“Askerimizin arkasındayız”

Saadet Partisi Faruk Cıdık, “Bir yerde askerimiz çatışmaya giriyorsa biz askerimize her türlü desteği veririz ancak dış politikada veya ekonomide, strateji hamaset üzerine inşa edilemez” dedi.

“Askerimizin arkasındayız”

Saadet Partisi Faruk Cıdık, “Bir yerde askerimiz çatışmaya giriyorsa biz askerimize her türlü desteği veririz ancak dış politikada veya ekonomide, strateji hamaset üzerine inşa edilemez” dedi.

11 Ekim 2019 Cuma 23:44
“Askerimizin arkasındayız”

Politikanın stratejiden sonra geldiğini kaydeden Cıdık, “Şu an maalesef bölgemizde oynanan oyunu sürekli olarak gündeme getirmeden ciddi ve tutarlı bir politika oluşturmamız mümkün olmaz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı’nın BM’de İsrail’in haksız tavrını gösterebilmek için bir harita gösterdiğini belirten Cıdık, açıklamasına şu şekilde devam etti:

“Biz bu haritayı 2-3 yıldır sürekli gündemimizde tuttuk. Çünkü bu harita 1948 yılında BM kararı ile kurulan İsrail’in bölgede haksız bir şekilde Filistin topraklarını nasıl işgal ettiğini gösteriyor. İsrail’in bu politikası 1948’de ortaya konulan bir politika değil.

Son geldiğimiz noktada 2019 yılında seçimlere giderken Netahyahu’nun almış olduğu kararla Filistinliler vatandaş olarak görülmeyecekler. Ortadoğu yaklaşık 120 yıllık bir siyasetin ve stratejinin sonunda bu noktaya geldi.

Artık Ortadoğu’da son perde oynuyor, bu son perdeyi ABD 1990’larda deklere etti. Adına da BOP dedi, Pentagon dergisinde yayınlandı önce. ABD’nin özellikle Ortadoğu ile ilgili politikalarını belirleyen kurum Pentagondur.

Obama, Guantanamo’yu kapatacaktı başarılı olamadı. Trump, Irak ve Afganistan’dan çekileceğim dedi çekilemedi üstüne askeri gücünü arttırdı. ABD şimdi Suriye’ye girdi, hem de silahlı kuvvetleri ile girdi üsleri ile girdi.

ABD’nin Irak’ta üsleri ve Afganistan’da üsleri var ve Türkiye’de İncirlik üssü var. İncirlik’te bulunan üs bir kere kapatıldı o da1974 yılında gerçekleşti.

Şimdi şu hususa dikkat çekmek istiyorum; Trump’ın twitleri ile bir takım kararların yürürlüğe girebileceğini düşünmemiz yanlış olur. Burada başka bir politika yürütülüyor. BOP dediğimiz proje yani Büyük İsrail Projesi.

Bu proje sadece Türkiye’yi ilgilendirmiyor, Ürdün’ü de, Lübnan’ı da, Suriye’yi de, Irak’ı da, İran’ı da hatta Suudi Arabistan’ı ve Pakistan’ı da ilgilendiriyor. Çünkü BOP bu bölgenin bütünüyle yeniden tanzim edilmesini içeriyor.

Bugün sadece dar bir bölgeye inhisar eden mücadelenin yanında çok daha geniş bir mücadeleye ihtiyacımız olduğunu ortaya koyuyor. Bugün dar çerçevede alınan kararlar tatbikata konabilir ama ileride ki karşılaşacağımız tehlikelere karşı yeterli bir tedbir olmaz. Bu noktada yanlışlarımızı görüp kabul etmezsek ve yanlışlar üzerine politika inşa etmeye kalkarsak gidişatımız hep muallâkta kalır.

Biz AB ile yaptığımız müzakerelerde ilk tavizimizi verdik, Kıbrıs’ta Annan Planına destek vererek ilk tavizlerimizi verdik, Irak işgaline destek vererek ilk tavizlerimizi verdik. Ardından Suriye konusunda tavizler verdik.

“HATAYI KABUL ETMEK ERDEMDİR”

Bu örnek üzerinden iktidara sesleniyorum, hem kendi menfaatiniz için hem ülkemizin menfaat için hem bu bölgede huzurun bulunabilmesi için lütfen geçmişte yapmış olduğunuz hataları dikkate alarak yeni politikalar oluşturun.

Toplumu ötekileştirerek, iç huzuru tesis etmeden politika oluşturursanız bu politikalar herkese zarar verir.

Bu konuda Sn. Cumhurbaşkanı bütün parti liderlerini toplayıp bir istişarede bulunsa iyi olmaz mıydı, diye sormak istiyorum.

Çok badireli bir dönemden geçtiğimizi unutmayalım bugün oluşturulan politikaların tamamen ABD ile olan münasebetlere istinat ettirilerek yapılmasını da doğru olmadığını görelim. Trump adeta zıvanadan çıkmış gibi Türkiye’yi tehdit ediyor. Hükümetten bir Allah’ın kulu da çıkıp sen ne diyorsun diye cevap vermiyor. Bugüne kadar Trump’ın bu açıklamalarına karşı çıkan kimse olmadı.

Gelinen nokta itibariyle 30 km derinliğinde bir alanı tampon bölge olarak görmek problemlerin halli için yeterli değildir. İktidarın uygulamaya çalıştığı politikaları ciddi bir biçimde gözden geçirmesini tavsiye ediyoruz.

İnşallah bu süreçten ülkemiz ve insanımız zarar görmeden bu problemlerin halli sağlanır diye ümit ediyorum.” (Haber Merkezi)