Çizgi ustalarımızdan Semih Poroy’un, bu yıl Varlık Yayınları’nca iki kitabı yayımlandı: “Feklavye”(1) ile “Neye Vinyet Neye Kısmet”(2).

Feklavye, Semih Poroy’un Cumhuriyet Kitap ekinde yer alan çizgilerinden bir seçki. Daha önce, 2008 yılında Sel Yayınları’nca yayımlanan Feklavye’nin bu baskısı renkli ve büyük boyda. Neye Vinyet Neye Kısmet ise, Semih Poroy’un Varlık Dergisi’ndeki otuz yıllık çizimlerinden seçilerek oluşturulmuş kitabı.

Semih Poroy’un, özellikle Feklavye’sinin bir tutkunu olduğumuz için, kitapları da kitaplığımızda hemen yerlerini aldılar.

Ayrıca, arşivimizde bu kitaplarda yer almayan başka çizgileri de bulunmakta. İçlerinde bir “Feklavye” var ki… “Kitap” bizim için ne demektir, bu Feklavye’de sanki bir aynadan yansır gibi görünmekte:

(Cumhuriyet Kitap ekinden)

Çocukluğumuzdan bu yana, kitapları kardeşimiz, arkadaşımız saydık; yalnızlığımızın ilacı oldular. Bilgiye susadıkça, kana kana içtiğimiz pınardılar. Yolculukları özledik, bizi uçsuz bucaksız diyarlara götürdüler. Kaçışlarımızda onlardı, yine sığınaklarımız…

Okuduk, okuduk… Gün geldi, kitaplarımızın bize verdikleri içimize sığmaz oldu... Sanki sözcükler, içimizde kıpırdayan kelebekler gibiydi; uçup uçup kâğıtlara konmaya başladılar. Bir yandan okuyoruz; bir yandan elimizde kalem, yazıyoruz…

Okumayı, boş vakit geçirme işi sayanları garipserdik. Şimdi ise, “yazmak” için söylenenler karşısında ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Hele, okumaya bile hiç niyetlenmeyenlerin ağızlarından dökülenler!... İşte birkaçı:    

“Para alıyor musun?”

“İyi iyi, meşgale olur!”

“Torpilin mi var?”

“Bu ülkeye de böyle dinozorlar(3) yakışır!”

Peki, böyle düşünüp söyleyenlere;

“Gitgide yalnızca para için, parayla süren bir hayatta; profesyonel değil, amatör olduğunuzu”;

“Televizyonun karşısına geçip eğlencelik diziler, yarışmalar… dururken bir kitabı bile hakkını vererek okumayacak olana “yazma”nın ne olduğunu”;

“Tanıdığa, eş-dosta başvurmadan iş yapanın sayılı olduğu bir yerde; yoluyla, bileğinin gücüyle başlayıp ilerlemeyi”; 

“Ne haddimize, dinozorluğun hiç de kolay iş olmadığını”;

Nasıl anlatabilirsiniz ki…

Artık, “ne yaparsak yapalım, yaptığımız karşımızdakinin anlayabildiği/algılayabildiği kadardır”(4), diyerek mi geçelim; yoksa biz de Feklavye’lik hallerimizi Semih Poroy ustanın çizgilerine mi havale edelim?

(1) Çorum Haber Gazetesi’nde 4 Haziran 2016 günü, köşe yazarlarından Gazanfer Eryüksel’in, Semih Poroy’un Feklavye kitabı ile ilgili, “Feklavye”nin Aynalar Galerisi… başlıklı güzel bir yazısı yayımlanmıştı.

(2) Cumhuriyet Kitap ekinin 24 Kasım 2016 tarihli 1397. sayısında, Semih Poroy’la yapılan Neye Vinyet Neye Kısmet kitabı ile ilgili konuşmanın yayımlandığı sayfalara, 30 Kasım 2016 günü Çorum Haber’de de yer verilmişti.

(3) Dinozor sözcüğünün birkaç anlamı vardır. Burada, kendi çıkarını düşünmeyip toplumun yararı için fedakârca davranan anlamıyla kullanılmıştır.

(4) Mevlana’nın “Ne söylersen söyle, söylediğin karşıdakinin anladığı kadardır.” özdeyişinden esinlenerek…

26 Aralık 2016 / ANKARA   

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol