“19 Mayıs’ı kutlamak, bir ritüel değil, görevdir”

Eğitim-İş Çorum Şube Başkanı İlhan Yaşar, Türk milletinin 98 yıl önce bugün Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları öncülüğünde kendi kaderine el koyduğunu ve var olma mücadelesini başlattığını dile getirdi.

“19 Mayıs’ı kutlamak, bir ritüel değil, görevdir”

Eğitim-İş Çorum Şube Başkanı İlhan Yaşar, Türk milletinin 98 yıl önce bugün Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları öncülüğünde kendi kaderine el koyduğunu ve var olma mücadelesini başlattığını dile getirdi.

20 Mayıs 2017 Cumartesi 01:29
“19 Mayıs’ı kutlamak, bir ritüel değil, görevdir”

“Bağımsızlığın, saltanata, hilafete, emperyalizme karşı mücadelenin sembolü olan bugün, içimizi kaplayan kıvanca maalesef bir burukluk da karışıyor. Bayramların bayramı gibi kutlanması gereken bugün, -tıpkı Cumhuriyet tarihimizin diğer önemli günleri gibi- AKP iktidarı ve onun elindeki aygıtlar tarafından unutturulmaya çalışılıyor, kutlamalar yasaklanıyor” diyen Yaşar, iktidarın hoşuna gidecek herhangi bir kutlamada ya da etkinlikte meydana gelmeyen “güvenlik sorunu”nun ne hikmettir ki 19 Mayıs kutlamalarında ortaya çıktığını dile getirdi.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na karşı bu tutumun münferit olmadığını kaydeden Yaşar, açıklamasına şu şekilde devam etti:

“AKP iktidarı boyunca kademeli olarak, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda dini piyesler, Osmanlı şiirlerinin okutulması; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda devlet törenlerinin bile değiştirilip, silikleştirilmesine şahit olduk.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, bizzat “Tarihimizi 1919'dan başlatan tarih anlayışını reddediyorum” diyerek Cumhuriyet’in bu önemli yıldönümlerine yaklaşımını belli etmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarının, emperyalistlerin oyuncağı, işgaliyesi haline gelmiş ve çağın gerisinde kalmış bir imparatorluktan; bağımsız, çağdaş bir ülke yaratmasını hâlâ hazmedemeyenlerin olduğu açıktır.

Başkanlık sistemi adı altında karşımıza çıkarılan tek adam rejimi, Cumhuriyet’i ve kazanımlarını açık biçimde hedef almaktadır.

Atatürk’ün bugünü ithaf ettiği, geleceğimiz olan gençlerimiz de bu saldırılardan maalesef ki payını almaktadır.

Sınava endeksli gerici eğitim programları ile ulusal belleği yok edilmiş, sorgulamayan, düşünmeyen, itaat eden bir gençlik yetiştirilmeye çalışılmaktadır. Eğitimin ticarileştirilmesi ve giderek daha fazla oranda paralı hale getirilmesi de milyonlarca gencimizin eğitim sisteminin dışına itilmesine neden olmuştur. Eğitim hakkından yararlanamayan yüz binlerce gencimiz, çalışma yaşamında da güvencesizlik ve ağır emek sömürüsü ile karşı karşıya bırakılmıştır.

Üniversitelerin özerk yapıları baskı altına alınmaya çalışılmakta, iktidara yakın yandaş kadrolar, kararlı adımlarla gelen gençliğin önüne set çekmektedir. Gençliğin ve ülkenin geleceği karartılmaya çalışılmaktadır.”

(Haber Merkezi)

banner251