“AKP, ülkeyi OHAL ve KHK ile yönetiyor”

Saadet Partisi Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık, 2017 yılının son basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

“AKP, ülkeyi OHAL ve KHK ile yönetiyor”

Saadet Partisi Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık, 2017 yılının son basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

28 Aralık 2017 Perşembe 22:45
“AKP, ülkeyi OHAL ve KHK ile yönetiyor”

Faruk Cıdık, son çıkan Kanun Hükmünde Kararnameleri (KHK), OHAL sürecini, tek tip elbise, taşeron ve memur alımı konularında önemli saptamalar yaptı.

Parti İl Binası’nda dün İl Başkan Yardımcısı İbrahim Zorlu, İl Yönetim Kurulu Üyesi Emrah Öztekin, , SP İl Tanıtım Başkanı Ahmet Akif Çoban ve SP Merkez İlçe Mahalli İdareler Başkanı Eyüp Ergün’le birlikte düzenlediği basın toplantısında Cıdık, “2017 yılında da umutlar karamsarlığa, beklentiler hayâl kırıklığına dönüştü. Ama biz gelecek adına umudumuzu koruyoruz. İnşallah 2018 yılı, yaşanabilir bir Türkiye, yeniden büyük Türkiye, yeni bir dünyanın kurulmasına vesile olur.” dedi.

“KHK İLE DÜZENLENMEYEN TEK BİR KONU KALMADI”

İlk olarak OHAL sürecine değinen Faruk Cıdık, “Türkiye 20 Temmuz 2016 yılından beri OHAL ile yönetiliyor. 15 Temmuz’dan bu yana 30 ayrı KHK yayınlandı. Neredeyse KHK ile düzenlenmeyen tek bir konu, tek bir alan kalmadı. Kanunun yerini kararname, Meclis’in yerini saray, 80 milyonun iradesini bir kişi aldı. Binlerce insan bir kararname ile ihraç ediliyor. Devasa kuruluşlar bir kararname ile kapatılıyor. Anayasa ile teminat altına alınmış temel ve hak ve özgürlükler bir kararname ile rafa kaldırılıyor. Bu yüzden bizim 2018 yılına ilişkin ilk temennimiz OHAL’siz bir Türkiye’dir. Bazıları kanun hükmünde kararnamelere, ‘Karun Hükmünde Kararnameler’ diyor. Bu üzücü bir vaka ve hadisedir. Bu zihinlerde iz bırakıyor. Tarihe bir hüküm olacak geçiyor. Mutlaka yapılan kasıtlı yanlışlardan dönülmelidir.” değerlendirmesinde bulundu.

“DOĞU’DAKİ OHAL’İ KALDIRMAK İÇİN GELENLER TÜRKİYE’Yİ OHAL İLE YÖNETİYOR!”

AK Parti’nin 15 yıl önce Doğu’daki OHAL’i kaldıracağını söylemesine rağmen şimdi bütün Türkiye’yi OHAL ile yönettiğine dikkat çeken Cıdık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Şimdi size AK Parti’nin kendi programından aynen alıntılayarak bir cümle okumak istiyorum. ‘AK Parti, teröre tepki olarak maksadını aşan ve bölge halkını rahatsız eden bazı uygulamaların terk edilmesi ve yıllardır devam eden OHAL uygulamasının tamamen kaldırılmasını hedeflemektedir. Suçlu insanlar karşısında caydırıcı ve masumları koruyucu bir tavır sergilemesi gereken devletimizin, suçsuz insanlara şefkatle muamele etmesi gerektiğine inanıyoruz.’ Görüldüğü gibi, ‘Güneydoğu’daki OHAL’i kaldıracağız’ demişler, şimdi bütün Türkiye’yi OHAL’le yönetiyorlar. ‘Teröre tepki olarak maksadını aşan ve bölge halkını rahatsız eden uygulamaları terk edeceğiz’ demişler. Şimdi kendileri, ‘15 Temmuz’u gerekçe göstererek maksadını aşan ve bütün insanları rahatsız eden’ icraatlar yapıyorlar. ‘Suçsuz insanlara karşı şefkatle muamele edeceğiz’ demişler. Bugün ise suçlu-suçsuz ayrımı yapmadan öfke ile hareket ediyorlar.”

“ÇOK YANLIŞ VE UCU AÇIK BİR DÜZENLEME”

Resmî Gazete’de yayımlanan son KHK’lara değinen Cıdık, hükümete önemli uyarılarda bulunarak, “Son KHK’da yer alan; ‘15 Temmuz darbe girişimi ve ‘girişimin devamı niteliğindeki eylemlere’ müdahale eden sivillerin cezai sorumluluğu doğmayacağı’ ifadesi kanaatimizce çok yanlış ve ucu açık bir düzenlemedir. Bu tür kararnameler yarın beklenmeyen ve istenmeyen sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bu ülke geçmişte, kendisini devlet yerine koyan, devlet adına iş yapmaya kalkanlardan çok çekmiştir. Beyaz Toros’lar, faili meçhuller hâlâ bu milletin hafızasında canlılığını korumaktadır. ‘Girişimin devamı niteliğindeki eylemler?’ ifadesiyle ne kastedilmektedir? Bir olayın darbe girişiminin devamı olup olmadığına kim karar verecektir? İktidar ve onun kayıtsız-şartsız destekçiliğine soyunanlar, bu endişeleri dile getirenleri FETÖ’cülükle suçlamak yerine bu ve benzeri soruları hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde izah etmek zorundadır.” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE GUANTANAMO ALGISI OLUŞTURURSUNUZ”

Faruk Cıdık, KHK ile FETÖ sanıklarına getirilen tek tip elbise düzenlemesine de değinerek, şu uyarılarda bulundu:

“Tecrübe edilen şey tecrübe edilmez. Tek tip kıyafet zorunluluğunu bu ülke 12 Eylül’de tecrübe etti. Tek sonucu dünya kamuoyunda Türkiye’yi daha da itibarsızlaştırmak oldu. Bugün de aynı hataya düşülüyor. Kaş yapacağım derken göz çıkarılıyor. Tek tip elbise ne adalete, ne devlete ne de millete değil, ancak ve ancak FETÖ’nün işine yarar. Türkiye’yi uluslararası kamuoyunda itibarsızlaştırmak isteyen lobilerin işine yarar. Kendi elinizle Türkiye’de Guantanamo algısı oluşturmuş olursunuz. Biz her zaman söylediğimizi bir kere daha söylüyoruz; bu ülkeye ihanet etmiş, darbe teşebbüsünde bulunmuş kim varsa en ağır biçimde cezasını çekmelidir. Lakin bu süreç yürütülürken en azami hassasiyet ve en doğru metot seçilmelidir.”

“KHK İLE YÖNETİLEN ÜLKEYE YATIRIMCI GELMEZ”

Türkiye’nin son zamanlarda döviz sıkıntısı çektiğini belirten Faruk Cıdık, “Çin bankalarında kredi arıyoruz. Yabancı yatırımcı Türkiye’ye gelmemekte, hatta var olan da kaçmaktadır. Hükümet bunun sebebini kendisine sormak zorundadır? Düşüncesizce hazırlanan KHK’lar maalesef sadece adalete değil, ekonomimize de darbe indiriyor. OHAL ile yönetilen, KHK ile yönetilen, bir kişinin iki dudağının arasındaki talimatlarla yönetilen bir ülkeye yatırımcı gelmez, çünkü kendisini güvende hissetmez. Bu yüzden bir kere daha uyarıyoruz; Türkiye Cumhuriyeti’nin KHK’larla ve OHAL ile daha fazla yönetilmesi mümkün değildir. Bu gidiş ekonomimizden adalet sistemine bütün kurumlarımızda yaşanan krizi derinleştirmektedir. Bir an önce kendinize gelmez, aklıselim ile hareket etmezseniz bunun sorumluluğundan da kurtulamazsınız.” diye konuştu.

“MİLLET, İKTİDARIN DENEME YANILMA TAHTASI DEĞİLDİR!”

ByLock’ta “Zoka” meselesine değinen Cıdık, yetkili kurumların olaya el attığını ve mağdurlar hakkında tahliyelerin başlamasının sevindirici bir durum olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Aylardır hapis yatan bu insanlara devletimiz tarafından en kısa zamanda iade-i itibar yapılması şarttır. İşlerinden ihraç edilenlerin, açığa alınanların görevlerine iade edilmesi gerekir. Ne yazık ki bu süreçte hükümet mutedil bir yol izleyememiş, kurunun yanında yaş da yanar mantığı ile binlerce insanı mağdur etmiştir. Bugün geldiğimiz süreçte ise yanlış yaptığını fark ederek, mağdurları tahliye etmeye başlamıştır. Temennimiz, bir daha böyle bir süreç ile bu milletin karşı karşıya getirilmemesidir. Bu millet iktidarın deneme yanılma tahtası değildir. Yapılan hatalar sadece “pardon” diyerek telafi edilemiyor. Bu vesile ile mağdurlara, tahliye olanlara geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu meseleyi özenle takip eden Saadet Partimizin Antalya İl Başkan Yardımcısı Av. Ali Aktaş’a bu vesileyle teşekkür ediyorum. Saadet Partisi bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yaşanan bütün haksızlıklara karşı en gür seda ile karşı durmaya devam edecektir.”

“TAŞERON İŞÇİYE KADRO, LÜTUF DEĞİL HAKTIR!”

Son günlerde gündemden düşmeyen taşeron meselesini de değerlendiren SP İl Başkanı Faruk Cıdık, “Türkiye’de 1 milyona yakın taşeron işçi kadroya alındı. Bu sevindirici bir karar olmakla birlikte eksik bir karardır. Özellikle de, taşeron işçilerin daha önce ortaya çıkan haklarından feragat etmeye zorlanmaları son derece yanlıştır. Bu adilane bir tutum değildir. Taşeron işçiye kadro bir lütuf değil, işçinin hakkıdır. “Biz size kadro ihsan ettik, biz ne diyorsak onu kabul edeceksiniz” anlayışı son derece yanlış bir anlayıştır. Biz taşeron işçilerin kayıtsız şartsız kadroya alınmalarını talep ediyoruz.” şeklinde çağrıda bulundu.

“HALK BÜTÇE’DE BULAMADIĞI UMUDU NİMET ABLA’DA ARIYOR!”

Türkiye’nin en kalabalık yerlerinin piyango satış merkezleri olduğuna dikkat çeken Faruk Cıdık, “Düşünün 80 milyonluk ülkede, ortalama 90 milyon adet piyango bileti basılıyor. Sadece Yılbaşı çekilişi için bastırılan bilet sayısı 35 milyon adet. Diğer şans oyunlarını, kumar oyunlarını saymıyorum bile. Peki, tartışma ne? Efendim Piyango helal mi, haram mı? Şüphesiz ki inancımıza göre haram. Ama bu işin fetva boyutudur. Bir de sosyal boyutu var. Piyango ne kadar haramsa, bir milletin umudunu piyango kuyruklarına mahkûm etmek ondan daha büyük bir haramdır. Faiz ne kadar haramsa, bu milletin kaynaklarını faiz yoluyla bir avuç hortumcuya akıtmak ondan çok daha büyük bir haramdır. Artık maalesef bu umut kayboluyor. Devlet vatandaşının refahını temin edemezse, onlarda umudunu piyango gişelerinde arar.” ifadelerini kullandı.

(Recep SERBES)