27.04.2011, 00:00 213

DOKUZUNCU CUMHURBAŞKANI SÜLEYMAN DEMİREL'İN 14. AVRASYA EKONOMİ ZİRVESİ'NDEKİ GENEL DEĞERLENDİRMESİ

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Zirvenin açılışında yapılan 14 sunum konuşmasının genel değerlendirmesini eski Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel yaptı.Bu zirvelerin başlangıcından beri destekçisi olan 9.Cumhurbaşkanımız bu Zirveye de aktif olarak katıldı.İkinci gün sabahı yapılan 3 cumhurbaşkanı ile 7 eski cumhurbaşkanının katıldığı '' Akil Adamlar'' oturumunu da yönetti.

Aşağıda Sayın Demirel'in genel değerlendirmesi verilmiştir.

*     *     *

DEMİREL: “BALKANLARI İÇİNE ALMAYAN AVRUPA TEK KANATLIDIR. EĞER UÇMAK İÇİN KANAT LAZIMSA BALKANLAR'I MUTLAKA TÜMÜYLE AVRUPA KENDİ İÇİNE ALMAK DURUMUNDADIR. TÜRKİYE BUNA DAHİLDİR”

Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Balkanları içine almayan Avrupa tek kanatlıdır. Eğer uçmak için kanat lazımsa Balkanlar'ı mutlaka tümüyle Avrupa kendi içine almak durumundadır. Türkiye buna dahildir” dedi.

Süleyman Demirel, Marmara Grubu Vakfı tarafından düzenlenen “14. Avrasya Ekonomi Zirvesi”nde, Avrasya olayının Berlin Duvarı'nın yıkılması ve Sovyetler Birliği'nin dağılması olayı olduğunu, bu olayın yeni siyasi coğrafyayı meydana getirdiğini söyledi.

Şimdi bunun 22. yıldönümünde bulunulduğunu ifade eden Demirel, “1989'da başlayan, 1991-1992'de tam yerine oturan hadise bir çağ değişmesi hadisesidir” dedi.

Dünyada yoksulluğu ortadan kaldırmadan barışı muhafaza etmenin imkânı bulunmadığına işaret eden Demirel, dünyanın yeniden kalkınmaya koyulacağını, bu kalkınmanın barış içinde olması gerektiğini kaydetti. Avrupa ile Asya'nın tarih boyunca beraber olduğunu belirten Demirel, şunları kaydetti: “İpek Yolu'nun canlandırılması hadisesi gene oraya dönüş demektir. Avrupa ile Asya birbirinden ayrılmaz, her bakımdan birbirini tamamlar. 20 sene zarfında bir hayli gelişme var. Avrupa bütünleşmiştir, Doğu Avrupa, Baltık bölgeleri Avrupa'nın parçası haline gelmiştir. Balkanlarda Romanya, Bulgaristan AB'nin üyesi haline gelmiştir, Hırvatistan gelmek üzeredir. Yunanistan zaten üyesidir, ama Balkanlarda diğer ülkeler henüz AB'nin parçası haline gelmiş değillerdir. Balkanları içine almayan Avrupa tek kanatlıdır. Eğer uçmak için kanat lazımsa Balkanlar'ı mutlaka tümüyle Avrupa kendi içine almak durumundadır. Türkiye buna dahildir. Avrupa şartlarına uyabilecek duruma gelmeleri ise esasen Avrupa'nın görevleri içerisindedir.”

AB'ye üye ülke sayısının 27'yi bulduğunu ifade eden Demirel, “AB'nin üyesi olmak Avrupa şartlarını kabul etmek demektir. Avrasya dediğimiz olay sadece bir coğrafyanın olayı değil, dünya olayıdır. Şimdi Avrupa bütünleşmesini tamamlayabilmelidir ve sürdürebilmelidir. 'Acaba Avrupa şimdi 27 ülke, Türkiye dahil içine alacağı ülkelerle 32 ülke olacak, 32 ülke yönetilebilir mi yönetilemez mi?' gibi tereddütlere mahal yoktur. Bu birliğe dahil olan bütün ülkeler işbirliği yapmak durumundadırlar. AB barış getirmiştir” dedi.

“DÜNYA ALTIN DEVRİNİ YAŞAMIŞTIR'

Geçen 20 senede dünyada önemli hadiseler olduğuna, dünyanın GSMH'sının yüzde 11'ini alan Çin'in 2040'da yüzde 30'unu almaya doğru gittiğine işaret eden Demirel, Çin ve Hindistan'da, Güney Asya'da meydana gelen gelişmelerin dünyada ekseni kaydırdığını, önümüzdeki zaman içinde bu gelişmelerin dikkatle takip edilmek durumunda olunacağını belirtti.

Demirel, “Barışın devam etmesi halinde Avrupa-Asya işbirliği ve Avrupa-Amerika-Asya işbirliği daha da iyi hale gelecektir. Dünyadaki işbirliği daha iyi hale gelecektir” dedi.

Dünyanın geçen 20 yıl zarfında zenginleştiğini söyleyen Demirel, 2000 yılında dünyanın geliri yaklaşık 40 trilyon dolarken, 2010 yılında 80 trilyon dolara çıktığını, 2030 yılında da 300 trilyonun üzerinde olacağını kaydetti.

Süleyman Demirel, “Geçen 20 sene zarfında meydana gelen kalkınma hareketiyle dünya altın devrini yaşamıştır. Yüzde 5'e yakın kalkıma hızı sağlanabilmiştir. Ortadoğu'da meydana gelen Irak hadisesi ve Afganistan hadisesi dışında, şimdi de Kuzey Afrika'da meydana gelen iç meseleler dışında da çok fazla bir olayla karşılaşılmamıştır. Birleşmiş Milletler zemini bir takım şeyleri yerinde tutmaya başarılı olmuş, istendiği kadar olmamıştır, o yüzden de bir takım eleştiriler olmuştur” dedi.

“DÜNYA ZENGİN VE FAKİR DİYE İKİYE BÖLÜNDÜ”

2008 yılında başlayan ekonomik krizin bu altın devrin üstüne biraz gölge getirdiğini, ancak bunun ikaz olduğunu söyleyen Demirel, dünya ülkelerinin birbirine daha çok yaklaştığını belirtti.

Bilgi ve enformasyon çağı açıldığını ifade eden Demirel, “Bilgi ve enformasyona dayanmayan etkinliklerin uzun süre devam etmesi mümkün olmayacaktır. Bu çağın değerini anlayabilen ülkeler bundan yararlandılar. Önümüzdeki 10 sene, önümüzdeki geçmiş 20 senenin iyi değerlendirmesinden yararlananların başarılı olacağı 10 senedir” diye konuştu.

Dünyanın zengin ve fakir diye ikiye bölündüğüne, dünyadaki bugünkü 80 trilyon dolar gelirin yüzde 87'sini dünyanın yüzde 40'ının aldığına işaret eden Demirel, yoksul ülkeleri yoksul olarak devam ettirmenin mümkün olmadığını, Afrika'ya insanlığın daha fazla el uzatması gerektiğini söyledi.

Dünyanın başka bir probleminin nüfus olduğunu, 2050 yılında 9,5 milyara ulaşacak nüfusu, dünyanın taşıyabilmesi gerektiğini ifade eden Demirel, karbon salınımına da işaret ederek, yerküreyi korumanın dünyanın birinci meselesi haline geldiğini anlattı. Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, “Yerküreyi korurken aç olamayız, insanlar hem tok olacak hem de yerküreyi koruyacak. Bütün bunlardan çıkan netice daha çok işbirliği” şeklinde konuştu.

Türkiye'nin de daha yapması gereken şeyler bulunduğunu belirten Demirel, “İyi yapmadığı şeyler var, daha iyi yapması lazım gelen şeyler var. Her şeyi iyi yaptığımız falan kanaatinde değilim ben. Ama bir çok şeyi yaptığımız kanaatindeyim. Daha iyi yapmak için daha çok gayret sarf etmek lazım. İyi yapamadığımız şeylerden korkmayalım, endişe etmeyelim, 'şunu iyi yapamıyoruz, gelin bunu iyi yapalım' diyelim” dedi.

*     *     *

9. Cumhurbaşkanımız politikada aktif olduğu günlerde ifade ettiği gibi ''Avrasya politikasının Çin’den Adriyatik’e kadar uzanan bir ekonomik ve sosyo politik bir hedef olduğunu'' belirtti ve Türkiye'nin Avrasya'da önder bir rol oynamasının önemine değindi.Ayrıca Avrasya ve Balkanlar  ile ilgili  olarak   ortak çıkarlara ilişkin öngörülerde bulundu.

Avrasya yalnız Türki cumhuriyetlerin bulunduğu bir bölge değildir. Avrasya 21.Yüzyılda dünya politikasında ve ekonomisinde kilit rol oynayacak Çin ve Hindistan'ı da bünyesinde barındıran geniş bir bölgedir.2023 yılında dünyanın 10'uncu en büyük ekonomisi olmak ve ihracatımızı 500 milyar dolara çıkarmak istiyorsak Avrasya ile yakinen ilgilenmeliyiz.

İstanbul, 25 Nisan 2011
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
24°
parçalı bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@