“Atatürk, çağa damgasını vuran büyük bir dehadır”

10 Kasım Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü Anma Töreni’nde konuşan Bahçelievler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Halise Akay, büyük adamların ancak büyük milletler tarafından yetiştirildiğini belirterek, “Toplumların büyük insanlara ihtiyacı bunalımlı dönemlerde ortaya çıkar. Toplumları bu bunalımlı dönemlerden ancak büyük liderler çıkarır. Mustafa Kemal Atatürk, bu özellikleri taşıyan iyi bir asker, büyük bir lider ve siyasi deha idi. O, milli mücadelenin önderi ve Türk devriminin hazırlayıcısıdır. Bütün yönleriyle çağa damgasını vuran, çağı aşma çabasında olan büyük bir devlet adamıdır” dedi.

“Atatürk, çağa damgasını vuran büyük bir dehadır”

10 Kasım Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü Anma Töreni’nde konuşan Bahçelievler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Halise Akay, büyük adamların ancak büyük milletler tarafından yetiştirildiğini belirterek, “Toplumların büyük insanlara ihtiyacı bunalımlı dönemlerde ortaya çıkar. Toplumları bu bunalımlı dönemlerden ancak büyük liderler çıkarır. Mustafa Kemal Atatürk, bu özellikleri taşıyan iyi bir asker, büyük bir lider ve siyasi deha idi. O, milli mücadelenin önderi ve Türk devriminin hazırlayıcısıdır. Bütün yönleriyle çağa damgasını vuran, çağı aşma çabasında olan büyük bir devlet adamıdır” dedi.

10 Kasım 2016 Perşembe 22:42
“Atatürk, çağa damgasını vuran büyük bir dehadır”
Atatürk’ün mensubu olduğu Türk milletine çok güvendiğini, onun mensubu olmaktan mutluluk duyduğunu kaydeden Akay, “O’nun ‘Ben gerektiği zaman en büyük hediyem olarak Türk milletine canımı vereceğim’ sözü bunun en güzel ifadesidir” şeklinde konuştu.
Atatürk’ün çok yönlü ve üstün kişiliği olan bir lider olduğuna dikkat çeken Akay, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“1. Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Mütarekesi’yle ortaya çıkan tehlikeli durumu ilk olarak görüp milletin dikkatini çeken odur.
Amasya Genelgesi’nde vatanın bütünlüğünün ve milletin istiklalinin tehlikede olduğunu söyledi. Erzurum Kongresi’nde ‘Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür parçalanamaz’ fikrini dünyaya ilan etti. Sivas Kongresi ile manda ve himayeyi reddetti ve milleti yine milletin iradesinin kurtaracağını belirtip, kurtuluş mücadelesinde de bu fikirlerden asla taviz vermedi.
Sakarya Savaşı sırasında ‘Vatanın her karış toprağı şehit kanlarıyla ıslanmadıkça terk olunamaz’ diyerek, bu kararlılığını gösterdi. Yine vatanı için her şeyini feda etmeye hazır olduğunu şu sözüyle bir kez daha ifade etmiştir: ‘Yurt toprağı sana her şey feda olsun, kutlu olan sensin, hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat sen Türk milletini ebedi hayatta yaşatmak için feyizli kalacaksın.’
Atatürk, kararlı ve mücadeleci bir liderdi. Güçlükler karşısında yılmayan, ümitsizliğe düşmeyen kişiliği onu milli mücadelenin lideri yapmıştır. Samsun’a çıktığı zaman Kazım Karabekir Paşa’ya çektiği telgrafta o günlerin ağır durumunu belirttikten sonra, ‘Bununla beraber her şey bitmiş değildir. Memleketi bu durumdan ancak Türk milletinin mukavemet ve azmi kurtarabilir’ diyor, umutsuzluğu asla kabul etmiyordu.”


(Taner ŞİMŞEK)