14.08.2020, 00:04 58

DUA, ALLAH İLE KUL ARASINDA KÖPRÜDÜR-1

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Dua sözlükte “çağırmak, seslenmek, istemek ve yardım talep etmek” anlamlarına gelir.

Din literâtüründe ise dua, “İnsanın bütün benliği ile Allah’a yönelerek maddi ve manevi isteklerini O’na arz etmesi” demektir.

Çağrı, istekte bulunma, saygı ve Allah’ı anma manalarına da gelen duadan maksat, insanın halini Allah’a arz ederek, O’na niyazda bulunmak suretiyle Allah’la diyalog kurmaktır.

Dua için aynı zamanda, gücü sınırlı ve aciz bir varlık olan insanın, sonsuz güç ve kudret sahibi, aşkın bir varlık olan Allah ile kurduğu bir köprüdür de denilebilir.

Zayıf ve aciz olan insan, bu diyalog ve köprü sayesinde; sınırsız güç ve kudret sahibi olup, istediğini istediğinden alma ve istediğini istediğine verme gücüne sahip olan Allah’a halini arz ederek niyazda bulunma ve Allah’tan lütfunu, ihsanını, nimetini, yardımını, dünya ve ahiretin iyiliklerini ihsan etmesini, aynı zamanda üzerindeki sıkıntı, dert ve belayı gidermesini, günah, hata ve kusurlarını bağışlamasını dileyerek yalvarıp yakarma fırsatını bulur.

Aciz ve muhtaç olan insan, Allah’ın sonsuz kudretinin ve yüceliğinin, istek arzu ve taleplerinin ancak O’nun lütuf ve yardımıyla elde edebileceğinin bilincindedir. Bu bilinç ve şuurla yapılan dua; insanın yaratanına olan inancının güveninin ve O’na teslim oluşunun bir göstergesidir. İşte bundan dolayıdır ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “ Allah’a duadan daha değerli bir şey yoktur” burmuştur. ( Tirmizi, De’avat, 1-İbni Mace, Dua,1)

İnsan eşref-i mahlûkattır, en değerli varlıktır. İnsanın değerli oluşunun sebebi, Allah’a inanması ve O’na ibadet etmesidir. Dua ise hem ibadettir ve hem de ibadetin özüdür. Nitekim Efendimiz (s.a.v.), “ Dua ibadettir, dua ibadetin özüdür, dua müminin silahıdır, gelecek bela ve musibetlere dua ve niyaz ederek karşı koyun” buyurmuşlar. ( Tirmizi “Dua” 1, İbni Mace “Dua” 1)

Dua kelimesi Kuran-ı Kerimde yirmi yerde geçmektedir, ayrıca bu kökten türemiş fiiller de vardır. Bu ayetlerden birinde yüce Allah, “ ( Ey Muhammed!) De ki: Duanız olmasa Rabbim size ne diye kıymet versin?” (Furkan, 77) buyurmaktadır. Demek ki insanın kıymeti; yüce Yaratanına samimi ve içten gelen bir arzu ve istek ile sığınması, istek ve arzularını O’ndan talep etmesi, başına gelebilecek bela ve musibetleri kendisinden uzaklaştırması, tevbe ve dualarının kabul olması için, ümit ve korku içinde O’na yalvarıp yakarmasındandır.

Allah bize şah damarımızdan daha yakındır. O kendisine yapılan gizli ve aşikâr bütün duaları duyar, o her dilden yapılan duaları anlar, bilir ve duaları kabul eder. Nitekim Rabbimiz ayetlerde, “Biz o insana şah damarından daha yakınız” (Kaf,16) ve “ Bana dua edin, kabul edeyim” buyurmaktadır.( Mümin suresi a.60)

Peygamber Efendimize bazıları gelerek “ Ya Rasülallah! Allah bize yakın mıdır, uzak mıdır? Yakınsa sessizce, uzaksa yüksek sesle dua edelim” dediler. Bunun üzerine duanın önemini belirten bir ayet geldi. Ayette, “ ( Ey Muhammed!) Kullarım sana beni sorduğunda (söyle onlara) : Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki, doğru yolu bulalar” buyrulmaktadır.(Bakara, 186)

Onun için Peygamber Efendimiz de hadislerinde, “ Siz ne bir sağıra ve ne de bir orada olmayana dua ediyor değilsiniz, şüphesiz bir işitene ve yakında olana dua ediyorsunuz.” buyurmuştur.(Buhari, “Megazi” 38; Müslim, “ Zikir” 13)

Allah’a güzel isimleri ile dua edilmesi de Allah’ın emridir. Nitekim Yaradanımız bu konuda, “ En güzel isimler Allah’ındır. O halde O’na bu isimlerle dua edin “ buyurmaktadır. Allah’a bu isimleri ile korku ve ümit içerisinde yalvara yakara dua edilmelidir. Dua esnasında gaflet içerisinde olmamalı, bilakis şuurlu, ne istediğini bilir ve ihlaslı bir şekilde dua edilmelidir. Nitekim ayetler de, “ Rabbinize yalvara yakara gizlice dua edin, Allah haddi aşanları sevmez.”(Artaf, 65) , “ Allah’a (gazabından) korkarak ve (rahmetini) umarak dua edin. Şüphesiz ki Allah’ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır.” (Araf,56) buyrulmaktadır.

Dua kesinleşmiş olan kaza, bela ve musibetleri de önler. Onun için bunlara karşı dua ederek tedbir alınmalıdır. Nitekim Ebi Musa (r.a) den rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hadislerinde, “Dua, Allah Tealânın askerlerinden teşkil edilmiş bir ordudur. Kesinleşmiş bile olsa kazayı önler.” buyurmuştur.(Tirmizi)

Allah’ın kapısı kuluna gece gündüz her zaman açıktır. İsteyen o kapıyı tevbe etmek için, dua ve niyazda bulunmak için ve Kendisine sığınmak için istediği zaman çalar. Allah; katına açılan elleri, zatına yönelen gönülleri ve kendisini doksan dokuz güzel isimleri ile ananları huzurundan boş geri çevirmez. Nitekim Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde,

“Şüphesiz ki Allah hayâ sahibidir, çok kerimdir. Bir insan iki elini kaldırıp kendisine dua ettiği zaman, O (kendisine) kalkan elleri boş çevirmekten hayâ eder.” buyurmuştur. ( Tirmizi, 118)

(Sürecek)

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
18°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 21 Eylül 2020
İmsak 04:55
Güneş 06:20
Öğle 12:38
İkindi 16:04
Akşam 18:47
Yatsı 20:06

Gelişmelerden Haberdar Olun

@