18.02.2017, 00:47 575

DÜNYA KEDİLER GÜNÜ ve SEVGİLİ DUMAN

Senenin kutlamaydı, anmaydı, farkındalık günüydü diye paylaştıramadığımız 365 gününden “kediler”e özgülenmiş olanı da varmış da, bizim ancak birkaç yıl önce haberimiz oldu! Üstelik dünyanın her ülkesinde aynı günde kutlanmakta değilmiş bu “Kediler Günü”. Kimisinde 17 Şubat’ta, kimisinde başka günde, günlerde… Ülkemizde ise, İtalya’daki gibi 17 Şubat, “Dünya Kediler Günü” olarak benimsenmiş.

İyi de, örneğin bu “Kediler Günü” kimin için? Evimizdeki ya da sokaktaki kedilere “Gününüz kutlu olsun!” desek ne yaparlar ki? Teşekkür yerine birer tırmık yersek hiç şaşmayalım! Tüketim kültürünün ve giderek tüm dünyayı “bir mahalle kahvesi”ne(*) çeviren, bilgisayar ya da akıllı telefonlar aracılığıyla her şeyi, herkesle, anında paylaşabilmenin de etkisiyle böyle günler daha ilgi çeker oldu yaşamlarımızda, değil mi?

Her neyse, işin bu tarafını bir yana bırakıp biz de köşemizi bugün “kediler”e ayıralım:

Sevgili dostlarımız kedilerle ilgili kaynaklara baktığımızda, araştırmalara, arkeolojik buluntulara, tarihsel kayıtlara göre kedi-insan birlikteliğinin günümüzden 10.000 yıl öncesine değin uzandığını görürüz. İnsanların yerleşik düzene geçip tarımın başlamasıyla, tahıl ambarlarına farelerin gelmesinin, farenin bulunduğu yerde kedinin de yaşamasının doğal olduğu düşünülmektedir. Kıbrıs’ta bulunan, kedi ile insanın birlikte gömülü olduğu, 9.500 yıl öncesine ait mezar da bu birlikteliğin çok eski zamanlarda başladığının bir kanıtıdır. O günlerden günümüze değin İsrail, Mısır, Uzakdoğu, Avrupa gibi dünyanın çoğu yerindeki araştırmaların gösterdiği, yaban kedisinden ev kedisine dönüşen bir süreçte, kedi ile insanın hep birlikte olduğudur.

Son bir-iki yüzyılda ise kediler evimizdeki dostlarımız, sokaktaki sahiplenmeye çalıştığımız kadersizler olmalarının ötesinde, nice yazara, sanatçıya da esin kaynağı olmuş, olmaktadırlar. Kimi yazarımıza da “Ne Kitapsız, Ne Kedisiz” (**) dedirtecek kadar can yoldaşıdırlar!▪

İçinde “kedi” olan deyim, atasözü ve özdeyişleri bile sıralamaya kalksak, eminiz upuzun bir liste çıkacaktır ya, biz buraya bir tek özdeyişi almakla yetinelim:

“Minicik bir kedi yavrusu bir sanat şaheseridir.” Leonardo da Vinci (***)

▪   ▪   ▪    

Şimdi de öylesine sevdiğimiz Duman’ımızı anlatmak/anmak istiyorum:

Sokağımızın pek çok kedi sakini olduğu gibi, yakınımızdaki kimi işyerlerinde iki ayaklı ebeveynlerinin yardımcısı olan “meslek sahibi” ufaklıklar da var. “Halkla ilişkiler” görevlisi gibi müşterileri öyle bir karşılıyorlar ki… Sanki bir mıknatıs sizi çekiyormuşçasına gidiyorsunuz onların yanlarına!

İşte bu ufaklıklardan birisi, anneannesinin işyerindeki sağ kolu olan Sevgili Duman, açık gri renkli, yumuşacık tüylü bir kediydi. Huyu da kendisi gibi güzeldi; sessiz, sakin ama çok cana yakındı. Duman’ın anneannesi Nevruz Abla sevdiğimiz bir insandır. Duman, annesi yurt dışında yaşadığından, anneannesinin yanındaydı. Hepimizin gözbebeği olmuştu. Duman, gündüzleri hep anneannesinin işyerinin önünde olurdu. Geçerken görünce hemen yaklaşır, yumuşacık bir sesle “Mavvv!” diyerek yüzünü uzatırdı. O kadar sevimliydi ki, çoğu kez orada Duman için konaklardık.

(Duman / Fotoğraf: Özin Erdemli)                                 (Duman’la birlikte / Özin Erdemli)

Bir gün dışarıdaki işleri bitirmiş eve dönerken Nevruz Abla, yorgunluk çıkarmamız için çağırınca karşı koyamayıp içeri girmiştik. Elbette öncelikle Duman’la merhabalaştıktan sonra oturup konuşmaya başladık. Ben, asma kata çıkılan parmaklıklı döner merdivenin yanındaki koltukta oturuyordum. Konuşmaya ne kadar dalmışsak Duman’ın merdivene yöneldiğini fark etmemişim. Birden yan tarafta bir kıpırtı hissederek dönünce basamaklardaki Duman’ı gördüm. Omuz hizamdaydı ve bir şey hesaplarcasına ayaklarını uzatıp geri çekiyordu. Birden kucağıma atlayıverdi. “Demek buraya gelmek istiyordun!” diyerek rahatça oturmasına yardım ettim. Çok uzunca bir süre keyifle mırıldanıp kuyruğunu yavaş yavaş sallayarak oturdu. Bir ara uyukladı. Ben de onu doyasıya sevdim. O kadar masumdu ki, bir bebek gibi… Uyanıp kendiliğinden kucağımdan inmesini bekledim hiç kıpırdamadan.

Duman kucağımda keyif yapmaktan hoşlanmış ki, sonraki görüşlerinde de ne yapıp edip aynı biçimde kucağıma çıkıyordu. İlgisi, sevgisi o kadar saftı ki… Ben de Duman’ı görmesem içimde bir boşluk duyuyordum.

Ne var ki, bir gün Duman’ı her zamanki yerinde göremeyip sorunca, anneannesinin gözleri doldu. Kötü bir şey olduğu belliydi: Duman’ı bir sokak köpeği boğmuş, ölüsünü bulmuşlar!

Dayanılır gibi değildi; ama gerçekti! Duman’ımız “melek” olmuştu demek!

Sevgili Duman’dan geriye fotoğraflarıyla kucağımda sıcaklığı kaldı…

Ne yazık ki, kedilerimizi köpeklerin elinden kurtaramıyoruz! Köpeklerin kedilere bu düşmanlığı neden acaba? Yoksa onlar da, bu geçimsizliği biz insanlardan mı öğrendiler? Neden olmasın ki, değil mi? Geçici olarak konakladığımız dünyamızda, kimileri diğerlerinin yaşamlarını karartmaktan başka ne yapıyor ki?   

Yazımıza “Hiçbir canlının acısının, diğer bir canlının yüzünden olmayacağı bir dünya dileğiyle…” son veriyoruz.

(*) “Bir Rönesans İnsanımız” Sayın Doğan Kuban, birkaç yıl önce Cumhuriyet Gazetesi’nin Bilim ve Teknoloji ekindeki bir yazısında, internet ve sosyal paylaşımların etkisiyle dünyamızın ne duruma geldiğini bu benzetmeyle anlatmışlardı.

Sn. Kuban’ın Herkese Bilim ve Teknoloji Dergisi’nde (Türkiye’nin Haftalık Bilim, Teknoloji, Kültür ve Eleştirel Düşünce Dergisi) devam ettiği, çok yararlandığımız yazılarının okunması dileğiyle…

(**) Yazarlarımızdan, bir kitabının adı Ne Kitapsız Ne Kedisiz (Denemeler, Metis Yayınlarından) olan Bilge Karasu’yu (d. 1930 – ö. 1995) saygıyla anarak…

(***) Leonardo da Vinci (d. 1452 Vinci, Floransa Cumhuriyeti – ö. 1519 Cloux, Fransa), dehasıyla Rönesans hümanizminin simgelerinden biri olmuş İtalyan ressam, heykelci, mimar ve mühendis. “Son Akşam Yemeği” ve “Mona Lisa” adlı yapıtları, Rönesansın en etkili resimleridir. Tuttuğu defterler bilimsel araştırıcılığını, buluşları da çağından yüzyıllarca ileri olan düşünce yapısını ortaya koyar. (Başvuru: Ana Britannica, Genel Kültür Ansiklopedisi, Cilt: 14, Sayfa: 400, Basım yılı: 1992)

16 Şubat 2017 / ANKARA

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
29°
az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 11 Temmuz 2020
İmsak 03:19
Güneş 05:12
Öğle 12:51
İkindi 16:49
Akşam 20:19
Yatsı 22:04
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 31 66
2. Trabzonspor 31 62
3. Sivasspor 31 54
4. Beşiktaş 31 53
5. Galatasaray 31 52
6. Alanyaspor 31 51
7. Fenerbahçe 31 50
8. Gaziantep FK 31 41
9. Göztepe 31 39
10. Antalyaspor 31 38
11. Kasımpaşa 31 36
12. Gençlerbirliği 31 33
13. Malatyaspor 31 32
14. Denizlispor 31 32
15. Çaykur Rizespor 31 32
16. Kayserispor 31 31
17. Konyaspor 31 30
18. Ankaragücü 31 26
Takımlar O P
1. Hatayspor 32 60
2. Erzurum BB 32 56
3. Adana Demirspor 32 55
4. Bursaspor 32 55
5. Akhisar Bld.Spor 32 54
6. Fatih Karagümrük 32 53
7. Altay 32 51
8. Ümraniye 32 44
9. Keçiörengücü 32 44
10. Giresunspor 32 44
11. Menemen Belediyespor 32 42
12. İstanbulspor 32 37
13. Balıkesirspor 32 35
14. Altınordu 32 33
15. Boluspor 32 30
16. Osmanlıspor 32 27
17. Adanaspor 32 21
18. Eskişehirspor 32 12
Takımlar O P
1. Liverpool 34 92
2. Man City 34 69
3. Chelsea 34 60
4. Leicester City 34 59
5. M. United 34 58
6. Wolverhampton 34 52
7. Sheffield United 34 51
8. Arsenal 34 50
9. Tottenham 34 49
10. Burnley 34 49
11. Everton 34 45
12. Southampton 34 44
13. Newcastle 34 43
14. Crystal Palace 34 42
15. Brighton 34 36
16. West Ham 34 31
17. Watford 34 31
18. Bournemouth 34 28
19. Aston Villa 34 27
20. Norwich City 34 21
Takımlar O P
1. Real Madrid 35 80
2. Barcelona 35 76
3. Atletico Madrid 35 63
4. Sevilla 35 63
5. Villarreal 35 57
6. Getafe 35 53
7. Real Sociedad 35 51
8. Valencia 35 50
9. Granada 35 50
10. Athletic Bilbao 35 48
11. Osasuna 35 45
12. Levante 35 43
13. Real Betis 35 41
14. Real Valladolid 35 39
15. Eibar 35 36
16. Celta de Vigo 35 36
17. Deportivo Alaves 35 35
18. Mallorca 35 32
19. Leganés 35 29
20. Espanyol 35 24

Gelişmelerden Haberdar Olun

@