Balbay: “Başbakan’ın evinde hangi milyonları zor tuttuğu ortaya çıktı”

Balbay, “Son telefon konuşmalarını hepiniz biliyorsunuz. Paralar sülalelere pay ediliyor. Başbakan bir süre önce milyonları evde zor tutuyorum demişti. Şimdi evinde hangi milyonları zor tuttuğu ortaya çıktı. Bir süre önce komşularla sorunları sıfırlayacağız demişlerdi. Meğer evdeki paraları sıfırlamaları varmış” ifadelerini kullandı.

Balbay: “Başbakan’ın evinde hangi milyonları zor tuttuğu ortaya çıktı”

Balbay, “Son telefon konuşmalarını hepiniz biliyorsunuz. Paralar sülalelere pay ediliyor. Başbakan bir süre önce milyonları evde zor tutuyorum demişti. Şimdi evinde hangi milyonları zor tuttuğu ortaya çıktı. Bir süre önce komşularla sorunları sıfırlayacağız demişlerdi. Meğer evdeki paraları sıfırlamaları varmış” ifadelerini kullandı.

28 Şubat 2014 Cuma 23:59
Balbay: “Başbakan’ın evinde hangi milyonları zor tuttuğu ortaya çıktı”
CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, Başbakan ile oğlunun arasında geçtiği iddia edilen telefon görüşmelerine vurgu yaparak, "Son telefon konuşmalarını hepiniz biliyorsunuz. Paralar sülalelere pay ediliyor. Başbakan bir süre önce milyonları evde zor tutuyorum demişti. Şimdi evinde hangi milyonları zor tuttuğu ortaya çıktı" dedi.

Seçim çalışmaları kapsamında Anadolu turuna çıkan Mustafa Balbay, önceki gün Çorum'a geldi. Sungurlu, Oğuzlar ve Mecitözü'ndeki programlarının ardından Çorum'a gelen Balbay, As Kültür Düğün Salonu'nda partililere seslendi.

Salonu hınca hınç dolduran kalabalığa hitap eden Balbay, Türkiye'nin çok zor bir süreçten geçtiğini belirterek, tek kurtuluşun CHP iktidarı olduğunu söyledi.

Konuşmasında uzun süre kaldığı cezaevi ve yargılanma anılarını da aktaran Balbay, "Bizi yıldırmak, yok etmek istediler. Özgürlüğüm yarımdır. Şu anda hapiste olan tüm yurtseverler serbest kalmadıkça ben özgür olmayacağım. Tuncay Özkanlar, İlker Başbuğlar, Engin Alanlar Çorum sokaklarında gezdikleri zaman kendimi özgür hissedeceğim" diye konuştu.

CHP Çorum Belediye Başkan Adayı Kenan Nuhut'a da övgüler yağdıran Mustafa Balbay, "Leblebinin başkentine Nuhut'tan başkası yakışır mı? Çorum'u kaldırmak için bir halterci gerekmez mi?" dedi.

Balbay, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bizi yıldırmak, yok etmek istediler. Özgürlüğüm yarımdır. Şu anda hapiste olan tüm yurtseverler serbest kalmadıkça ben özgür olmayacağım. Tuncay Özkanlar, İlker Başbuğlar, Engin Alanlar Çorum sokaklarında gezdikleri zaman kendimi özgür hissedeceğim.

Hâkim karşısında 3 bin saat kaldım. Bu sürede bizlere savunma hakkı dahi vermediler. Her söz almak istediğimde mahkeme heyeti bizi dinleme gereği bile duymadı. Ne zaman duymayan mahkeme dediğimde beni duydular. O zaman da mahkemeye hakaret etmekten hakkımda davalar açıldı. Böyle bir uygulama 12 Eylül döneminde bile olmamıştır. Bizi, kim olduğunu dahi bilmediğimiz gizli tanıklarla yargıladılar. Kokmuş aşın tabağı değişse ne olur? Aradan 12 yıl geçti bu iktidar Türk ve İslam tarihini dahi değiştirememiştir. Bunlar değiştirse değiştirse ayakkabı kutularını değiştirir.

“GÜN, KENETLENME GÜNÜDÜR”
Başbakan 4 ay hapiste yattı 14 yıldır bunu anlatıyor. Peki, 5 yıl yatanlar ne yapsın? Hükümetin ömrü dolmuştur. Sokaklar bu ülkeyi yönetecek parti arıyor ama CHP demiyor. Ancak en önemli adres CHP'dir. Bu adresi topluma güven vererek en iyi şekilde anlatmalıyız. Eğer bu süreci iyi değerlendiremezsek ufak değişiklikler yaparak "Bakın her şey gül gibi oldu" diyecekler ve yola farklı isimlerle devam edecekler. Ama biz yine muhalefette kalırız. Bizim ana hedefimiz muhalefet değil, iktidara gelmektir. Sokakların arayışı çok önemlidir. İnsan aç olunca yemek arar. Bize yönetilmek değil, yönetmek düşer. Hepimiz birer harfiz. Eğer bir tutuşursak önümüzde kimse duramaz. Gün ayrılık gayrılık günü değildir. Birleşme günüdür, kenetlenme günüdür. Önümüzde bir yerel seçim, daha sonra Cumhurbaşkanlığı ve devamında da milletvekilliği seçimleri vardır. Leblebinin başkentine Nuhut'tan başkası yakışır mı? Çorum'u kaldırmak için bir halterci gerekmez mi? Çorum Hititler'in başkentidir ancak bunu bile dünyaya tanıtamadık. CHP iktidarıyla Çorum dünyada hak ettiği yeri alacaktır.

Türkiye'de 100 milyon insanı besleyecek tarım toprakları bulunmaktadır. Ama 3 bakanın gözünü doyurur mu bilmem. Fındık ve incir dışında tüm tarım ürünlerini dışarıdan ithal ediyoruz. Tarım alanlarının yüzde 25'i ekilmemektedir. Tarımda tek doğru olan Tarım Bakanı'nın soy isminin Eker olmasıdır. Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi milletin efendisi olan köylülerimizin efendisi birkaç banka olmuştur. Son telefon konuşmalarını hepiniz biliyorsunuz. Paralar sülalelere pay ediliyor. Başbakan bir süre önce milyonları evde zor tutuyorum demişti. Şimdi evinde hangi milyonları zor tuttuğu ortaya çıktı.

Bir süre önce komşularla sorunları sıfırlayacağız demişlerdi. Meğer evdeki paraları sıfırlamaları varmış. Osmanlı döneminde Lale devri vardı. Şimdilerde bunlarda sülale devri var. Bizim umudumuz halktır. İktidar da çok iyi biliyor ki Ankara hükümetinin sonu gelmiştir."
(Taner ŞİMŞEK)

Son Güncelleme: 01.03.2014 00:02