36. Çorum Hitit Festivali ile ilgili bundan önceki yazımda dünyada tanınmış ulusal ve uluslararası festivallerden bahsetmiştim. Bu yazımda ise dünyaca tanınmış dört festival ile ilgili bilgiler vereceğim.

Bayreuth Richard Wagner Festivali

Almanya’da uzun yıllar yaşamama rağmen bu festivale katılamadığım için hep üzüldüm. Hayatında katılmaktan en büyük mutluluk duyduğu festivalin Bayreuth Festivali olduğunu anlatan yakın arkadaşım Günter Meyerhoff’tan bu festival hakkında çok olumlu değerlendirmeler dinlemiştim. Nitekim, Ertuğrul Özkök de bu festivalin dünyada bileti en zor bulunanların başında geldiğini, her yıl 500.000’den fazla insanın bilet almak için başvurduğunu, sadece 50.000 biletin satışa sunulduğunu ve kendisinin Almanya’daki bağlantıları sayesinde Wagner’in Tannhauser isimli operası için zorlukla bilet temin ettiğini köşesindeki yazısından öğrendim.

Yaz aylarında Almanya’nın ve dünyanın opera severlerinin katılmak için can attıkları bu festival tanınmış Alman opera bestecisi, tiyatro direktörü, müzik teorisyeni ve yazarı Richard Wagner Festivali olarak adlandırılmıştır. Bunun nedeni, kendisinin fikirleri tiyatro mimarisi üzerinde de etkili olduğu ve yakın bir mimar arkadaşına çizdirdiği Bayreuth Opera Binası’nın inşaatını kendi maddi imkânları ile başlatması ve daha sonra imkânlarının yetmemesi nedeniyle hayranlarının (fan) desteğiyle inşaatı devam ettirmeye çalışması, bu da sonuç vermeyince kral Ludwig II’den borç alarak Festival Tiyatrosu (Festpielhaus) binasını bitirmesi ve ilk defa 1876 yılında Festivali Nibelung’un yüzüğü( Der Ring des Nibelungen) ile başlatmasıdır. Daha sonra Parsifal gibi Wagner’in klasikleri burada sergilendi.

Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz 1867 yılında gerçekleştirdiği ve 47 gün süren Avrupa seyahati sırasında Almanya'daki Bayreuth opera binası yapımına 700 bin avroluk finansal destekte bulunmuştur. Sultan operaya ayrı bir ilgi duymuş ve sadece opera değil sanatın diğer dallarına da büyük önem vermiştir.

Bayreuth Festival Vakfının yıllık bütçesi 18 milyon Avro iken vakfın zenginliği 180 milyon civarındadır. “Bayrueth Festivali Dostları” kuruluşunun üye sayısı 5100 olup bunların 1300 yurt dışındandır. Bu üyeler festivale yıllık 4.6 milyon Avro destek sağlamaktadırlar. Festival kartlarının dağıtımında bu üyeler önceliğe sahiptirler. Genelde bilet temini için 10 yıl beklenilmesi gerekmektedir.

Salzburg Festivali

Sanatın dünyadaki en önemli merkezlerinden biri olan ve sanatla iç içe yaşayan Salzburg’da her yaz önemli bir müzik festivali genellikle Ağustos ayının başından sonuna kadar devam etmekte ve bünyesinde çok sayıda program yer almaktadır. İlki 1920 yılında gerçekleştirilen bu festival, opera, bale, tiyatro ve konserlerden oluşan dünyanın en önemli festivallerinden birisidir. Bu festivallerde öncelikle Mozart’ın eserleri çalınır, ardından Strauss, Handel, Beethoven gibi ünlü bestecilerin parçalarına da yer verilir. Ünlü besteci Wolfgang Amedeus Mozart’ın 18. yüzyılda burada doğmuş olması, festivalin önemini daha da artırmaktadır. Esasen Salzburg’un sembolü Mozart’dır. Şehri dolaştığınızda hep Mozart’a ait bir şetler görürsünüz. Hediyelik eşyalar ve çikolatalarda Mozart’ın fotoğrafı yer almaktadır.

Bu Festivali, 70’li yıllarda bir yaz döneminde bilimsel çalışmalar yapmak üzere bulunduğum Stuttgart’ta bir gezi grubuna katılarak, izleme imkânım olmuştu. Mozart’ın şehrinde kendisine ait Sihirli Flüt Operasını izlemiş ve dinlemiştim.

1956 yılında Büyük Festival Binasının ( Grosses Festspielhaus) inşa edilmesine katkı sağlayan Salzburg Festivali Vakfı 2017 yılında 27 milyon Avroluk bilet satışı yapmış ve Salzburg şehrine 183 milyon Avroluk bir katkı sağlamıştır. Diğer bir ifade ile festival bir turizm sanayi oluşturmuş durumdadır. Burada yılda 5 kez farklı festivaller gerçekleştirilmekte ve bunlardan en tanınanı ise Salzburg Festivali’dir.

İstanbul Festivali

Nejat Eczacıbaşı önderliğinde, 1973 yılında 17 işadamı ve sanatsever tarafından kurulan İstanbul Kültür Sanat Vakfı kâr amacı gütmeyen ve kamu yararına çalışan bir kurumdur. Vakfın birinci hedefi, kültür ve sanat çalışmalarının en seçkin örneklerini sunmak ve aynı zamanda sanat yoluyla uluslararası bir platform oluşturarak Türkiye’nin ulusal, kültürel ve sanatsal değerlerini tanıtmaktır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 50. yıldönümü olan 1973 yılında düzenlenen ilk İstanbul Festivali, programında çoğunlukla klasik müziğe yer veriyordu. Bir süre sonra festival kapsamında diğer sanat dallarına da yer verilmeye başlandı. Film gösterimleri, tiyatro, caz, bale performansları ve tarihi mekânlarda gerçekleştirilen sergilerle festival zenginleştirildi. Son yıllarda bu dalların her biri ayrı ayrı birer festival olarak gerçekleştirilmektedir.

İstanbul Festivali’ne, ilk defa 1983 yılında bakanlığım döneminde hemşehrimiz Kültür ve Turizm Bakanı İlhan Evliyaoğlu ile birlikte açılışına katıldım. İzmir’den İstanbul’a taşındıktan sonraki yıllarda, bu festivalin çeşitli sunumlarını ve programlarını takip ettim. Bu programlardan Mozart’ın Osmanlı’dan izler taşıyan “Saraydan Kız Kaçırma” operasının eserin geçtiği Topkapı Sarayı’nda sahnelenmesi beni çok etkilemişti. Bu nedenle, bu eseri aynı yerde takip eden yıllarda da izlemekten büyük haz duydum.

Bodrum Festivali

2005 yılında, Doğuş Grubu’nun kuruculuğu ile yola çıkan Bodrum Müzik Festivali klasik müziğin gelişimine katkıda bulunmak ve Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Bodrum'da yerli ve yabancı ziyaretçileri klasik müziğin evrensel değerleri çerçevesinde bir araya getirmek amacıyla, her yıl Temmuz ve Ağustos aylarında belirlenen tarihlerde tertiplenmektedir. Bu festival de dünyaca ünlü sanatçıların katılımı ile müzik severler buluşmaktadır.
2014 yılında 10'uncusu gerçekleşen bu festivalde Gala Konserinde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) ile birlikte ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say’ın, Dünya Prömiyerini (ilk sunumu) yaptığı ''Yunus Sırtındaki Çocuk'' adlı eserini izlemiştim.

Bodrum Müzik Festivali, bugün Bodrum’un sanat rotası haline gelmesinde önemli bir etkinlik olarak öne çıkmaktadır. Bu festivallere dünyanın tanınmış sanat yıldızları katılmaktadır.
 

Sonuç

Dünyada sanatsal faaliyetleriyle tanınan ve şehirlerine her yıl binlerce sanatseverin gelmesini sağlayan festival örneklerini sizlerle paylaştım.

Şehrimizde tertiplenen Hitit Festivali’nin öncelikle ulusal ve ileride uluslararası arenada tarihsel adıyla orantılı bir şekilde tanınmasını temin için, bu dört örnekte olduğu gibi Türk müziği sunumları yanında klasik müziğe, caza, baleye, tiyatroya ve diğer sanat dallarına da programlarında yer verilmelidir.

Bunların yapılabilmesi için öncelikle şehrimizde bir Kültür Merkezi inşa edilmeli ve buranın içinde faaliyet gösterecek Kültür Bakanlığı’na bağlı yerleşik bir Çorum Tiyatrosu’nun faaliyete geçirilmesi sağlanmalıdır.

Yukarı da anlattığım örneklerde olduğu gibi, şehrimizde bu faaliyetleri destekleyecek yeni bir vakıf kurulmalıdır. Böyle bir vakıf kuruluncaya kadar Çorum Ticaret ve Sanayi Odası’nın kurucusu olduğu ve desteklediği Çorum Hitit Vakfı bu görevi üstlenmelidir.

Bodrum- Dörttepe, 21 Temmuz 2019

Kaynaklar:

- http://www.medyaavrupa.com/sultan-abdulaziz-almanya-da-anlatildi/6098/

-Ertuğrul Özkök, “En snoplar için hâlâ Bayreuth 1 numara”, Hürriyet , 10. 7.2019

- https://www.welt.de/kultur/article1059886/Den-Bayreuther-Festspielen-geht-das-Geld-aus.html

-https://www.salzburgerfestspiele.at/en/

-ttps://muzik.iksv.org/tr/festival-hakkinda/tarihce

-http://www.milliyet.com.tr/pembenar/topkapi-ya-unlu-konuk-532625

-http://www.bodrummuzikfestivali.com/

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol