“Anmak değil, anlamak”

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Polatlı Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi, Araştırmacı ve Yazar Suay Karaman, Uğur Mumcu’nun, ilke ve değerleri için yaşayan tartışmasız bir “Kalpaksız Kuvayı Milliyeci” olduğunu söyledi.

“Anmak değil, anlamak”

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Polatlı Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi, Araştırmacı ve Yazar Suay Karaman, Uğur Mumcu’nun, ilke ve değerleri için yaşayan tartışmasız bir “Kalpaksız Kuvayı Milliyeci” olduğunu söyledi.

30 Ocak 2019 Çarşamba 22:10
“Anmak değil, anlamak”

Suay Karaman, Atatürkçü Düşünce Derneği Çorum Şubesi tarafından, Uğur Mumcu’nun katledilişinin 26. yıldönümü dolayısıyla önceki akşam ADD Çorum Şubesi tarafından düzenlenen “Mumcu’dan Günümüze” konulu konferansa konuşmacı olarak katıldı.

Ölümünün üzerinden yirmi altı yıl geçmesine karşılık Uğur Mumcu’nun, yoğun bir özlem, sevgi ve kitlesel törenlerle anıldığına dikkat çeken Suay Karaman, “Yaşadığımız bu sıkıntılı günlerde Uğur Mumcu’yu anmak, Kemalist ilke ve devrimlere sahip çıkmaktır. Tam bağımsızlığa sarılıp, emperyalizme karşı direnmektir.” dedi.

Yapılan bu tür anma toplantılarında temel amacın sadece Uğur Mumcu’yu anmak değil, anlamak da olması gerektiğini vurgulayan Karaman, konuşmasında şunları dile getirdi:

“Ölümünün üzerinden 26 yıl geçmesine karşılık, yoğun bir özlem, sevgi ve kitlesel törenlerle anılan Uğur Mumcu, ilke ve değerleri için yaşayan tartışmasız bir Kalpaksız Kuvayı Milliyeciydi. Kuvayı Milliye’nin en yiğit paşalarından olan ve haksızlığa, zulme, yalana, talana, çalana karşı çıkan bir ‘Sakıncalı Piyade’ idi.

Yaşadığımız bu sıkıntılı günlerde Uğur Mumcu’yu anmak, Kemalist ilke ve devrimlere sahip çıkmaktır. Tam bağımsızlığa sarılıp, emperyalizme karşı direnmektir. Aydınlanma karşıtı hareketlere isyan etmektir, başkaldırmaktır. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletine sahip çıkmaktır. Atatürk Türkiye’sini ve ulusal bütünlüğümüzü korumaktır. Ulus devlete ve ulusal kimliğe sıkı sıkıya sarılmaktır. Özelleştirmeye karşı çıkmak, toprak reformunu savunmaktır.

Uğur Mumcu’yu ve öldürülen tüm yurtsever aydınlarımızı anmanın ötesinde anlamak için, uğruna canlarını verdikleri değerler adına mücadeleyi daha da ileri götürmek zorundayız.

Uğur Mumcu demek; Deniz Feneri ile 17-25 Aralık yolsuzluklarını haykırmaktır, her türlü yalanın, talanın, rüşvetin karşısında olmaktır. Uğur Mumcu demek; nereden ve kimden gelirse gelsin teröre karşı çıkmaktır. Uğur Mumcu demek; laikliğe karşı yapılan eylem ve saldırıların karşısında olmak, ücretsiz eğitim ve sağlık hizmetini savunmaktır. Uğur Mumcu demek; Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve Bursa Söylevi’nin gereklerini yerine getirmektir. Bugün Uğur Mumcu’yu anmak ve anlamak; Atatürk Türkiyesi’nde yurtsever olmaktır, cumhuriyetimize ve ayyıldızlı bayrağımıza sahip çıkmaktır.

Uğur Mumcu’yu anladığımız zaman, ülkemiz üzerinde oynanan emperyalist oyunları da görmek mümkün olacaktır. Böylece ‘bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı’ daha bilinçli olarak mücadele ederek, aydınlanma yolunda ilerlemeler sağlanacaktır.

Eğer Uğur Mumcu’yu anlayabilseydik, emperyalizmin ilk kez yenildiği bu topraklarda Atatürk’e saldıranlara, heykellerini yıkanlara, Atatürk’ü yok sayanlara, Atatürk’ün fotoğrafını indirenlere, sessiz kalanlara ve ay yıldızlı bayrağımızı yakanlara aynı sertlikle karşılık vermemiz gerekirdi.”

(Recep SERBES)