Çorum’ da geride kalan 65 yılı anımsarken aklıma, Kıdış Pınarı, Ömer Paşaların Havuzu, bizim şimdi otopark olan yerdeki 4x4 havuz ve İnayetullah camiinin hiç durmadan akan oluklu çeşmesi geliyor.
Mahallenin hayvanlarının su içmek için ve faytoncuların öğle sıcağındaki uğrak yerleriydi bu çeşmeler.
Atları su içer, faytoncu elini yüzünü yıkar, çoğu da abdestlerini alıp giderlerdi. Namazı da herhalde Ulucami’de kılarlardı. Faytoncuların durağı Ulucami’ye yakındı.
Yine o yıllardan anılar, Kemal Demirer, benim Sanat Okulundan 1950-1952 Türkçe öğretmenimdi. Aynı zamanda müdür yardımcısıydı Kemal Bey. Sonra ise 1953-1955 yılarında Lütfü Köksal. Hepsi rahmetlik oldu. Allah gani gani rahmet etsin. Defterleri sağ yanından verilmiştir inşallah ve mekânları cennet olur inşallah.
Kemal Bey sonradan belediye başkanı oldu. Kemal Bey, atların dışkısı yere dökülmesin diye at sahiplerinin arabalarına bez bağlama uygulaması getirdi. At sahipleri ilk zamanlar çok kızdı, ama sonra onlarda memnun oldular bu işten.
Yukarda bahsettiğimiz çeşmelerin suları kümbetten geliyordu. Albayrak otoparkın orada yol dörde ayrılıyordu. Ve birisi Ulucami’ye, birisi Albayrak okulu tarafına, kümbete giden yol ise Ömer paşaların yanından Dörtyol ağzına gelince sağa giden yolda 100-150 metre ilerdeydi.
Kümbet sarı levhaya en layık olan, yıkılıp giden bir emanet. Herhalde oradaki evlerin birinin bahçesinde bir kısmı şimdi hala duruyormuş. (Kümbet: Gelen suyun taksim edildiği kapalı oda. )
Kümbete gelen su dağıtılırdı. Bu su bazı evlerin bahçelerindeki havuza akardı.
Önemli olanı sokak çeşmeleriydi. Bizim mahallede Kümbete en yakın çeşme Ömer Paşaların oradaki 4 yol ağzındaki çeşme, yine onun aşağısında Kıdış Pınarı. Biraz aşağıya gelip sağa dönünce, şimdiki İmam Hatip’ e giden yolda, eski Kız Sanat Enstitüsünün önündeki çeşme. Ana yoldan biraz aşağı gittiğimizde ise solda, şimdiki Kâtipler Konağının Karakeçili camiine giden cephesindeki çeşme vardı.
Bunların çoğunda kapatma musluğu yoktu. Hepsinin önünde taştan oyulmuş oluklar vardı. 100-150 litre su alacak büyüklükte idi bu oluklar. Mahallenin hayvanları ve at arabalarının faytonların atları buralardan su içerlerdi. Evlerin çoğunda da su olmadığından hayvanlar sabah akşam bu çeşmelere su içmeye getirilirdi.
Bizim havuzdan komşumuz Kürt Alo’ lara su giderdi.
Evlerde buzdolabı yoktu. Raif amcalardan buz gelirdi, Ramazan sıcağında ikram olarak.
Simitçi Hamdi ağa, börekçi Yaşar. Allah hepsine gani gani rahmet etsin, mekanları cennet olsun inşallah.
Saygı ve sevgilerimle.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol