“CHP, ülkemizin en önemli kalesidir”

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Hasan Eray Tüfekçi, CHP’nin 95 yıllık koca bir çınar olduğunu belirterek, “CHP Türkiye’nin ve Cumhuriyet’in kuruluşuna damgasını vurmuş, kuruluşun ve kurtuluşun partisidir. CHP, dünyanın en köklü ve en eski siyasi partisidir. CHP hem çınar hem de filizdir. CHP ülkemizin en önemli kalesidir.” dedi.

“CHP, ülkemizin en önemli kalesidir”

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Hasan Eray Tüfekçi, CHP’nin 95 yıllık koca bir çınar olduğunu belirterek, “CHP Türkiye’nin ve Cumhuriyet’in kuruluşuna damgasını vurmuş, kuruluşun ve kurtuluşun partisidir. CHP, dünyanın en köklü ve en eski siyasi partisidir. CHP hem çınar hem de filizdir. CHP ülkemizin en önemli kalesidir.” dedi.

12 Ağustos 2018 Pazar 22:17
“CHP, ülkemizin en önemli kalesidir”

24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Seçimleri ile ilgili değerlendirmelerde bulunan İl Başkanı Tüfekçi, “Böyle bir dönemde bizim birbirimizle uğraşmaya, birbirimizi kırmaya, birbirimizi gücendirmeye hiç hakkımız yok. Bir olacağız, beraber olacağız, birlikte Cumhuriyet için mücadele edeceğiz.” diye konuştu.

Cumartesi günü düzenlenen CHP İl Danışma Kurulu Toplantısı’nda söz alan İl Başkanı Tüfekçi şu görüşleri dile getirdi:

“Biz Cumhuriyet’in kuruluş felsefesine sahibiz. Çağdaş uygarlık, bilim, teknoloji, sanat, kültürün zenginleştirilmesi yurttaşlarımızın daha iyi koşullara sahip olması için mücadele ettik, mücadele etmeye de devam edeceğiz. Bu güzel coğrafyada beraber yaşamanın yollarını bularak ülkemizi geliştireceğiz, zenginleştireceğiz ve geleceğe umutla bakacağız. Toplumun ayrıştırılmasına asla izin vermeyeceğiz. Siyasetin görevi toplumu, bireyleri, insanları çatıştırmak değil onların kardeşçe bir arada yaşamasını sağlamaktır.

Türkiye Cumhuriyeti siyasal bir bilinç devletidir ve tapu senedimiz Lozan’dır. Lozan çerçevesinde insanlarımızı kucaklıyoruz, kimseyi ayrıştırmıyoruz ya da ötekileştirmiyoruz. Önce kişiyi özgür kılmak ekonomik özgürlüğü sağlamak gerekir.

CHP gücünü Kuvayı Milliye’den ve Kurtuluş Savaşımızdan alıyor. Meşruiyetini Amasya, Erzurum ve Sivas kongrelerinden alıyor. Özgüvenini Cumhuriyet’in iktisadi ve kurumsal reformlarından, umudunu adalet yürüyüşünde sel olup akan milyonlardan alan bir partidir.

Cumhuriyet tarihimizin en karanlık günlerini yaşıyoruz. Dış politikadan ekonomiye, sağlıktan eğitime, çalışma hayatından emeklilerimize, işsizlerimize; kadınlarımıza yönelik şiddetten çocuk tacizlerine, kadın cinayetlerine; tek tek yok edilen cumhuriyet kazanımlarımıza, özelleştirilen şeker fabrikalarına, düşünce suçlularına, yok edilen adalete, devre dışı bırakılan milli iradeye, kutuplaştırılıp düşmanlaştırılan, ötekileştirilen toplumumuza kadar, bu karanlığı öylesine derin yaşıyoruz.

Hepimizin malumu olduğu üzere kuruluştan bu yana görülmemiş tarihi anlar yaşıyoruz. Türkiye çok büyük bir kırılmanın eşiğinde. Her gün eşi benzeri görülmeyen yeni olaylar yaşıyoruz. Hükümetin sistemli olarak yürüttüğü hukuk dışı uygulamalar refleksleri kaybolmuş bir toplum yaratıyor ve hangi görüşten olursa olsun toplumu ağır bir atmosfer içerisinde nefes alamaz hâle getiriyor. AKP sürekli iktidarda kalmaya çalışan ve buna uygun bir rejim yaratmaya çalışan bir parti. Demokrasi derdi olmayan ve demokratik yollarla gitmek istemeyen bir parti. Bizler bir parti devleti ile karşı karşıyayız. Böyle yaşamak isteyemiyoruz. Toplumda yaygınlaşan bir çaresizlik algısının önüne geçecek yolları hep birlikte bulmak zorundayız. Eşit ve kardeşçe yaşayacak yolları aramak zorundayız. AKP’nin karşısındaki tek güç CHP’dir. Hak, hukuk, adalet derdi olan toplumun tüm kesimleri ile bir araya gelmeliyiz.

Son seçimlere göre Türkiye'de her dört kişiden biri CHP'ye oy verdi. Coşkulu bir kampanya dönemi geçirdik ve umudumuz yüksekti. Ama sonrasında süreç parti içinde bizi bir birimizi düşüren bir hâle geldi. Umutsuzluğa düşmememiz gerekiyor. Yeniden hamleler yapmamız lazım. Dolar 6 liraya yükseldi, üniversite sınavında 40 bin öğrencinin sıfır çektiği, ülkede yoksulluk derinleşti. Umutsuzluğa düşmeden, Türkiye'nin umudu olmaya devam etmeliyiz. Birbirimizle omuz omuza, dayanışma içinde olmalıyız. Önümüze yeni hedefleri koyarak yolumuza devam etmeliyiz. Gün birbirimizi itham etme günü değil, En kötü seçim sonuçlarıyla bile dört kişiden bir kişi bizimle birlikte. O bir kişi hep yanımızda olmaya hazır. Biz örgütlü olursak, biz bir arada durabilirsek, meydanı boş bırakmazsak, bu umut bu şehirde var. Birlikte başarabiliriz.”

(Recep SERBES)