“Canan Kaftancıoğlu'na verilen ceza tüm topluma verilmiştir”

Çorum Çağdaş Avukatlar Derneği Başkanı ve CHP Belediye Meclis Üyesi Avukat Ahmet Özdel, yıllar önce okuduğu şiir ve yazdığı yazı nedeniyle CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na toplamda 8 yıl 9 ay ceza verildiğini belirterek, “Adli yılın yeni açıldığı ülkemizde verilen cezaların, sarayın adalet anlayışının ürünü olduğu açıktır” dedi.

“Canan Kaftancıoğlu'na verilen ceza tüm topluma verilmiştir”

Çorum Çağdaş Avukatlar Derneği Başkanı ve CHP Belediye Meclis Üyesi Avukat Ahmet Özdel, yıllar önce okuduğu şiir ve yazdığı yazı nedeniyle CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na toplamda 8 yıl 9 ay ceza verildiğini belirterek, “Adli yılın yeni açıldığı ülkemizde verilen cezaların, sarayın adalet anlayışının ürünü olduğu açıktır” dedi.

06 Eylül 2019 Cuma 22:55
“Canan Kaftancıoğlu'na verilen  ceza tüm topluma verilmiştir”

Çorum Çağdaş Avukatlar Derneği Başkanı ve CHP Belediye Meclis Üyesi Avukat Ahmet Özdel, yıllar önce okuduğu şiir ve yazdığı yazı nedeniyle CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na toplamda 8 yıl 9 ay ceza verildiğini belirterek, “Adli yılın yeni açıldığı ülkemizde verilen cezaların, sarayın adalet anlayışının ürünü olduğu açıktır” dedi.

Kaftancıoğlu’na verilen cezanın aslında AKP'nin büyükşehir belediye seçimlerini kaybetmesi nedeniyle verildiğini, nasıl ki üç kentte kayyum atandıysa, Canan Kaftancıoğlu'na da ceza verilerek, sandıkta alınan yenilginin rövanşının alınmak istendiğini kaydeden Özdel, açıklamasına şu şekilde devam etti:

“AKP iktidarı ve en son olarak 2010 yılında yapılan halk oylaması ile değişen HSK yapısı ile soruşturma ve kovuşturmalar, siyasi öç almanın bir aracı haline getirilmiştir. Toplum ceza ve soruşturma tehdidi ile baskı altına alınmıştır. Bu baskı ve yıldırma politikası devam etmektedir.

“İŞÇİLER, EMEKÇİLER BASKI ALTINDA TUTULUYOR”

Uzun zamandan bu yana çeşitli bahanelerle işçilerin, emekçilerin her türlü grev ve eylemleri yasaklanmakta, adeta emekçi baskı altında tutulmaya çalışılmaktadır. İşsizlik fonu sermayeye peşkeş çekilmektedir. Üniversite öğretim üyeleri her türlü baskı ve zorbalıkla okullardan atılmaktadır. KHK ile binlerce insan işinden edilmiştir. Darbe uygulamaları fiile hukuk haline getirildi.

Seçimler adeta devletin ve sermayenin bütün olanakları ile halkın karşı karşıya kaldığı bir alan haline geldi. Valiler, kaymakamlar, devletin kurumları iktidarın emrine geçti. İktidar inek dağıtmaktan ihale dağıtmaya, milli piyango ihalesinden altın arama ihalesine her türlü alanda rant dağıtma aracı haline geldi.

“TÜM TARİKATLAR BELEDİYELERDEN NEMALANIYORMUŞ”

Belediye seçimlerinden sonra görüldü ki mesele bir rant ve soygun düzeninin elden kaybedilmesiymiş. Kayyumların nasıl hediyeler dağıttığı, belediyelerin vakıflar aracılığı ile kimlere para aktardığı ortaya çıkmıştır.

Tüm tarikatlar, cemaatlerin bu rant düzeninden nemalandıkları ortaya çıkmıştır. Cübbeliler cübbesizler tüm tarikatların aslında halkın vergilerini yediği ortaya çıkmıştır. Devletin olanakları, belediye olanakları, vakıflara peşkeş çekilmiştir.

KAFTANCIOĞLU, İSTANBUL’DAKİ

YOLSUZLUĞA ÇOMAK SOKTU

Türkiye'nin en büyük kenti olan İstanbul ise iktidarın yolsuzluğunun ve hırsızlığının en büyük boyutlara ulaştığı yerdir. İşte Canan Kaftancıoğlu bu çarka çomak sokmuştur, bu yağma ve hırsızlık düzeninin bozulmasını sağlamıştır.

Bu nedenle verilen cezanın nedeni okunan şiir, yazılan yazıya değil kaybedilen rant ve çıkar sistemidir.

Bu düzenin son bulması için toplumun tüm kesimlerinin bir araya gelmesi gerekir. Burada demokrasinin, hukukun, hakkın, adaletin savunulması söz konusudur. Çorum'da Belediye'yi borç batağına sürükleyen zihniyetle İstanbul'da, Mardin'deki zihniyet aynıdır. Bu çıkar ve rant düzeni son bulmadıkça hukuk bu gücün oyuncağı olmaya mahkumdur. Adalet saraylardan değil halkın birliğinden ve mücadelesinden doğacaktır.” (Haber Merkezi)