların zayıf kaldığını, çıkışı gerçekleşen bazı alanlarda da yağış yetersizliği nedeniyle kurumaların oluştuğunun görüldüğünü belirtti.

MART VE NİSAN YAĞIŞLARI HAYATİ ÖNEMDE

Mart ve Nisan aylarında gerçekleşecek yağışların, 2013-2014 tarımsal üretim sezonu için hayati önem taşıdığını vurgulayan Bayraktar, “Gerek hububat ürünlerinin gelişimi, gerek ekimine başlanacak endüstri bitkileri, yağlı tohumlar başta olmak üzere birçok ürün için Mart ve Nisan ayı yağışları önemlidir. Bu aylarda normalleri üzerinde yağışların gerçekleşmesi ve mevsim normallerinde gerçekleşecek sıcaklıklar ile bu yıl önemli bir tehdit olarak görünen tarımsal kuraklık riski azalır.

Ülkemiz için stratejik öneme sahip ürünlerimizden buğday ekili alanlar bölgelere göre değişmekle birlikte gelişim dönemindedir. Tüm bölgelerden alınan verilere göre, yağış yetersizliği nedeniyle, buğday üretiminin yoğun olarak yapıldığı İç Anadolu Bölgesi ile Akdeniz Bölgesi başta olmak üzere Marmara Bölgesi dışında tüm bölgelerde rekolte kayıplarının olacağı tahmin edilmektedir. Ülke genelinde 27 ilde kuraklık nedeniyle rekolte kaybı beklenmektedir.

Yine çalışma sonuçlarına göre, Mart, Nisan, Mayıs ayları yağışlarının normalleri civarında oluşması durumda, 2014 yılı buğday rekoltesinin geçen yıla göre yüzde 14,3 oranında azalarak 18,9 milyon tona ineceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle bahar yağışları buğdayda rekolteyi belirleyecektir. Bu aydan itibaren iklim şartları iyi gider, yağışlar da normalin üzerinde olursa rekolte kaybı azalır.

Şubat ayı sonu itibariyle Ziraat Odalarımızdan alınan bilgiler doğrultusunda yapılan tespitlere göre, buğdayda rekolte kaybının, Akdeniz Bölgesi’nde yüzde 24,9, İç Anadolu Bölgesi’nde yüzde 23, Karadeniz Bölgesi’nde yüzde 15, Ege Bölgesi’nde yüzde 13, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yüzde 5, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ise yüzde 4 olarak gerçekleşeceği tahmin edilmektedir” dedi

KISA, ORTA VE UZUN VADEDE YAPILMASI GEREKENLER

TZOB Genel Başkanı Bayraktar, kuraklığın etkilerini en aza indirmek için kısa, orta ve uzun vadede yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:

“Kısa vade: Barajlarda sulamayı sıkıntıya sokmayacak şekilde su toplanmasını sağlamak öncelikli olmalıdır. Bundan dolayı hidroelektrik santrallardan (HES) elektrik üretimi, bu gerçek göz önünde bulundurularak planlanmalıdır.Bahar ekilişlerinde çok su tüketen ürünler mümkün olduğunca ekilmemeli, üretici su tüketimi az olan ürünlere yönlendirilmeli, aradaki gelir farkı destek olarak verilmelidir.

Orta vade: Kuraklığa dayanıklı tohum kullanımı teşvik edilmelidir. Çiftçilerimize su tasarrufu konusunda eğitim verilmelidir. Kuraklık riski Tarım Sigortaları kapsamına alınmalıdır. Kuraklık riskinin Tarım Sigortaları kapsamına alınmaması durumunda 2090 Sayılı afetlerden zarar gören çiftçilere yardım içeren Kanun, işler hale getirilmelidir.

Uzun vade: Teknik ve ekonomik olarak sulanabilir ama altyapı çalışmaları tamamlanmadığı için henüz sulanmayan 2,77 milyon hektar tarımsal alan hızlı bir şekilde sulamaya açılmalıdır. Ülkemizdeki sulamanın çok büyük bölümü yüzey sulama şeklinde yapılmaktadır. Bu da su kullanımını olağanüstü şekilde artırmaktadır. Yapılan araştırmalar modern yönetmelerle yapılan sulamada yüzde 30 ile yüzde 60 arasında değişen oranlarda su tasarrufu sağlandığını ortaya koymaktadır. Yağmurlama sulamada yüzde 30, damlama sulamada yüzde 60 tasarruf sağlandığı tespit edilmiştir.”

DAHA FAZLA SU TASARRUFU İÇİN OPTİMAL ARAZİ BÜYÜKLÜĞÜ DE GEREKİR

Su tasarrufunun daha fazla miktarda yapılabilmesi için optimal arazi büyüklüğüne ulaşılması gerektiini anlatan Bayraktar, “Bu hem sulama yatırımlarının maliyetini azaltır, hem de suyun daha etkin kullanılmasını sağlar. Optimal arazi büyüklüğü için de arazi toplulaştırması yapılmalı ve arazilerin daha fazla parçalanması önlenmelidir” diye açıklamada bulundu

Şemsi Bayraktar, bu çerçevede Ziraat Odaları Birliği olarak arazi toplulaştırması için yapılan çalışmalar ile arazilerinin daha fazla bölünmesine engel olacak ve halen TBMM’nin ilgili komisyonunda görüşülen miras hukukuyla ilgili düzenlemenin bir an önce kanunlaştırılmasını sonuna kadar desteklediklerini vurguladı.
(ÇORUM HABER)
Son Güncelleme: 02.03.2014 19:30