“Anadolu’nun madalyalı gazetecileri”

Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi ve köşe yazarı, “Çorum dostu” Saygı Öztürk, “O ses kaydında bomba isim var” başlıklı dünkü yazısının “Anadolu’nun madalyalı gazetecileri” ara başlıklı bölümünde, 1970’li yılların Hürriyet Haber Ajansı muhabirlerinden söz etti. O yılların madalyalı gazetecileri arasında, Çorum’dan Mehmet Yolyapar ile bugün Bursa’da mesleğini sürdüren Mustafa Yanık’ın isimleri de geçiyor.

Güncel 19.06.2021, 00:30
193
“Anadolu’nun madalyalı gazetecileri”

ANADOLU'NUN ‘MADALYALI' GAZETECİLERİ…
Saygı ÖZTÜRK 
“Demirören Haber Ajansı”nın (DHA) adı, Doğan grubuna satılana kadar Hürriyet Haber Ajansı'ydı (HHA).  Ben de ajansın Yerköy (Yozgat) muhabiriydim. Bağlı olduğum Ankara Bürosu'nun bölge sorumlusu da, üzerimde büyük emeği olan duayen gazeteci ağabeyimiz Sezai Bayar'dı. Bugün de değişik sitelerde, gazetelerde yazıyor, gündem yaratmayı sürdürüyor.
Yurt muhabirleri olarak birbirimizi imzalarımızdan tanıyor, ayrı il ve ilçelerde başlayan uzaktan dostluk ve yarış, Sezai Bayar'ın zaman zaman bizleri Ankara'da buluşturmasıyla kalıcı hale geliyordu. Bugün çoğu arkadaşımız koşulları nedeniyle gazetecilik yapamasalar da, Sezai Bayar'ın deyimiyle, “Anadolu'nun madalyalı gazetecileri”dir.
KARANLIK İLİŞKİLER
Mafya-gazeteci ilişkileri, batı dünyasında her dönem dizi filmlere konu olmuştur.  Güney Amerika'da ise uyuşturucu işine bulaşan gazeteci-bürokrat-siyasetçiler arasındaki karanlık ve karmaşık işler, en çok izlenen diziler arasında yer alıyor. Bizde gazeteci-mafya arasındaki karanlık ilişkileri ortaya koyan film veya dizi henüz yok…
Bu olmayacak demek değil. Nedeni, son 19 yıllık siyasi hayatımızdaki olayların son perdesinde değişik ilişkiler ortaya dökülüyor. Organize suç örgütü liderleri ile gazeteci arasındaki ilişkilerin günışığına çıkması üzerine, büyük şehirlerden çok Anadolu'da mücadele veren gerçek gazetecileri, yalan-dolandan uzak, doğru haberin peşinde koşan emekçileri, ajans muhabirlerini ve de özellikle Hürriyet Haber Ajansı'nın “pırlanta” değerindeki emekçilerini Sezai Bayar abimiz bir yazısında dile getirmişti.
YILDIZ EMEKÇİLER
Kayseri'nin duayen gazetecilerinden, Gazeteciler Cemiyeti eski Başkanı  Üstün Tuncer, Sezai Bayar'a, “Bizler, kaybolan kuşağın son temsilcileriyiz” diyor. Aynı kulvarda mücadele veren Anadolu'nun “Yıldız” emekçilerinin bir kısmının isimlerini Üstün Tuncer şöyle hatırlatıyor:
“Gazeteciliği Anadolu'ya taşıyan birkaç isim vardır. Konya'da Mehmet Gazel, Latif Yıldız,  İhsan Kayseri, Antalya'da Abdulkadir Kalender, Samsun'da Ferruh Çetin,  Kayseri'de Murat Taşkın, Mahmut Sabah, Mustafa Gümüşkaynak, Doğan Bulgun, Nejat Çeven, Hasan Parkan, Güntaç Aktan, Fahri İkiler, Kırıkkale'de Erhan Göğem,  Yerköy'de Saygı Öztürk, Yozgat'ta  Osman Hakan Kiracı, Çorum'da Mehmet Yolyapar ve Mustafa Yanık.
Haberlerde, bu isimlerin imzasını gördüğüm an, haberi sanki ben yapmış gibi sevinirdim. Hepsi yakın dostum oldu, onlarla gurur duydum. O imzalar, Anadolu'nun kapılarını sadece Türkiye'ye değil, Dünya'ya açtı. Hepsi de, yaşadıkları kentlere sessiz sedasız ve karşılıksız hizmet ettiler. Kimisi aç vefat etti, kimisi hayata zor tutundu, ama mesleklerinden hiç ödün vermediler. Vefat edenleri saygıyla anıyor, hayatta olanlara nice sağlıklı ve mutlu yıllar diliyorum”
YALANA-DOLANA BULAŞMADI
Üstün Tuncer'in saydığı isimlere eklenmesi gereken o kadar çok emekçi arkadaşımız var ki hep saygıyla, sevgiyle andığımız isimlerin bazılarını Sezai abi yazısında şöyle sıralamış:
Sivas'ımızın başarılı gazetecilerinden Sirer Doğan,  Orhan Kaynar (Trabzon), Erol Ataşan (Ordu), Uğur Gürsoy ve Avni Demir (Samsun), Cahit Akman (Zonguldak), Hüsnü Acar (Kastamonu),  Sadık Kaplan (Van), Enver Özkahraman (Hakkari), Talat Polat (Diyarbakır), Salih Şahin (Kars), Ahmet Zeren (Sarıkaya ), Lütfi Özgünaydın (Kemaliye) Hasan Can (Ereğli).
Derin devlet kurbanlarından Diyarbakır Temsilcisi Aziz Korkmaz'ı nasıl unuturuz? Gazete Gazetesi'nin bürosunda öldürülen Kamil Başaran'ın HHA'nın Erdemli ilçe muhabiri olduğunu hatırlayan kaç kişi var aramızda?
Yüzlerce muhabir arkadaşımız Anadolu ve Trakya illerinde görev yaparken, değil mafyaya, bir teki yalana-dolana bulaşmadı. Tek biri menfaat karşılığı haber yazmadı. 2000'li yılların başına kadar hizmet veren Anadolu'nun isimli-isimsiz tüm emekçilerine selam olsun. Selam olsun ki onlar sayesinde Türk medyasında hâlâ helal süt emmişler var. Ve Türk medyası hâlâ ayakta…
 

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
kapalı
banner364

Gelişmelerden Haberdar Olun

@