GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN YOL (Roman, 2010), AĞAOĞLU ve KÖYDEN İNSAN MANZARALARI (Anı-Roman, 2013) ile KASA SOYGUNU (Yaşanmış Öyküler / 2017) adlı yapıtlarında, bizleri roman ve öykülerinin kahramanlarıyla birlikte, yine nice farklı zaman ve yerlerde yaşattı Sayın Bahri Güven…

Bir Güzel İnsan YAŞAYAN EFSANE Dr. Rıfat Patır (2011) ise, Sayın Bahri Güven’in “Kendisini insan soyunun güzel ve sağlıklı yaşamasına adamış, kendi yaşantısı ile topluma örnek olmuş Çorum’un unutulmayan ve unutulmayacak olan isimlerinden birisi (de) saygıdeğer Dr. Rıfat Patır (…)”a (s. 17) armağan kitabı… Bu kitap da kimi sayfalarında beni alıp çocukluğuma götürdü. Dr. Rıfat Patır, benim çocukluğumda hemen herkesin “aile hekimi”; biz çocukların da “Dr. Rıfat Amca”sıydı. Kitapta fotoğrafı olan evlerini (s. 109) çok iyi hatırlıyorum. O güzel evin çiçekli bahçesi, içindeki kırmızı balıklı havuz, kameriye… bugün gibi gözümün önünde… Rahmetli eşleri Türkan Teyzeyi de derin bir saygıyla ve özlemle andım.

* * *

Sayın Salim Savcı Öğretmenimize…

Sonraki günlerde, yazılarıyla-kitaplarıyla bizleri eğitmeyi sürdüren Sayın Salim Savcı Öğretmenimizden “Bu beş sözcük, bir ülkenin eğitim sisteminin anahtarıdır.” diyerek imzaladıkları OKU-DÜŞÜN-DEĞERLENDİR-PAYLAŞ-UYGULA (İkinci basım, Çorum 2018) adlı kitaplarını aldım. Sayın Selahattin Aydemir’e ait olan sunuş yazısı “Bu kitapta hocam (Salim Savcı) bilgi veya ders vermiyor. Bilgi edinmenin, uygar insan olmanın, iyi, doğru ve sağlıklı düşünmenin kendi anahtarlarını veriyor. Artık kapıları açmak size düşüyor, haydi bakalım gençler!” biçiminde bir uyarıyla/vurguyla noktalanan kitap da, kitaplığımda Sayın Salim Savcı’nın diğer değerli kitaplarının yanında yerini aldı.

• • •

Aile Büyüğümüz Sayın Sungur Tekin Sabuncuoğlu’na…

Bana imzalanarak gönderilen son kitap ise, Sayın Sungur T. Sabuncuoğlu’nun kitabı YAZABİLDİKLERİM (Haziran 2018) idi. Kitabın yayımlandığı haberi Çorum Haber’de yer almıştı; ben de çok merak ediyordum kitabı doğrusu…

Sayın Sungur Sabuncuoğlu, çoğumuz biliyoruz sanırım, Çorum’da pek çok alanda izler bırakmış rahmetli Noter İhsan Sabuncuoğlu’nun oğludur. İhsan Sabuncuoğlu, rahmetli anneannem Nesime Köstekçi Uzel’in, teyze çocukları oldukları için, İhsan Ağabeyi idi. Böylece Sayın Sungur Sabuncuoğlu da; annemin Sungur Ağabeyi, benim de Sungur Dayımdır.

Önceki yıl gazetemiz Çorum Haber’in köşe yazarları arasında Sungur Sabuncuoğlu adını görmek bizi çok sevindirmişti. 6 Şubat _ 16 Temmuz 2016 arasında, birkaç günde bir yayımlanan yazıları büyük bir ilgiyle okumuştuk. Çok yakından tanıdığımız büyüklerimizi saygıyla, rahmetle, özlemle anmış; bildiğimiz olayları, yaşantıları hatırlamış; bilmediklerimizi ise, yazıları okudukça öğrenmiştik. Hele Sungur Dayımızın bir yazısında yer verdikleri; Sungur Dayı, rahmetli anneleri Vesile Yenge, anneannem Nesime, rahmetli kardeşleri Mete Ağabey ile küçük teyzemin birlikte oldukları fotoğrafı görünce çok sevinmiştim. Bana, hepsi hayatta ve karşımdalar gibi gelmişti! (Enterne Almanlar / S. T. Sabuncuoğlu / 20.03.2016 / Çorum Haber / bkz. www.corumhaber.net / Yazarlar / Sungur Sabuncuoğlu)

Çorum Noteri İhsan Dayımızı; sıkı disiplinini, çevresinden de hep aynı beklentide olduğunu, Çorum’a kültür alanında verdiği hizmetleri çok iyi biliyorum; ancak vefatını pek hatırlayamıyorum. O zaman ben Çorum’dan ayrılmış, Ankara’da sağlık açısından sorunlu günler geçirmekteydim. Vesile Yengemizi ise son görüşüm Ankara’da, 2006 yılındaydı sanıyorum, kendilerini yitirişimizden kısa bir süre öncesinde ziyaretine gidişimizdeydi. Yüzyıllık bir ömrü geride bırakmış olmasına karşın hiç de göstermiyordu! Sungur Dayı ile son görüşmemiz, birkaç yıl önce Ankara’da, Maltepe Camisi’nde kardeşleri Mete Ağabey’i son yolculuğuna uğurlarken olmuştu. Daha sonra ise Çorum Haber’deki yazılarımız, aramızda yine güzel bir iletişimi sağladı.

Sungur Dayımızın “Yazabildiklerim” adını verdikleri kitabının “önsöz”ünden 2015 yılında “yazma”ya yakınlarının istek ve ısrarlarıyla başladığını, yenilerin yanı sıra önceden yazılmış olanların da gözden geçirilmesiyle Çorum Haber’de okuyabildiğimiz yazılarının ortaya çıktığını öğreniyoruz. Sonrası ise gazetede yayımlanmayanların, Sungur Dayımızın kapak fotoğrafı da içinde olmak üzere, kendi çektikleri güzel fotoğraflar ile aile fotoğraflarının eklenmesiyle “belge” değerini taşıyan kitabın basılması… Kitabın adının neden “Yazabildiklerim” olduğunu da açıklıyor.

Bu kitabı okurken de, yine pek çok anım canlandı; tanıdığım-bildiğim, insanlar-yerler-olaylar arasında dolaştım. Mutlu anılarla sevinçler, acılarla üzüntüler yaşadım.

• • •

Upuzun süren bir okuma şölenine son vererek, bu değerli armağan kitapları kitaplığıma yerleştirirken, yazarları saygıdeğer büyüklerime emekleri ve zahmet ederek gönderdikleri için bir kez daha teşekkürler ediyor, en derin saygılarımı sunuyorum.

7 Eylül 2018 / ANKARA

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol