22.09.2020, 00:06 76

GAZETELERDEN KESTİKLERİM-KÜRT POLİTİKALARI ve TÜRKİYE’NİN BD’NİN JEOPOLİTİK OYUNUNDAKİ YERİ !

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Dünya Gündemi Gazetesi’nin 23-30 Nisan 2006 tarihli sayısında, iki bölüm halinde ve iki tam gazete sayfa olarak yayınlanan bu uzun makalede 1840’lı yılların başından beri Kürtlerin Rusya’da bilinmeyen bir millet olduğu ve Kürt davasının da orada bilinmeyen bir dava olduğu açıklanmaktadır. XX yüzyılda Kürtlere dair bilgiler çoğunlukla akademik bir bilgi olsa da bu bilgi eksikliğinin Rusya’da politika oluşturmaya engel teşkil etmediği belirtilmektedir. Bugün ise Kürtler ve Kürt davasının Orta Doğu’da ön plana çıktığına ve siyasi olarak da giderek hoş görülmez bir hal aldığına dikkat çekilmektedir.

Bu yazıda Kürtlerin bağımsızlık kazanma yolundaki mücadelelerini detaylı olarak ele alan yazara göre tarihteki tüm kalkışma hareketlerinde olduğu gibi, Sevr Antlaşması ile kendilerine tanınan kendi devletlerini kurma fırsatını kaçırdılar. İslamcı ve antiemperyalist sloganlarla yönlendiren Türkler tarafında yer aldıkları için Lozan antlaşmasının içerisinde böyle bir imkanı elden kaçırdılar. Bu konu makalede geniş bir şekilde anlatılmakta ve Türkiye, Irak ve İran’da meydana gelen isyanlarından ve devlet kurma girişimlerinden tarihsel olaylardan bahsedilmektedir. Kuzey İran’da Sovyetler Birliği tarafından işgal edilen bir bölgede kurulan Mehabat Kürt Cumhuriyeti’nin kısa ömürlü olduğu, Mustafa Barzani isyanının ise savaştan sonra İngiltere’nin Irak’a verdiği yardımla bastırıldığı anlatılmaktadır.

Yazar 1961-1975 yılları arasında Mustafa Barzani’nin başlattığı isyanın hızla pan- ulusalcı kurtuluş hareketine dönüştüğünü, fakat uluslararası durumun onların lehine olmadığını belirtiyor ve Batı’nın Türkiye ve İran’da istikrarın bozulmasından, Sovyetler Birliği’nin de Arap rejimlerinin istikrarsızlığa sürüklenmesinden korktuğunu açıklıyor. Her iki tarafın da Saddam’ın 15 yıl boyunca Kürtlere uyguladığı soykırıma maruz kalmasını soğukkanlılıkla izlediklerine dikkat çekiyor. 90’ların başından itibaren bölgede ortaya çıkan yeni yapısal durumun ve değişikliğin Kürtlerle çok ilgilenen küresel tek süper güç olan bir gücü(ABD) sahneye çıkarttığını belirtiyor.

* * *

Bu kısımdan sonra, yazarın satırlarını Türkiye ile ilgili olduğu için sizlerle aynen paylaşmayı istiyorum.

* * *

“1991’in önemli olaylarını kısaca hatırlayalım: Saddam’ın bozguna uğratılması, Kürdistan’da ulusal ayaklanma, ayaklanmanın bastırılması, Kürtlerin kitle halinde Türkiye ve İran’a göçü ve sonuçta Iraklı askerleri Kürdistan’ın o kesiminden çıkartmak ve orada fiili olarak bağımsız bir Kürt devletini kurmak için Kuzeyden Keşif operasyonu. Kürtler için o dönemde Sovyet tehdidinin olmaması bir şanstı ve Türkiye artık ABD’nin jeopolitik oyununda kilit bir oyuncu değildi; İran artık ABD’nin dostu değildi ve Suriye tamamen endişelerinin kapsamı dışındaydı. Dolayısıyla ABD’nin, en azından, Türkiye ile hala önemli olan ittifakının çizdiği sınırlar içinde Iraklı Kürtleri desteklemeye gücü yetti. Fakat Türkler, Mart 2003 tarihinde ABD’nin Irak’a saldırısı için topraklarının üs olarak kullanılmasını reddettiği zaman kendiliklerinden pot kırmış oldular. Bu doğal olarak Amerikalıları Türkiye’ye karşı üstlendikleri çok sayıda taahhütten serbest kıldı. Türkiye’nin payı yekûndan düşürüldü, buna karşılık Kürtlerinki arttı. Artık bundan sonra ABD, kimi zaman açıkça, Türkiye’nin Irak Kürdistanı’ndaki çıkarlarını göz ardı etti. Dolayısıyla, 1991-2003 arasında meydana gelen olayların bir sonucu olarak, fiilen yarı bağımsız, kanunen meşru bir Kürt devletimiz oldu. Bu devlet aslında ABD’nin bölgedeki en güçlü jeopolitik üssüdür. Beğenin ya da beğenmeyin, fakat bu son nokta bir gerçektir.”

* * *

Yazının bundan sonraki kısımları 2006 ‘ya kadar olan gelişmeleri ve Kuzey Irak’ta kurulan Bölgesel Yönetim’in gelişme imkânlarını ve bir Kürt devleti olma ihtimali üzerinde duruyor.

* * *

Bu yazının özü 2003 yılında 1 Mart tezkeresi Meclis’te kabul edilseydi Ankara ile Washington arasında bir kriz olmayacaktı ve yazarın söylediği gibi ABD Türkiye’nin çıkarlarını göz ardı etmeyecekti. Belki de Irak’ın kuzeyinde özerk bölgesel Kürt Devleti kurulamayacaktı. Türkmen grubunun varlığı daha güçlendirilecekti.

Lütfen aşağıdaki yazıyı da okuyunuz.

(Deniz Bölükbaşı, https://www.hurriyet.com.tr/gundem/hala-1-mart-tezkeresinin-bedelini-oduyoruz-40604056)

İstanbul,23 Ağustos 2020

Kaynak:

Yuri Nabiyev, “Kürt Devleti İhtimali”, Rus Haber Ajansı Regnum, Moskova,

6 Nisan 2006 (Bu makale Dünya Gündemi Gazetesi’nin 23-30 Nisan 2006 tarihli Haber&Analiz kısmında Türkçe olarak yer almıştır)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
17°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 29 Ekim 2020
İmsak 05:35
Güneş 07:00
Öğle 12:29
İkindi 15:20
Akşam 17:48
Yatsı 19:08

Gelişmelerden Haberdar Olun

@