“28Şubat’ın hesabı verilmeli”

Memur-Sen İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı "Darbenin ülkeye maliyetinin 381 milyar dolar, bankalardan hortumlanan paranın 46 milyar dolar, kartel medyasına darbe sürecinde aktarılan paranın da 428 milyon dolar olduğunu anlattı.

“28Şubat’ın hesabı verilmeli”

Memur-Sen İl Temsilcisi ve Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı "Darbenin ülkeye maliyetinin 381 milyar dolar, bankalardan hortumlanan paranın 46 milyar dolar, kartel medyasına darbe sürecinde aktarılan paranın da 428 milyon dolar olduğunu anlattı.

26 Şubat 2018 Pazartesi 21:44
“28Şubat’ın hesabı verilmeli”

O dönemin sosyolojisini çok iyi tahlil etmek gerektiğini vurgulayan Saatcı, söz konusu süreçte sipariş haberlerle atılan manşetlerle toplumun sindirilmeye çalışıldığını ve 28 Şubat sürecinde özellikle kamu görevlilerine karşı ağır yaptırım ve sindirme hareketleri yapıldığını söyledi. Özellikle sivil toplum örgütü temsilcileri, hakimler ve kamu görevlilerinin Genelkurmay Karargahı'na çağrılarak bir dizi talimat verildiğini. O dönemde brifing adı altında talimat verilen hakim sayısının 400 olduğunu ifade eden Saatcı, Dünyanın her yerinde sivil oluşumlarının demokrasinin sigortası konumunda olduğunu ve bunların demokratik zemin kaydığında rot balans yaptığını ifade eden Saatcı,"28 Şubat'ta Türkiye'de millet iradesine rot balans yaptığını söyledi.

28 Şubat’ın, aslında küresel güçlerin Türkiye'de toplumun genelini oluşturan kesim içinde FETÖ'yü daha etkin kılma, FETÖ'ye otobanı açma projesi olduğunun görüldüğünü belirten Saatcı, "Bankalardan hortumlanan para 46 milyar dolar, kartel medyasına darbe sürecinde aktarılan para 428 milyon dolar. 1997-2001 yıllarında kamuda öğretmenlere ilişkin yaptığımız bir araştırmada ortaya çıkan gerçek ürkütücü, kılık kıyafet nedeniyle açılan soruşturma sayısı 33 bin 272. O dönemde 6 milyon fişleme var. Bin 635 Türk Silahlı Kuvvetler personeli irtica suçlamasıyla ihraç edildi. Ülke, ekonomik olarak belinden kırılmış ve çöküşe doğru sürüklenmiştir. Batık bankaların başına baktığınız zaman tamamının yönetim kurullarının başında emekli paşaları görürsünüz. Dolayısıyla ülke hortumlanırken ülke sefaletin içine çekilirken siyasal anlamda istikrarsızlaştırılırken belli bir kesim bunun rantını yemiştir. Hala haklarını elde etmek için mücadelelerini sürdürenler bulunmaktadır. Brifingli yargıçlar üzerinden dosyası görülen uyduruk dosyalarla hayatları karartılan ve hala cezaevlerinde bekleyen insanlar var. O dönem talimatla insanların sicilleri ile memuriyetleri ile oynanan ancak görevine dönemeyen insanlar var. Yapılan baskılarla üniversiteden ayrılmak zorunda olanlara bu hakkın verildiğini ancak bu mağdurların memuriyet konusunda emeklilik yaşı gibi konularda dezavantajlı konuma düştükleri için bu konudaki itirazlar devam ediyor. Mağdurlar, haklarının o günkü şartlarda iade edilmesini istiyor" şeklinde ifadede bulundu. (Haber Merkezi)

banner155