Fitne kelimesi sözlüklerde; anarşi, terör, karışıklık, geçimsizlik, bozgunculuk ve ara bozuculuk olarak açıklanır. Ayrıca; Müslümanlar arasında bölücülük yapmak, Müslümanları sıkıntıya, zarara, günaha sokmaya ve insanları isyana kışkırtmaya da “Fitne” denilmektedir. (1)

Yüce Allah (c.c) insanları toplum halinde yaşama kabiliyeti ile yaratmıştır. Cemiyet halinde yaşayan insanların birlik, beraberlik, kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma duyguları ile huzur içerisinde

Yaşamaları, başta İslam Dini olmak üzere, bütün semavi dinlerin amacıdır

Toplumun (milletin) fertleri arasında fitne çıktığı, yani anarşi ve terör olduğu zaman; milli bütünlük ortadan kalkar, insanlar kamplara (gruplara) bölünür, kardeş kardeşe düşman, akraba akrabaya hasım olur. Bu durum da, devletin sarsılmasına sebep olur. Tarih, fitne ve anarşi yüzünden yıkılıp yok olan nice devletlere sahne olmuştur. Bu sebepledir ki; Yüce Allah (c.c) Kur’an-ı Kerimde fitne ve terörün zararını bildirmiş, fitne ve anarşiye yaklaşmayın buyurmuş, fitne, terör ve anarşi ile mücadele etmeyi emretmiştir.

Fitne (anarşi) kıtalden daha tehlikelidir. Allah Teala Kur’an-ı Kerimin bakara suresinin 191. ayetinde mealen, “Fitne (anarşi) adam öldürmeden (kıtalden) daha kötüdür (daha tehlikelidir)” buyurmuştur. Çünkü adam öldürmede ölen ve öldüren bellidir. Ölen neden öldürüldüğünü, öldüren de niçin öldürdüğünü bilir. Fitne ve terör ortamında ise çoğu zaman ölenler ve öldürenler vardır ve belli değildir. Ölen neden öldürüldüğünü, öldüren de niçin öldürdüğünü bilmez.

Fitne aynı zamanda kıyamet alametidir. Nitekim Peygamber Efendimiz Ebu Hureyre’den (r.a.) rivayet edilen bir hadisi şeriflerinde mealen, “Hayatımı kudret elinde tutan zata yemin olsun ki, katilin niçin öldürdüğünü, ölenin de neden öldürüldüğünü bilmeyeceği zaman insanlara gelinceye kadar, bu dünyanın sonu gelmeyecektir” buyurmuştur. Dinleyenler: “Ya Rasulallah bu nasıl olacak?” deyince; Peygamberimiz de, “ Fitne ve anarşinin çoğalması, öldürmelerin çoğalması, böyle bir ortamda öldüren de, ölen de cehennemdedir.” buyurmuştur.

Fitnenin zararı toplumadır, yani umumidir. Bir ülkede fitne çıktığı zaman, onun zararı sadece hak edenlere, yani fitneyi çıkaranlara değildir. Bilakis bütün toplumadır. Nitekim Kur’an-ı Kerimin Enfal suresinin 25. ayetinde Allah-ü Teala mealen, “Zararı sadece hak edenlere olmayıp, umuma olan (yani günahlı-günahsız, suçlu ve suçsuz herkese olan) fitne ve terörden uzak durun, (Eğer fitne ve terörden uzak durmazsanız) biliniz ki (emirlere uymayanlara) Allah’ın azabı (çok) şiddetlidir” buyurmaktadır.

Yüce Allah anarşi ve terörün zararından toplumları korumak için, insanlara bunlarla savaşmalarını, önleyici tedbirler alarak mücadele etmelerini de emretmiştir. Nitekim bakara Suresinin 193. ayeti kerimesinde mealen, “Fitne (anarşi) tamamen yok oluncaya ve din de Allah için tatbik edilinceye kadar, fitneci ve anarşistlerle savaşınız. Eğer fitne ve anarşi çıkarmaktan vazgeçerlerse, zalim ve aşırılardan başka kimseye düşmanlık yoktur” buyurulmuştur.

Günümüz dünyasında fitne ve anarşi, milletleri ve devletleri ayrık kökü gibi sarmıştır. Öyle ki huzur içerisinde yaşayan tek bir milleti, tek bir devleti göstermek mümkün değildir.

Fitne ve anarşinin sebepleri;

1-“Yalan, iftira, gıybet, fuhuş, içki ve kumarın artması,

2-İkiyüzlülük, söz taşıma, cimrilik ve öldürmelerin çoğalması,

3-Zamanın bereketinin kalmaması (zamanın çabuk geçmesi),

4-Fitneci, anarşist ve teröristlerin çoğalması ve

5-Salih amellerin azalması olarak sıralanmaktadır.

O halde bir ülkede fitne ve terörün çıkmaması için, her şeyden önce, bu sebeplerin ortadan kalkması ve kaldırılması için mücadele edilmeli ve çalışılmalıdır.

Dünyada güç dengelerinin bozulması da, fitne ve teröre neden olmaktadır. Doksanlı yılların başında Rusya’nın dağılması ile tek kutuplu hale gelen dünyada Fitne ve anarşinin daha da arttığını, huzurun daha fazla bozulduğunu, görmemek mümkün değildir.

Dünyanın huzuru için güç dengelerinin varlığı, vazgeçilmez bir gerçektir. Nitekim dengelerin sağlanması ve öneminin vurgulandığı Enfal süresinin 85. ayetinde yüce Allah (c.c) hazretleri mealen, “Gayri Müslim olanlar birbirlerinin yardımcılarıdırlar. Eğer (Müslümanlar olarak) siz de bunu yapmazsanız (yani siz de birbirinizle yardımlaşma ve dayanışma içinde olmazsanız) yeryüzünde (dengeler bozulacağı için) büyük bir fitne, anarşi ve fesat olur.” buyrulmaktadır. Yani yeryüzünde Müslümanların huzur ve güven içerisinde yaşamaları için, gayri Müslimlerin askeri, ekonomik ve kültürel güçlerini dengeleyecek, caydırıcı bir güce sahip olmaları gerekir. Aksi halde bu gün olduğu gibi Müslümanlar, her yerde ezilen ve mazlum durumunda olan topluluklar halinde olurlar.

her devirde olduğu gibi zamanımızda da, fitneciler vardır. Görünen odur ki günümüzde fitne ve fesatçılar çoğalmışlar ve onun içinde insanlığın huzuru kalmamıştır. Çünkü bu gün devletler ve milletler karşılıklı ve mertçe savaşmıyorlar. Her birisi fitneci teröristleri el altından destekleyerek taşoron olarak kullanıyorlar. Onun için bu gün eşkıyanın elinde, birçok devletlerin bile sahip olamadığı kadar çok ve çeşitli silahlar vardır.

(SÜRECEK)

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol