Verdiği mesajlar hakkında değerlendirmelerim:

•Büyük şehirlerde yaşam zorluğu, trafikte geçen saatler ve benzeri nedenlerle insanlar evlerine yorgun dönmekte ve ailelerine zaman ayıramamaktadırlar. Bu nedenle aile içi iletişim kopmakta, herkes aynı evin içinde olmasına rağmen sanki birbirlerine yabancı gibi yaşamaktadırlar. Bu durum, ailelerde çeşitli sorunların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

•Genelde dünyada ve ülkemizde aile diyaloğunun kopuşunun bir nedeni de tüm aile fertlerinin ve bilhassa çocukların bilgisayar, tablet ve cep telefonu gibi teknoloji bağımlılığı, evin içindekilerin birbirleriyle diyaloglarını yok etmekte ve insanların aynı çatı altında birbirlerine yabancılaşmasına yol açmaktadır.

•Bu şartlar altında bütün gün evinde çalışan ve didinen ev kadını yalnızlık hissetmekte, çeşitli sorunlar ile boğuşmakta, kocasının ve çocuklarının beklentilerini karşılamamaları nedeniyle ruhsal sıkıntıya girmekte ve kendisini hastalık olarak nitelendirilebilen temizliğe vermektedir.

•Aile babasının patronu ve eşi kendilerini ziyaret ettiklerinde ailenin dokuz yıldır tatil yapmadıklarını bilmelerine rağmen kendilerinin sık sık seyahate çıktıklarını anlatarak onların mutsuzluklarını daha da artırırlar.

•Ailenin annesi içinde bulunduğu şartlar nedeniyle hep birlikte bir psikoloğa gitmeye karar verirler. Psikolog aile fertleriyle tek tek görüşür ve içinde bulundukları ortamda muhakkak bir tatil yapmalarını önerir. Ayrıca ailenin annesine karar vermesini, bu kararı uygulamak için harekete geçmesini önerir. Psikolog ziyaretinden sonra aile seyahate çıkmaya karar verir. İçine kapanık bir yaşam süren anne ise bu ziyaretten sonra değişmeye karar verir ve bu değişim filmin tüm sahnelerinde de görülür.

•Aile, karavanla çıkılan yolculukta doğanın nasıl acımasızca kirletildiğini, atılan çöplerden fark ederler ve bu çöplerin piknik yapanlar tarafından bırakıldıklarını düşünürler.

•İstanbul’da mutsuz olan aile köy yaşamında daha az imkan ve daha az şeyle mutlu olurlar. Bunun nedeni, köy ortamının doğallığı ve insanların birbirleri ile beraber yaşaması yanında birbirleri ile her şeylerini paylaşmalarıdır.

•Filmin konusu içinde, ülkemizde sık sık dile getirilen tarım alanlarının rant için yok edilmesinin bir örneği olarak köyün zeytinlik alanlarının inşaat alanına çevrilmesine karşı köy halkının aile ile birlikte verdikleri mücadele etkileyicidir. Zeytinliklerin korunması için köylüyü harekete geçiren ve önderlik eden ailenin annesidir.

•Bu mücadelede sosyal medyanın gücü bir defa daha ortaya çıkar. Ailenin kızının çektiği videoların yayılması neticesinde konu tüm ülkenin konusu haline dönüşür. Köy halkının ailenin desteğiyle örgütlenmesi sonucu bu durum haberlere yansır ve köyün zeytinliğinin yok edilmesi engellenir.

•Burada da görüldüğü gibi her ne kadar bilgisayar, tablet ve cep telefonunun kullanılmasından rahatsız olunsa da 21. yüzyıl, medya ve dijitalleşme çağıdır.

•Büyük şehirlerde en ufak bir hizmete zaman zaman haddinden fazla ödeme yapmak zorunda kalan aile köydeki tamircinin hizmeti karşılığı para almamasını anlayamaz ve ödemek için ısrarlı olmalarına rağmen tamirci ve muhtar bu ödemeyi kabul etmezler. İnsan bu noktada büyük şehirlerde pek rastlanmayan bu yakınlığı halen Anadolu’nun birçok köşesinde yaşanmakta olduğunu fark etmekte ve bilhassa köylerde halkın halen misafirperver olduğunu görmektedir.

* * *

Filmin sonunda karavanla köyden ayrılan aile tepeden çok güzel ve insanı etkileyen manzaraları çekerken eminim ki seyirciler de zeytinliklerin kesilmeden kurtulmasından büyük bir mutluluk duydular.

İlerideki bir yazımda zeytinlikler konusundaki gelişmeleri ve yasal boyutunu tekrar ele alacağım.

İstanbul, 7 Mart 2018

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol