“Çalışma hayatımızın en büyük reformu!”

Hak-İş Sendikası Çorum Şubesi tarafından düzenlenen İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katılan Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, Resmi Gazete’de yayımlanan KHK’da yer alan taşeron düzenlemesi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

“Çalışma hayatımızın en büyük reformu!”

Hak-İş Sendikası Çorum Şubesi tarafından düzenlenen İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katılan Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, Resmi Gazete’de yayımlanan KHK’da yer alan taşeron düzenlemesi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

26 Aralık 2017 Salı 23:46
“Çalışma hayatımızın en büyük reformu!”

Arslan, taşeron işçilerini 10 yıl önce Hak-İş ve bağlı sendikalarla henüz taşeron konusunda hiçbir düzenleme yapılmadığı dönemde “Türkiye’de bu ülkenin kunta, kinteleri olan, ücretli köleleri gibi muamele gören taşeron işçiliğine karşı birlikte mücadele etmeye” davet ettiklerini hatırlattı. O mücadeleyi bugün zirveye çıkarmanın onurunu ve gururunu yaşadıklarını dile getiren Arslan, 24 Ocak 2014’te Ankara’da 81 ilden 6 bin taşeron işçinin katıldığı bir programla taşeron işçilerin sendikalarda örgütlenmesi konusunda bütün Türkiye’de bir kampanya başlattıklarına dikkat çekti.

O kampanyanın 6 ay içerisinde sonuç verdiğini ifade eden Arslan, “O gün başbakanımız, bugün cumhurbaşkanımız olan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla 2014 yılı Temmuz ayında Meclisin tatile gitmesi gereken bir dönemde AK Parti hükümeti taşeron işçilerle tarihi ilk adımını attı. İlk kez taşeron işçilere toplu sözleşme hakkının sağlandığı, sendikalaşmanın önünün açıldığı, başta kıdem tazminatı olmak üzere izin hakkı gibi bütün temel haklarının kamu tarafından, devlet tarafından güvence altına alındığı ve fiyat farkı düzenlemesinin getirildiği bir taşeron mevzuatı o gün Meclisten çıkarıldı. Türkiye taşeron sisteminde en temel ve en önde atılan adım 2014 yılında çıkartılan yasadır. Bugün biz kadro meselesini çözmüşsek, bugün taşeron işçilerini Türkiye kamuoyuna taşımışsak 2014 yılındaki düzenleme tarihi bir düzenleme olarak önümüzde duruyor” diye konuştu.

O düzenleme ile yeni bir dönemin başladığını anlatan Arslan, “O düzenleme ile biz artık binlerce toplu sözleşmeyi kamu kurumlarında gerçekleştirmeye başladık. Binlerce toplu sözleşme ile arkadaşlarımıza yeni mütevazı küçük ama önemli adımların atılmasını başlattık. Sayın Cumhurbaşkanımızın son hükümet değişikliği ile yeni oluşturulan Bakanlar Kurulu ile beraber bu meselenin hükümet programında olmamasına rağmen, 65. Hükümet’in programında taşeron düzenlemesi ile ilgili bir düzenleme olmamasına rağmen Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Başbakanımız, bakanlarımız ve ilgililerin çalışmasıyla yeni bir dönem başladı. Dün sabah itibariyle taşeron işçilerle ilgili mesele KHK ile sonuçlandırıldı. Burada bu kadar kısa zaman içerisinde Türkiye Cumhuriyeti’nin çalışma hayatında tarihi bir dönem yaşıyoruz. Birincisi küreselleşmenin bize dayattığı, içimizi acıtan kamunun küçültülmesi, devletin küçültülmesi, kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi gibi uluslararası sermaye çevrelerinin bize dayattığı tüm dayatmalara rağmen Türkiye’de milli ve yerli bir ses çıktı. Tüm bu dayatmalara rağmen kamu hizmetlerini kamu işçileriyle yapacağız dedi. Bu sözü söyleyen milletin adamı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

“ÜLKEMİZ İÇİN DEĞİL, BÜTÜN İNSANLIK İÇİN TARİHİ BİR ADIM”

Bütün dünyadaki trendler, demokratik ve gelişmiş ülkelerdeki trendlerin kamu hizmetlerini taşeron ve benzeri sistemlerle devam ettirdiğine işaret eden Arslan, “Türkiye’nin yaptığı iş dünyadaki bütün ezberleri bozan bir iş. İlk defa hem yerel yönetimlerde hem de bizzat bakanlıklarda ve kamunun alanında artık taşeron sisteminden vazgeçiliyor. Mevzuatımıza 1933 yılında giren, aradan geçen 80 yılın ardından ilk defa devletimiz, hükümetimiz tarafından reddediliyor. Artık kamuda taşeron sisteminden geçen bir Türkiye var. Bu aslında sadece bu ülke için değil bölgemiz ve bütün insanlık için tarihi bir adımdır. Artık kamu hizmetlerinin kamu çalışanları, kamu işçileri eliyle yapılmak istenmesi ve bu kararlılık küresel güçlere karşı bir meydan okumadır. Sadece sizler kadro almıyorsunuz, bundan sonraki kamu hizmetleri sizden sonra gelecek kamu işçileri eliyle yürütülecek. Tarihi adımın önemi buradan başlıyor. Burada arkadaşlarımıza verilen kadrolar sadece size verilen kadrolar değil, sizden sonra da kamu çalışanları kamu işçileri eliyle kamu hizmetleriyle yürütülecek. O yüzden Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız ve bakanımızın açıkladığı olay sadece 300 bin, 500 bin, 1 milyon insanı ilgilendirmiyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin kamu hizmetlerini, geleceğini ilgilendiren tarihi bir adım. Bu adım her türlü takdirin, teşekkürün üzerindedir. Kamu hizmetlerinin kamu işçilerinin eliyle yapılması hem maliyetleri düşürecektir hem hizmetlerin kalitesini artıracaktır. Bunun gerçek olduğunu biz matematik hesapları da değil, her türlü hesabı yapmaya hazırız ve bunu kamuoyuyla paylaştık. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konudaki kararlığı Türkiye’deki yeni bir dönemin başlangıcının habercisi olmuştur. Bütün engellemelere rağmen, taşeron lobisinin baskılarına rağmen, içeriden ve dışarıdan buna karşı çıkanlara rağmen milletin adamının iradesi bütün bu engelleri ortadan kaldırmıştır. Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bu süreç tamamlandı. Tarihi bir adım daha atıyoruz. Özel İdarelerde ve yerel yönetimlerde bütün taşeron arkadaşlarımızın bundan sonra belediyelerimizin şirketlerinde çalışmasına yönelik alınan karar da ikinci bir tarihi karardır. Belediyelerimiz bundan sonra taşeron firmalarla mücadelesini sona erdirmiştir. Biz bütün belediyelerimizdeki taşeron şirketlerinde çalışan arkadaşlarımız, belediye şirketlerinde belediye işçileri olarak görevlerine devam edecektir. Hem kamuda hem yerel yönetimlerde artık taşeron devri sona ermiştir. Bu Türkiye Cumhuriyeti tarihinde çalışma hayatında alınmış en önemli karar ve büyük bir reformdur. Bu reformun ne anlama geldiği belki kamuoyunda yeteri kadar anlaşılmayabilir. Ama ben bir sendikacı olarak yaşadığımız tecrübeler, sıkıntılar ve bugüne kadar süreçte gelinen nokta gurur verici. Bu yeni dönemin milletimiz, çalışanlarımız ve tüm ülkemiz için hayırlar getirmesini diliyorum. Biz bu tarihi mücadeledeki başarımızla ne kadar övünürsek, bu başarıya destek veren, bunu KHK ile de hayata geçiren Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, bakanımıza, Bakanlar Kuruluna teşekkür ediyorum. Hem 4-C’li, hem geçici mevsimlik işçiler, hem yerel yönetimlerde çalışan mevsimlik işçiler, hem kamuda çalışan işçilerle ilgili tarihi adımlar bizim için önemli. Bu düzenlemenin eksiklikleri mutlaka var. Bunların düzeltilmesi için bir süreç bekliyor. KİT’lerdeki arkadaşların kadro alamaması gibi bazı sorunlar var. Ama büyük fotoğrafı gözden kaçırmayalım. Türkiye’nin en büyük reformuna imza atıldı. Bu düzenlenin önemini küçümsemeden diğer sorunların çözümü için çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

“BİZE VERİLEN EMANETİN HAKKINI TESLİM EDECEĞİZ”

Taşeron konusunda birçok soru olduğunu vurgulayan Arslan, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu sorular gündemimizde. Dünden beri KHK’nın bütün kararlarını teknik olarak inceliyoruz. Teknik bazı kavramlar var. Yarın bir basın toplantısı yapacağız. Sonrasında hukukçularımızla değerlendirme yapacağız. Önümüzdeki süreçte eksik kalan alanlar, talepleri karşılanmayan arkadaşlarımızı ve bir kısım noktalarda unutulmuş düzenlemeleri onları da gündeme getireceğiz. Cumhurbaşkanımız ve bu işin mimarlarına dua etmemiz lazım. Bizi mutlu ettiler. Onurlandırdılar. Sorunlarımıza duyarsız kalmadılar. Bugün tarihi bir karara imza attılar. Bizde bundan sonra daha önce yaptığımız gibi gece gündüz çalışarak bize verilen emaneti en iyi şekilde yapmaya çalışacağız. Kamu çalışanları olarak yerel yönetimler ve kamu çalışanları olarak hayırlı bir iş yapıyoruz. 80 milyon insanımıza hizmet ediyoruz. Hem hayırlı bir iş yapıyoruz sevap kazanıyoruz hem de ailemizin rızkını kazanıyoruz. Bundan sonra bizlere daha büyük bir sorumluluk düşüyor. Artık bize emanet edilen işimizi daha büyük bir heyecan, motivasyon ve çabayla yapmaya çalışacağız. Ne diyorlardı ‘Eğer bu işçilere kadro verirseniz çalıştıramazsınız, taşeron işçiler kadro alırsa çalışmazlar, biz onları çalıştıramayız’ diyen anlayışa inat daha çok çalışacağız. Bize verilen emanetin hakkını vereceğiz. Alın terimizi akıtacağız. Kamu hizmetlerini her yerde en iyi şekilde yapacağız. Verimliliği ve kamu hizmetlerinin kalitesini artıracağız. Bize bunu söyleyenlerin hepsi mahcup olacak.”

(İHA)

Son Güncelleme: 26.12.2017 23:48