27 Ocak 2014 Pazartesi 23:54
“Çorum’a 5 altın yıl yaşattık”
“2009 yılında aziz hemşehrilerimizden aldığımız 5 yıllık emanetin dönem sonuna yaklaştığımız şu günlerde güzel bir ‘hasat günü ya da hesap günü’ anlayışıyla huzurlarınızda olmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz” diyen Külcü, şehrin neresine bakılırsa bakılsın orada mutlaka belediyeye ait herhangi bir yatırımın veya çalışmanın görülebileceğini dile getirdi.
ŞEHRİN NERESİNE BAKSANIZ BELEDİYE VAR
Toplumsal hizmetlerin en önemli araçlarından biri olan belediyenin aynı zamanda bir şehrin kaderini belirleyen sayılı birkaç müesseseden birisi olduğunu ifade eden Külcü, “Bir şehrin fotoğrafına bakarak; o şehirdeki yaşam akışını, o şehrin genel standartlarını ya da o şehirde nasıl bir belediyecilik yapıldığını anlamak mümkündür.
Çünkü belediye, evde akan ya da akmayan sudan tutun kapı önündeki temizliğe; mahalledeki fakir bir aileden alın evinin temizliğini yapamayan yaşlı bir aileye kadar adeta doğumdan ölüme her anımızı ve hepimizi ilgilendiren bir hizmet müessesesidir.
Şehrin yolunda, imarında, estetiğinde, parkında nereye bakarsanız belediye vardır, mutlaka orada belediyeyi görürsünüz” dedi.
YOLA ÇIKARKEN DERSİMİZE ÇALIŞTIK
Külcü, yaptığı sunumda şu bilgileri verdi:
“Biz 5 yıl önce yola çıkarken, yani belediye başkanlığına talip olurken belediyeciliğin ne olduğunu ve hemşehrilerimizin bizden ne beklediğini bilerek bu işe başladık.
Yani henüz yolun başındayken hazırlandık, hele yola çıkalım kervan yolda düzülür demedik. Belediyede görevi devralınca hangilerini yapabiliriz, hangileri bizim dışımızda işler, hangileri bütçe imkânları dışında işler bunları tespit ettik. Yani ekip olarak önce kendimiz dersimize çalıştık. Bu hazırlıklar sonrası bir yol haritası belirledik. Yine hatırlarsınız, yapacaklarımızı kamuoyuyla açıkça paylaştık. Hazırladığımız seçim kitapçığını şehrin her tarafına dağıttık.
SÖZÜMÜZÜN ÖNCE BİZ TAKİPÇİSİ OLDUK
Bunlar, seçim vaadi değil, taahhütlerimiz diyerek de işimizin takipçisi olacağımızı özellikle belirttik. İstedik ki seçim meydanlarının alışkın olduğu üzere; söylediklerimiz meydanlarda kalmasın.
İstedik ki seçim kazanmak için öylesine söylenmiş sözler, göz boyamak, oy avcılığı yapmak için yapılmış boş vaatler gibi anlaşılmasın. Çünkü gerçekten böyle değildi.
Bizim hiç bir çalışmamızla ilgili de asla böyle bir niyetimiz olmadı.
Her biri, üzerinde çalışılmış, fizibilitesi yapılmış ve gerekliliğinden emin olduğumuz projelerdi. Bugün birkaçı ile ilgili istediğimiz mesafeyi alamamış olmakla birlikte hala gerekliliği ile ilgili, şehrin ihtiyacı olması ile ilgili en ufak bir şüphe taşımıyoruz.
Çünkü biz hep milletimizin aklına ve vicdanına güvendik. Böyle olunca da seçim sonuçlarına yönelik boş vaatler, altı boş sözler ya da umut tacirliği bizim kitabımızda kendisine asla yer bulmadı, bulamadı.
UFKUMUZ VE HEYECANIMIZ BÜYÜK
HEDEFLERİMİZ TUTARLI OLDU
Burada şunun altını özellikle çizmek istiyorum. Herhangi bir polemik için değil; ama bunu söylemem lazım. O günlerde bazı aday arkadaşlarımız, hatta son zamanlarda ki aday ya da aday adayı arkadaşlarımız sanki Çorum’a belediye başkanı değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne başbakan seçiyormuşuz gibi vaatlerde bulundular. Şehir içi raylı sistemden demiryoluna, havaalanından işsizliğin azaltılmasına kadar neredeyse Türkiye’nin cari açığını azaltmak için petrol kuyuları açacağım diyecek noktalara geldiler. Elbette bunlar doğru şeyler değildi. Onun için biz asla böyle şeylere tenezzül etmedik. Ufkumuzu daraltıp heyecanımızı azaltacak bir tutumumuz olmadı ama ayaklarımız da yerden kesilmedi. Beyanlarımızı yapılabileceklerle sınırlı tuttuk ve bunların da 5 yıl boyunca takipçisi olduk.
ÇORUM’U DEĞİŞTİRİRKEN
BELEDİYE’Yİ DE DEĞİŞTİRDİK
Bir yandan şehri değiştirirken öbür yandan bu şehrin lokomotifi olan belediyemizi de değiştirdik. Personel yapımızı değiştirerek teknik ağırlıklı bir yapıya kavuşturduk.
25 milyon TL borcumuzu ödeyerek günü geçmiş borcu olmayan 4-5 belediyeden biri olduk. Böylece parasının her kuruşunu planlayabilen bir belediye haline geldik.
Hepsinden önemlisi belediyemizin çalışma prensiplerini de değiştirdik.
5 yıldır kanunlara kurallara hapsolmuş, sabah 8 akşam 5 mesaisine hapsolmuş, bir kamu kurumu gibi değil her an hizmet sunan bir özel sektör kuruluşu gibi çalışıyoruz. Tüm çalışma arkadaşlarımızla birlikte, mesai mefhumu gözetmeksizin hizmet ediyoruz.
5 yıldır daha yaşanabilir bir kent inşa etmek için koşuyoruz, koşturuyoruz. Ve bunun heyecanını bütün birimlerimizde yaşıyoruz. 5 yıldır Çorum’un kronik sorunlarına köklü çözümler buluyoruz. Tüm işlerimizde pansuman tedbirlerle günü kurtarma arayışına girmeden cesur adımlar attık. Hiçbir projede risk almaktan korkmadık, korkmuyoruz. Bunu yapabilir miyiz diye bir tereddüt içine de asla düşmedik.
Menzile varamazsak yolunda da ölemez miyiz diyen karınca gibi koyulduk, yola. Gece demeden gündüz demeden samimiyetle çalıştık.
Samimiyetle yola çıkınca da hamdolsun hemen her işimizde nice kolaylıklar, nice ferahlıklarla karşılık gördük ve halkımızın hep hayır dualarıyla desteklendik.
“BİRİZ - BERABERİZ VE HEPİMİZ KARDEŞİZ”
Yaptığımız her işimizde 14 mahallemizin 14 ünü de bir gördük. 231.000 insanımızın hepsini aynı değerde sevdik, aynı değerde saydık ve hepsine aynı muhabbeti besledik. Her fırsatta söylediğimiz gibi biz insanımızı seçmen olarak değil, insan olarak görüyoruz ve yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz.
Üzerimizde taşıdığımız emanetin 231.000 insanımızın ortak emaneti olduğunu bilerek hareket ettik ve asla oy hesabı yapmadık. Şimdiye kadar hiçbir işimizde; buradan az oy aldık buradan çok oy aldık demedik. Burası küçük mahalle burası büyük mahalle demedik, demeyiz.
BELEDİYE SOSYAL VE KÜLTÜREL YAŞAMA DAHİL OLDU
Bu 5 yılın bir önemli yanı daha var; belediyeciliğin yol, asfalt, park, hal ya da terminal binası yapmak gibi bir şeyden ibaret olmadığını da Çorum’a bu dönemde gösterdik.
Elbette bunlar bizim temel görevlerimiz. Bunları yaptık, bunları asla ötelemedik. İyi asfalt dökerek, güzel park yaparak, sokakları iyi temizleyerek, suyu sağlıklı akıtarak başarılı bir belediyecilik yapılmış olunacağını biliyoruz. Ama bu yeterli mi diye sorarsanız, bu bize göre yeterli değildir.
Şehrin ve ülkenin sosyal barışına katkı sağlamak istiyorsanız, şehrin kültürel dokusunu zenginleştirmek istiyorsanız, ,millet olarak sahip olduğumuz değerlerin yücelmesini, yüceltilmesini, gelecek nesillere sağlıklı bir şekilde aktarılmasını istiyorsanız; yani milletimizin medeniyet tasavvuruna küçük de olsa bir katkı sağlamak istiyorsanız; işte o zaman önce insan demek zorundasınız.
Biz de tam böyle yaptık. Sanatı, sporu, kültürü, sosyal dayanışmayı, altyapı ve üstyapı hizmetleriyle bir bütün gördük.
Biraz sonra kısa kısa değerlendireceğimiz projelerimizle göreceksiniz; özellikle de sosyal belediyecilik konusunda hamdolsun Çorum’da yeni bir çığır açtık.
Kadınlarımıza, çocuklarımıza, engellilerimize, yoksullarımıza, yaşlılarımıza, asker ailelerimize belediyeciliğin, şefkat ve merhamet yanını gösterdik.
Kültüre, sanata, spora sağlıklı zeminler oluşturmak arzusuyla çalıştık.
Hülasa projelerimizle bir yandan şehri imar etmeye çalışırken; öbür yandan hemşehrilerimizle gönül köprüleri kurarak “gönülleri âbâd etmek” için koşturduk.
ALNIMIZ AK GÖNLÜMÜZ HUZURLU
Bu perspektif ile çıktığımız hizmet yolculuğunda, Allah’a şükürler olsun ki 5 yılı geride bırakırken alnımızın akı ve gönül huzuruyla karşınızdayız.
Bugün size sunacağımız karnemiz, Çorum için bir “altın dönem”in değerlendirmesidir.
Bu sunumu Çorum’da bir“hizmet devrimini” gerçekleştirmiş olmanın onuruyla yapıyoruz. Belediyeyi değiştirmiş, belediyeciliği değiştirmiş, şehrin her noktasına dokunabilmiş ve bu değişimden her noktaya pay ulaştırabilmiş olmanın huzuruyla karşınızdayız. Elbette her işi yaptık, bitirdik gibi bir anlayış içinde değiliz. Yapılamayanları da biliyoruz, her gün yeni eksiklerimizi de görüyor, öğreniyoruz. Ama çok güzel işler yapmanın da huzuru içerisindeyiz.
Tabii ki bütün bu işlerimizi gönlü Çorum sevdasıyla dolu bir ekiple yaptık, yapıyoruz.
Türkiye’nin 2023 hedeflerine yürürken, Çorum’u da önde giden illerden biri yapmak için bizimle birlikte gece gündüz çalışan arkadaşlarımıza huzurlarınızda teşekkür etmek istiyorum.
En başta iktidar ve muhalefetiyle Çorum hassasiyetinde birleşen Meclis üyelerimize, başkan yardımcısı arkadaşlarımıza, belediyemizin teknik ve idari personelimize çok çok teşekkür ediyorum.
Bununla birlikte Ankara’da projelerimizin takibi hususunda bizim elimiz, gözümüz, kulağımız olan Sayın Milletvekillerimize, Sayın Valimize, AK Parti İl Başkanımıza, AK Parti Merkez İlçe Başkanımıza, Kadın, Gençlik tüm kademelerdeki parti mensuplarımıza, tüm çalışmalarımızda yardımlaştığımız İl müdürlerimize, mahallelerimizde muhtarlarımıza, Ticaret ve Sanayi Odamıza, Ticaret Borsamıza, Esnaf kefalet kooperatifi başkanımıza, Esnaf odaları başkanlarımıza ve üyelerine ve tüm STK’larımıza çok çok teşekkür ediyorum.
Ve tabii ki bu süre zarfında attığımız her adımda bizden samimi dualarını ve desteklerini esirgemeyen, hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz kadirşinas hemşehrilerimize ben de aynı samimiyetle ve aynı içtenlikle teşekkür ediyorum.
Bilesiniz ki yeni bir yolculuğa hazırlandığımız bugünlerde, Allah’ın izniyle yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatı olacaktır.”
Külcü, konuşmasının devamında 5 yıllık görev süresi içerisinde yaptıkları faaliyetleri slayt eşliğinde anlattı. (Taner ŞİMŞEK)
Son Güncelleme: 27.01.2014 23:53