Av. Altan Akpınar, “Hukuk tarihine kara bir leke”

Danıştay’ın kuruluş yıldönümü töreninde, gelenekler çiğnererek TBB Başkanı Prof.Dr. Metin Feyzioğlu’na söz verilmeyişini eleştiren Baro Başkanı Akpınar, yürütmeyi denetleme durumundaki yüksek idari yargı organının, yürütme istemiyor diye savunma temsilcisine söz hakkı vermemesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

Av. Altan Akpınar, “Hukuk tarihine kara bir leke”

Danıştay’ın kuruluş yıldönümü töreninde, gelenekler çiğnererek TBB Başkanı Prof.Dr. Metin Feyzioğlu’na söz verilmeyişini eleştiren Baro Başkanı Akpınar, yürütmeyi denetleme durumundaki yüksek idari yargı organının, yürütme istemiyor diye savunma temsilcisine söz hakkı vermemesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

16 Mayıs 2015 Cumartesi 01:00
Av. Altan Akpınar, “Hukuk tarihine kara bir leke”
Çorum Baro Başkanı Av. Altan Akpınar, savunmanın, yargının kurucu unsuru olduğunu, Danıştay tarafından yok sayılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, yargının, yürütmenin istekleri doğrultusunda kararlar almaya başlamasının, hukuk tarihine kara bir leke olarak düşeceğini söyledi.
Baro Başkanı Akpınar, yazılı açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:

“BAĞIMSIZ OLDUKLARINA İNANDIRAMAZLAR"
“Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir.
Cumhuriyetimizin yerleşmiş yasaları, gelenekleri vardır. Danıştay’ın kuruluş yıldönümünde de yerleşmiş bir gelenek vardır. TBB Başkanı’nın konuşması bu törenin olmazsa olmazlarındandır. Bu yıl Danıştay ın kuruluş yıldönümünde TBB Başkanı’na ve bu bağlamda savunmaya söz hakkı vermeyenler bu geleneği çiğnemişlerdir.
Bu gelenekler kendiliğinden oluşmaz, yok saymak ve değiştirmek de birden bire olmaz. Bunu yapanlar, bize bağımsız olduklarını ve kararlarını hiçbir etki ve baskı altında olmadan, tamamen hukuk çerçevesinde ve hür vicdanlarıyla aldıklarını anlatmaya çalışmasınlar.

“HUKUK GÜVENLİĞİ KALMADI”
Danıştay, idari yargının son halkası ve nihai hukuk merciidir. İdarenin yapmış olduğu iş ve işlemlerin hukuki olup olmadığını denetleyecek yüksek mahkemenin, yürütmenin istememesi nedeniyle savunmanın temsilcilerine, TBB Başkanı Prof. Dr. Av. Metin Feyzioğlu’ na söz hakkı vermemesi kabul edilemez. Danıştay tarafsızlığı ve bağımsızlığı konusunda bizi şüpheye düşürmüştür.
Yürütmenin işlemlerini denetleyecek olan bir yüksek mahkemenin, yürütmenin istemine uygun davranmaya başlamış olması bu ülkede hukuk güvenliğinin kalmadığı anlamına gelmektedir.

“KİMSENİN ÖNÜNDE EĞİLMEYİZ”
Türkiye Barolar Birliği Başkanı’na yapılan bu saygısızlık tüm avukatlara karşı yapılmış bir saygısızlıktır. Hukukun olmadığı, yargının işlemediği, avukatların yok sayıldığı, kendi içerisindeki, hukukun dışındaki bir mücadele yüzünden hakim ve savcıları tutuklayan bu zihniyet karşısında TBB ve Çorum Barosu olarak duruşumuz açıktır. Hukukun ve demokrasinin tarafıyız. Bizim cübbemizde cep yoktur, düğme yoktur, ilik yoktur, kimsenin önünde eğilmeyiz, kimsenin önünde düğme iliklemeyiz.
Danıştay’ın, yargının kurucu unsuru, savunmanın çatı örgütü TBB Başkanının konuşmasını kaldırması, savunmayı yok sayması dışında, bir taraftan da bazı basın mensuplarını törene almaması ise basın özgürlüğüne getirilen bir müdahaledir. Savunmanın yanında basının da törene alınmayarak susturulmaya çalışılması sistemin artık yürütme tarafından yargıya ve medyaya müdahale ettiğinin bariz örneklerinden sadece biridir.

“HUKUK DEVLETİNİN TABUTUNA BİR ÇİVİ DAHA”
Son zamanlarda yaşananlarla ülkemiz hukuk devleti olmaktan çıkmışken, katledilen hukuk devletinin tabutuna bugün bir çivi daha çakılmıştır.
Danıştay Başkanı’nın tavrı açıkça savunmanın yargı içerisindeki konumunu hiçe saymaktır. Bu tavır apaçık bir şekilde savunmaya ‘sus’ demektir.
‘Savunmayı söz vermeyerek susturamazsınız.’
Savunma olmadan yargı olmaz. Öncelikle bunu anlamayanlara anlatacağız. Bu yıl yaşananlar Türkiye Hukuk Tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Tekrarlanmaması için Barolar üzerine düşen görevi yapıyorlar, ‘sıra sizde’…

“SOMA’DA SORUMLULAR CEZALANDIRILSIN”
Son olarak anmadan geçemeyeceğim bir konu;
Soma'daki maden faciasında 301 madencimizi, canımızı yitirmemizin üzerinden tam bir yıl geçti. Soma katliamının üzerinden bir yıl geçmesine karşın, maden ocaklarında halen, iş ve işçi güvenliğinin olmadığını, gerekli tedbirlerin alınmadığını ibretle izliyoruz. Soma'da maden kazasında ölen madencilerimize rahmet, yakınlarına sabır diliyor ve Çorum Barosu olarak da gerçek sorumluların bir an önce cezalandırılmasını talep ediyoruz."
Son Güncelleme: 16.05.2015 01:01