15.08.2020, 00:01 7

DUA, ALLAH İLE KUL ARASINDA KÖPRÜDÜR-2

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Kul Allah’a; darlıkta da, bollukta da, başı selamette iken de, başı darda iken de, ümit var iken de, ümitsizliğe düştüğünde de dua etmelidir. Çünkü darda kalınca dua ederek Allah’a sığınıp, ferahlığa çıkınca O’nu unutmak büyük bir nankörlüktür. Kulun sıkıntısı, derdi ve kederi ne kadar büyük olursa olsun, kendisine dua ile sığınacağı Rabbi’nin onlardan daha büyük olduğunu asla unutmamalıdır. Bu konularda Kerim Kitabımızın ayetlerinde;

“(Yağmur yağmadığı için) O, insanlar umutsuzluğa düşmelerinin ardından ( yağmur duası ettikleri için) yağmuru indiren ve rahmetini yayan O’dur. O, övülmeye layık dosttur.”( şura,28)

“İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O’na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine ortak koşuyorlar.” (rum 33), “ İnsanın başın bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman, daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar.(Ey Muhammed!) De ki, küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennem ehlindensin.”( Zümer, 8)

“İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır. Sonra ona tarafımızdan bir nimet verdiğimizde, ‘Bu bana ancak bilgim sayesinde verilmiştir’ der. Hayır, o bir imtihandır. Fakat onların çoğu bilmezler.” (zümer, 49)

İbadet ve ibadetin özü ve iliği olan dua; Efendimizin tarifiyle müminin silahı, dinin direği, yerin ve göklerin de nurudur. Onun için Allah Resulü hadislerinde, “ Dua inen felaketlere de, henüz inmemiş olan musibetlere de fayda verir. Ey Allah’ın kulları size de duaya devam lazımdır.”, “Gelecek bela ve musibetlere dua ile karşı koyun.”, “Kim duasının kabul olmasını, gam ve kederinin dağılmasını dilerse, darlık çekene karşı elini açsın.” buyurmuştur.

Dua rahmetin, abdest namazın, namaz da cennetin anahtarıdır. Dua kulluğun ruhu, insanlığın sırrı, derin ve şeksiz bir imanın mahsulüdür. Bütün kâinattan ilahi dergâha çıkacak olan ancak ve sadece duadır.

Dua iki kısımdır, kavli dua ve fiili dua. Başka bir deyimle el açıp Allah’a yalvarmak kavli dua, sebebe tevessül ederek gerekli tedbiri almak da fiili duadır. Öğrencinin dersine çalışması ve çiftçinin tarlasını ekmesi fiili duadır.

Duanın kabul olması için; insanın teslimiyet halinde olması, saygılı hareket ederek dileğini boyun bükerek arz etmesi, sessiz ve gizli olarak duada bulunması, bağırıp çağırarak gösterişe sapmaması, duadan ruhi ve deruni bir haz duyması gerekir.

Ayrıca dua eden kimsenin haramlardan arınmış olması, tevbe ederek günahlarından arınması, abdestli ve kıbleye dönük olması, ümit ve korku içinde olması, ancak kendi işiteceği bir sesle dua etmesi, Allah’tan helal ve meşru olan şeyleri istemesi ve duanın başında ve sonunda Allah’a hamd etmesi ve Peygambere salavat getirmesi ve sonunda da âmin deyip ellerini yüzüne sürmesi gerekir.

Yazımızı Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin konu ile ilgili iki hadis-i şerifi ile tamamlayalım.

a-Sahabeden Saad (r.a.) Peygamber Efendimize, “Ya Rasulallah! Allah’a yalvar da duası kabul olanlardan olayım dedim.” Allah Rasulü cevaben, “ Helâl yemek, ye duan kabul olsun.” buyurdu.

sahabeden Sehl (r.a.)ın rivâyetne göre Peygamber (s.a.v), “ Haram lokma yiyen insanın istesin istemesin, (bilsin bilmesin) bütün organları Allah’a isyan eder. Helal lokma yiyenin azaları da Allah’a itaat eder” buyurmuştur.

Rabbimden; dua, tevbe, ibadet ve itaatımızı kabul ve makbul olmasını niyaz ediyorum. Âmin.

Ankara’dan selâm, sevgi, saygı ve dualarımla.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
19°
parçalı az bulutlu
banner303
Namaz Vakti 20 Eylül 2020
İmsak 04:54
Güneş 06:19
Öğle 12:39
İkindi 16:05
Akşam 18:48
Yatsı 20:08

Gelişmelerden Haberdar Olun

@