18.09.2020, 00:18 103

DÜNYA LİDERİ NASIL OLUNUYOR

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

Kendi kendine, “ben dünya lideriyim” demekle; ya da yanardönerlere öyle dedirtmekle; dünya lideri olunmuyor.

Dünya lideri olmak için öncelikle, her konuda dürüst olmak gerekiyor.

Sonra?

Sonra, lideri olduğu topluma, kendini adamak gerekiyor.

Sonra?

Sonra, kulaktan dolma bilgilerle değil; çok okuyarak hemen her konuda bilgi sahibi olmak gerekiyor.

Alıcı değil, verici olmak gerekiyor.

Tüketici değil, üretici olmak gerekiyor.

Yok edici değil, yaratıcı olmak gerekiyor.

Batırıcı değil kurtarıcı olmak gerekiyor.

Müsrif değil, tutumlu olmak gerekiyor.

Halkı açlık sınırında iken; saray üzerine saray yaptıran değil, mütevazı bir konutta oturmayı yeğleyen olmak gerekiyor.

Bölen, ötekileştiren değil; bütünleştiren, birleştiren olmak gerekiyor.

Günü değil, geleceği görmek gerekiyor.

Çok konuşarak değil, az ve öz konuşarak meramını anlatmak gerekiyor.

Önce ben değil, önce ulusum demek gerekiyor.

Kendi kendine övgüler düzen ya da düzdüren değil; övgüyü tarihi kaynaklardan (özellikle de yurtdışı kaynaklardan) alan olmak gerekiyor.

Halkını geriye götüren, yerinde saydıran değil; çağdaş uygarlık düzeyine eriştirmek için her şeyi göze alan olmak gerekiyor.

Devletin malını mülkünü satan değil; devletinin taşına, toprağına, malına, mülküne sahip olmak gerekiyor.

Yayılmacı ülkelerin önünde ezik değil; sözüyle, uygulamasıyla sözünü geçiren ve sözünü dinleten olmak gerekiyor.

Bu ülkenin kurucusu ve kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk gibi 57 yıllık ömrünün; sadece 11 yılını kendisi için yaşayıp; geriye kalan yaşamının 13 yılını askeri eğitimle, 18 yılını savaş alanlarında

savaşarak, 15 yılını yoktan bir ülke yaratmaya çalışarak geçiren bir lider gibi olmak gerekiyor.

Elde avuçta olmayan olanaklarla kazanılan bir savaştan tığ teber çıkıp, Osmanlı’nın tüm borçlarını ödedikten sonra; hiç borç almadan 48 fabrika kuran Atatürk olmak gerekiyor.

2000’li yıllarda (bile) kurulamayan uçak sanayini, 1935’li yılların yokluk günlerinde kurup, uçak ihraç eden ülkenin lideri olmak gerekiyor.

Varını yoğunu yakınlarına değil; tüm mal varlığını ülkesine bağışlayan olmak gerekiyor.

Yanan, yakılan, talan edilen ormanları seyreden değil, tek bir ağacın dalını kesmemek için, koca köşkü yerinden oynatıp, kaydıran olmak gerekiyor.

Ülke aleyhine dillendirilen söylemlere Atatürk zekâsıyla, Atatürk gibi müdahale etmek gerekiyor.

Örnek mi?

Örnek de verelim.

Yıl 1931…

Fransa’nın dünyaca bilinen Larousse adlı sözlüğünde; "Kazığa oturtmak" diye bir deyim, karşısında da “bir sivri bir kazık hazırlayıp, kazığın bir ucu insanların ağzından çıkacak şekilde üzerine oturtmak.” şeklinde bir açıklama yapılmış, “kazığa oturtmak” anlamına gelen bu açıklama için bir de örnek verilmiştir.

“Türkler, bugün bile esirlerini kazığa oturturlar."

Atatürk bunu öğrenince, Fransız Büyükelçisi"ni yemeğe davet ediyor.

Elçi, Köşke geliyor, yemekler yeniyor.

Yemek sonrası Atatürk, Elçiye, bu deyimin anlamını soruyor.

O da bildiği anlamı söylüyor.

Atatürk; “Deyimin başka bir anlamı var mı?” diye sorunca, Büyükelçi; “Bunu söylemek için sözlüğe bakmam gerekir efendim” diyor.

Bunun üzerine görevliler, Atatürk’ün kendilerine öğütlediği şekilde Fransa’nın o meşhur Larousse sözlüğünü getirip, Büyükelçinin önüne koyuyorlar.

Elçi, işin henüz nereye varacağını bilemediğinden; büyük bir hevesle, sözlüğün ilgili bölümünü okumaya başlıyor.

Ancak o sözcüğün karşısında “kazığa oturtmak” konusunda verilen örnek tümceye gelince, Elçi, okumayı kesip, yutkunarak Atatürk’ün yüzüne bakıyor.

Atatürk, "Demek biz Türkler; esirlerimizi kazığa oturtuyormuşuz öyle mi, Sayın Sefir? Sözlüğünüze böyle yazmışsınız, bu doğru mu?" diyor.

Sefir, heyecanla sözlüğü biraz karıştırıyor ve kaçamak bir nokta bularak; "Efendim bu sözlük; Katolik Kilisesi’nin matbaasında basılmış. Bildiğiniz üzere biz laik bir ülkeyiz. Kilisenin yaptıklarının, hükümetimizle bir ilgisi ve bağlantısı olmaz, olamaz. Bu olay bizi ilgilendirmez, biz kiliseye karışamayız." diyor.

Atatürk, “Öyle mi Sefir Efendi?” diyor. “Demek siz laik bir ülke olduğunuz için kiliselere karışmıyor, karışamıyorsunuz! Öyleyse ben de yarından itibaren İstanbul’daki kiliselerin tümünün kapılarına koca birer kilit astırıyorum…”

Bunun üzerine panikleyen Sefir, kekeleyerek; “Ama Ekselans Hazretleri, o zaman biz de sizi en ağır bir biçimde protesto ederiz…” diyor.

Bu yanıtın üzerine Atatürk birden ayağa fırlıyor, ilgililer dönerek, “Sefir Efendiye yolu gösterin” diyerek, bir anlamda kovuyor onu.

Sonra?

Sonra ne mi oluyor?

Fransız hükümeti; laiklik söylemlerini bir tarafa bırakıyor, hemen o sözlükleri toplatıyor ve yeni baskısında o cümle çıkarılıyor..

!!??...

Budur, böyle bir şeydir işte dünya liderliği…

Kendi kendine, “ben dünya lideriyim” demekle; ya da yanardönerlere öyle dedirtmekle; dünya lideri olunmuyor.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
az bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 37 81
2. Fenerbahçe 37 70
3. Konyaspor 37 67
4. Başakşehir 37 62
5. Alanyaspor 37 61
6. Beşiktaş 37 58
7. Antalyaspor 37 58
8. Karagümrük 37 57
9. Adana Demirspor 37 52
10. Sivasspor 37 51
11. Galatasaray 37 51
12. Kasımpaşa 37 50
13. Hatayspor 37 50
14. Kayserispor 37 47
15. Giresunspor 37 45
16. Gaziantep FK 37 43
17. Rizespor 37 36
18. Altay 37 34
19. Göztepe 37 28
20. Ö.K Yeni Malatya 37 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 35 67
2. Ümraniye 35 67
3. Bandırmaspor 35 61
4. İstanbulspor 35 59
5. Erzurumspor 35 58
6. Eyüpspor 35 54
7. Manisa Futbol Kulübü 36 49
8. Tuzlaspor 35 49
9. Samsunspor 35 48
10. Gençlerbirliği 35 48
11. Keçiörengücü 35 48
12. Boluspor 35 47
13. Denizlispor 35 46
14. Altınordu 35 45
15. Adanaspor 35 45
16. Bursaspor 35 41
17. Kocaelispor 35 41
18. Menemen Belediyespor 35 38
19. Balıkesirspor 35 12
Takımlar O P
1. M.City 37 90
2. Liverpool 37 89
3. Chelsea 37 71
4. Tottenham 37 68
5. Arsenal 37 66
6. M. United 37 58
7. West Ham United 37 56
8. Wolverhampton Wanderers 37 51
9. Leicester City 37 49
10. Brighton 37 48
11. Brentford 37 46
12. Newcastle 37 46
13. Crystal Palace 37 45
14. Aston Villa 37 45
15. Southampton 37 40
16. Everton 37 39
17. Burnley 37 35
18. Leeds United 37 35
19. Watford 37 23
20. Norwich City 37 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 37 85
2. Barcelona 37 73
3. Atletico Madrid 37 68
4. Sevilla 37 67
5. Real Betis 37 64
6. Real Sociedad 37 62
7. Villarreal 37 56
8. Athletic Bilbao 37 55
9. Osasuna 37 47
10. Celta Vigo 37 46
11. Valencia 37 45
12. Rayo Vallecano 37 42
13. Espanyol 37 41
14. Getafe 37 39
15. Elche 37 39
16. Granada 37 37
17. Mallorca 37 36
18. Cadiz 37 36
19. Levante 37 32
20. Deportivo Alaves 37 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@