“Alnımın akıyla görevimi tamamladım”

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Çorum Şubesi eski Başkanı Ahmet Hattab İmal, iki buçuk yıldır sürdürdüğü görevini, alnının akıyla tamamladığını ve emaneti teslim ettiğini söyledi.

“Alnımın akıyla görevimi tamamladım”

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Çorum Şubesi eski Başkanı Ahmet Hattab İmal, iki buçuk yıldır sürdürdüğü görevini, alnının akıyla tamamladığını ve emaneti teslim ettiğini söyledi.

05 Şubat 2017 Pazar 20:38
“Alnımın akıyla görevimi tamamladım”

Ahmet Hattab İmal, Ülkü Ocakları çatısı altında büyük bir heyecanla çalışmaktan onur duyduğunu belirterek, “Ülkücünün milletine, vatanına ve devletine hayâli de inancı da heyecanı da bitmez, bitemez. İşte bu heyecan, inanç ve azimle milletime, ülküme hizmet için yüklendiğim görevimi yerine getirmenin huzurunu yaşıyorum. Tüm benliğimle inandığım bu kutlu davanın görev aldığım her kademesini kutsal bildim, bu uğurda gereken ne ise canla, başla gücüm yettiğince mücadele ettim.” dedi.

Ülkü Ocakları İl Başkanlığı’nı geçtiğimiz günlerde Yavuz Ünlü’ye devreden İmal, görevi bırakması dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı.

Ülkü yolunda makamların bir sembol olduğunu vurgulayan Ahmet Hattab İmal açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:

“Görev yaptığım sürece bu maneviyatı bir an olsun aklımdan çıkarmadım. İçine düştüğüm en buhranlı dönemlerde umut ışığım yol göstericim hep bu değerler oldu. Bu kutlu görevi devraldığımdan bu yana Çorum Ülkü Ocakları olarak hep birlikte ülkü sancağını dalgalandırmak, davamızı hak ettiği yerlere taşımak adına bit çok projeye imza attık. Birlik beraberlik içinde nelerin başarılabileceğini herkese gösterdik. Çorum Ülkü Ocakları hizmet binası, teşkilatları, faaliyetleri itibariyle Türkiye'de örnek teşkil eden bir konuma geldi. Bu gün eğitim çalışmaları, sosyal projeleri, farkındalık programları ile Çorum’da bir değer olarak haklı yerindedir.

İşte bu saydıklarım birlik ve beraberliğin gurur verici tablosudur. Ben her şeyden önce inandım. Davama inandım, insanlara inandım bu dualı davayı ne kadar iyi anlatırsam Yaradan’ın bana o kadar kapı aralayacağına inandım. Ülkü sevdasını yüreğimde hissederek ettiğim yeminden ödün vermedim. Tüm samimiyetimle belirtmek isterim ki ülküsüne inanmış bir dava adamı için ülkücü andından daha büyük bir sorumluluk, söz ve mutabakat yoktur. Hep söyledim nasıl toprak erozyonu için ağaç dikiliyorsa bu memleket için Türk Milleti içinde ülkü tohumları ekilmeli, ülkü fidanları yeşermeli, ülkücüler yetiştirilmelidir. İşte o zaman, cennet mekân Başbuğumun ‘Gençliğimizi büyük bir savaş beklemektedir. Bozgunculuğa, tembelliğe, ahlaksızlığa, cehalete, yalancılığı karşı büyük bir savaş’ diyerek işaret ettiği o zorluklarla mücadele edecek nesiller yetiştirmiş olacağız.

Geriye dönüp baktığımda ben ve yol arkadaşlarımın emeklerinin boşa gitmediğini görüyorum. Evet, yorulduk yıprandık ama emin olun bu dava uğruna mücadele etmek şu yalan dünyada yaşayabileceğimiz en nadide gururdur. Neferinden genel başkanına kadar bu içten ailenin bir üyesi olmak beni hep onurlandırdı. Bu gün ocak başkanlığı görevim sona ermiş olabilir ama bu ailenin bir üyesi olarak kardeşlerim emin olsun dün ne dediysem bu günde aynı yerdeyim, üzerime düşen ne ise bu uğurda canla başla mücadele edeceğimden kimsenin şüphesi olmasın.

Ülkü yolunda makamlar sadece semboldür. Bu uğurda herkes neferdir. Ülkücü hareket içinde bir nefer olarak üzerime düşen bu görevi de yerine getirmenin huzurunu yaşıyorum.” (Recep SERBES)

banner303

banner155