Antikayla “aşk”ın buluşması

Semih Baykara, “babadan oğula bir mesleğin parçasıyım” diyor işini anlatırken.

Güncel 25.09.2014, 12:02 25.09.2014, 12:03
1294
Antikayla “aşk”ın buluşması
Semih Baykara, “babadan oğula bir mesleğin parçasıyım” diyor işini anlatırken.

Antika işiyle uğraşmanın yoğun emek ve zaman istediğini anlatmaya çalışırken de, “hiç okul tatilim olmadı” diye özetliyor.

Üç kuşaktır devam eden bir iş bu. Çorum’da, Semih Baykara’nın babası Mehmet Baykara’nın kurduğu bir aile şirketi Hitit Antik. Dededen babaya, babadan ise toruna geçen bir öyküsü var Hitit Antik’in…Yani kuşaktan kuşağa devam eden bir öykü.

Baykara’dan dinliyoruz biz de antika işini…

“Gecen gündüzün olmaz çoğu zaman” diyor Baykara, “Kimsenin gitmediği ücra köşelere gidersin. Sonunda alırsın, ama en güzel hediyeyi tozla kaplanmış, yıllanmış, yıpranmış onlarca şeyin altından çıkarırsın müthiş parlaklığıyla…”

Antika işinin yanı sıra eski konak ve evlerin restorasyon, dekorasyon ve aydınlatma işiyle de uğraştıklarını söyleyen Baykara, “Her evin, müzenin bir hikayesi vardır. Biz asıl öyküyü bozmadan ufak dokunuşlarla yapıyoruz yenilikleri ve ben bu işi, eskiyen her şeyi aslını bozmadan yeniden renklendirmeyi büyük keyif alarak yapıyorum” diye konuşuyor.

Baykara’nın öyküsü ise işte şimdi ilginçleşiyor. Sıradan bir antikacı değil o… “Sanatın her noktasına dokunan bir yüreğim var” diye özetliyor hayatının birbiriyle ilgisiz gözüken sanatla olan birleşmesini.

Antikacılıktan sanata transfer Semih Baykara’nın sanata olan ilgisi yedi yaşında “ud” çalarak başlamış. Geçen yıllarla birlikte sanata, müziğe olan tutkusu da artmış. TRT sınavında dereceye girerek Türk Halk Müziği korosuna seçilmiş. Askerde de orduevi halk müziği solistliği yaparak müzikten hiç kopmamış.

AŞK FM MACERASI
Son bir yıldır Aşk FM’de“Semihnağme” isimli programla dinleyicisiyle buluşuyor Baykara. Programda kendi şiirlerinin yanı sıra izleyicisinin sesine de mikrofon tutuyor .Cemal Safi, Orhan Gencebay, Selami Şahin gibi sevilen isimler de programın onur konukları oluyor.

“Radyoyu hep sevdim; seslerini duyduğum ama yüzlerini, hayatlarını merak ettiğim insanların evi, gizli kutusu oldu benim için radyo, uzun yıllar boyu . Şimdi kendim bu gizli kutunun bir parçası oldum o yüzden yaptığım işten büyük keyif alıyorum” diye anlatıyor radyoya olan tutkusunu Baykara.

“Doğa İçin Çal” projesinin üçüncüsünde yer alan Baykara , “İnsanların ruhunda yara almış her yere sanatla, müzikle dokunup yeni başlangıçlar yaratılabileceğine inandığım gibi, doğanın da insan ruhuna en iyi gelen şey olduğunu unutmadım. Bazen öfkemizi, ticareti doğaya da yansıtarak büyük yıkımlara sebep oluyoruz. Ama yeşil her zaman tedavi eder, dinlendirir ve yıpranmış her şeye iyi gelir. Biz de o yüzden doğa için çaldık” diye anlatıyor bu projeyi…
(ÇORUM HABER)


Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
25°
açık
banner303
Namaz Vakti 27 Eylül 2020
İmsak 05:02
Güneş 06:26
Öğle 12:36
İkindi 15:57
Akşam 18:37
Yatsı 19:55

Gelişmelerden Haberdar Olun

@