“Avukatın bile yoksa, vatandaşın hukuk güvenliğinin sözü olmaz”

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof.Dr. Metin Feyzioğlu ile yöneticilerinin ve baro başkanlarının imzalarını taşıyan açıklamada, “Tunceli Barosu Başkanı Av. Uğur Yeşiltepe’nin mesleki faaliyetleri sebebiyle, soyut ve varsayıma dayalı gerekçelerle 6 yıl 3 ay gibi ağır bir biçimde cezalandırılmış olması savunma hakkı adına bizleri büyük bir endişeye sevk etmiştir” denildi.

“Avukatın bile yoksa, vatandaşın hukuk güvenliğinin sözü olmaz”

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof.Dr. Metin Feyzioğlu ile yöneticilerinin ve baro başkanlarının imzalarını taşıyan açıklamada, “Tunceli Barosu Başkanı Av. Uğur Yeşiltepe’nin mesleki faaliyetleri sebebiyle, soyut ve varsayıma dayalı gerekçelerle 6 yıl 3 ay gibi ağır bir biçimde cezalandırılmış olması savunma hakkı adına bizleri büyük bir endişeye sevk etmiştir” denildi.

20 Ocak 2015 Salı 23:58
“Avukatın bile yoksa, vatandaşın hukuk güvenliğinin sözü olmaz”
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof.Dr. Metin Feyzioğlu ve Yönetim Kurulu üyelerinin ve aralarında Çorum Baro Başkanı Altan Akpınar’ın da bulunduğu baro başkanlarının imzalarını taşıyan yazılı açıklamada, bir BaroBaşkanı’nın mesleki faaliyetleri nedeniyle mahkum edilmesinin kabul edilemez olduğu bildirildi.
Açıklamada şöyle denildi:
“Bilindiği üzere demokrasinin temeli, hukuk devleti ve hukuk güvenliğidir. Avukat, yurttaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasının, hak ihlallerinin giderilmesinin güvencesidir. Bu anlamda avukatın kendisi hukuk güvenliği içinde olmadığı takdirde, hiçbir yurttaşın hukuk güvenliğinden söz edilemez. Bir avukatın mesleki faaliyetleri sebebiyle, soyut ve varsayıma dayalı olarak suçlanıp mahkûm edilmesi, savunmaya yönelik bir gözdağı ve baskı oluşturmaktadır.
Bu çerçevede Tunceli Barosu Başkanı Av. Uğur Yeşiltepe’nin mesleki faaliyetleri sebebiyle, soyut ve varsayıma dayalı gerekçelerle 6 yıl 3 ay gibi ağır bir biçimde cezalandırılmış olması savunma hakkı adına bizleri büyük bir endişeye sevk etmiştir. Bu durum kabul edilemez. Bunun yanı sıra temyiz incelemesinde de, zaten yapısı ve kararları tartışmalı olan Yargıtay 9.Ceza Dairesi’nin, tam da HSYK’nın yaptığı yeni atamalar öncesinde, diğer birçok dosya gibi, alelacele bu kararı da onamış olması, kuşku ve endişelerimizi artırmaktadır. Oysa yargı hiçbir gücün veya yapının elinde olamaz ve hâkimler belirli bir mensubiyet saikiyle hareket edemezler. Böyle bir durumda hiç kimsenin hukuk güvenliğinden söz edilemez.
Bu nedenlerle, bu hukuksuzluğun giderileceğine olan inancımızla birlikte, meslektaşımız olan baro başkanımızın yanında yer aldığımızı ve sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna sunarız.”
Son Güncelleme: 21.01.2015 00:00