“12 Eylül, zulüm ve işkencenin tarihidir”

Ülkü Ocakları Çorum İl Başkanı Yavuz Ünlü, 12 Eylül 1980 Darbesi’nin 37. yıldönümü nedeniyle yaptığı yazılı basın açıklamasında, 12 Eylül Darbesi veya 1980 İhtilali’nin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 12 Eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askeri müdahalenin adı olduğunu söyledi.

“12 Eylül, zulüm ve işkencenin tarihidir”

Ülkü Ocakları Çorum İl Başkanı Yavuz Ünlü, 12 Eylül 1980 Darbesi’nin 37. yıldönümü nedeniyle yaptığı yazılı basın açıklamasında, 12 Eylül Darbesi veya 1980 İhtilali’nin, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 12 Eylül 1980 günü emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirdiği askeri müdahalenin adı olduğunu söyledi.

13 Eylül 2017 Çarşamba 00:34
“12 Eylül, zulüm ve işkencenin tarihidir”

27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Türkiye Cumhuriyeti tarihinde silahlı kuvvetlerin yönetime üçüncü kez müdahale ettiği 12 Eylül 1980’de Süleyman Demirel'in Başbakan'ı olduğu hükümetin görevden alındığını, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin lağvedildiğini ve 1970 sonrasında değiştirilen 1961 Anayasası’nın tamamen rafa kaldırılarak Türkiye siyasetinin yeniden tasarlandığı bir askeri dönemin başladığını belirten Ünlü, “İdamlar, işkenceler, adaletsizlikler ülkeyi telafisi on yıllar alacak buhranlara sürükledi.

12 Eylül neresinden bakarsak bakalım asla affedilemeyecek ve aklanamayacaktır. Tarihe zulmün ve işkencenin tarihi olarak geçecek ve her zaman öfkeyle anılacaktır” dedi.

12 Eylül'e gelinceye kadar olaylara bilerek göz yumanların daha sonra ise “olayları engellemek” adına ülke yönetimine el koyduğunu söyleyen Ünlü açıklamasında şunları dile getirdi: "Bizim çocuklar, işi başardı” diye ABD’den de destek gören darbecilerin, ihtilal kararı aldıklarını da yine bu ülkeye önceden bildirdikleri, bugün açığa çıkmış ve darbenin dışarıdan desteklendiği de kanıtlanmıştır. İki yüz binden fazla kişinin yargılandığı, yüzlerce insanın sorguda hayatını kaybettiği, işkencenin her türlüsünün acımasızca uygulandığı bir dönem başlamıştır. İhtilal döneminde “denge” adına “bir sağdan bir soldan” idamlar infaz edilmeye başlamıştır. Vatanına kara sevdayla bağlı olan Ülkücüler; vatana ihanet etmiş, devletin askerine kurşun sıkmış kimselerle aynı kefede tutulmuşlar, eziyeti iliklerine kadar hissetmişler, hücrelere tıkılmışlar ve gençliklerinin baharında idam sehpalarına çıkmışlardır.

Ölümü kıskandıran bir mağrurlukla sehpalara yürüyen yiğitler, tevekkül içerisinde tekbirler eşliğinde darağacına çıkmışlardır. “Cellâtlarından helallik istemiş”, “Nişanlısına mutluluklar dilemiş” ve tarihe “Ülkücü Şehitler” olarak asla unutulmamak üzere geçmişlerdir.

Mustafa Pehlivanoğlu, İsmet Şahin, Fikri Arıkan, Ali Bülent Orkan, Ahmet Kerse, Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş, Halil Esendağ ve Selçuk Duracık isimleri hiç çıkmamak üzere Ülkücülerin aklına ve gönlüne kazınmıştır. Yolları yolumuzdur. Cenab-ı Allah hepsinden razı olsun ve makamlarını âlî eylesin.

Bu vesileyle 12 Eylül zulmünden dolayı Şehit olan bütün ağabeylerimize Allah’tan rahmet, geride kalanlara ise sabır ve esenlik diliyorum. Cenab-ı Allah ülkemize ve milletimize bu acıları bir daha yaşatmasın"

banner251