22.11.2014, 01:51 396

DIŞARIDA KAÇ AKILLI VAR?

Dursun KAPLAN

Dursun KAPLAN

Değerli okuyucularım! Bu gün yine “ İbretli fıkralar ve hikayeleri” isimli çalışmamızda yer alan fıkralarla karşınızdayız. Kıssadan hisse almak, çoğu zaman insanın kendisini tanımasına, doğruyu bulmasına ve istikametini düzelterek daha tedbirli yaşamasına vesile olur. Allah, rızasını kazandıracak yaşama ilkelerini bulmamızı nasip eylesin diyor, sizleri fıkralarla baş başa bırakmak istiyorum.
Adamın birsi, ibret almak ve kendi haline şükretmek için zaman zaman, ceza evi, hasta hane ve tımarhaneye gider dolaşır, oralardakilere Allahtan sabır, afiyet, hürriyet ve akıl vermesini niyaz eder ve kendi haline de kulluk vazifesini elinden geldiğince yaparak şükredermiş.
Adam bir gün tımar hanenin (akıl hasta hanesinin) önünden geçerken, duvardan dışarıyı seyreden bir deliye yaklaşarak, “İçerde kaç deli varsınız?” diye sormuş. Deli adama bir soru ile cevap vererek, “ Siz dışarıda kaç akıllı varsınız?” demiş. Delinin bu sözünü ibretle düşünen adam anlamış ki, tımar hanede ki herkes deli, dışarıda ki herkes de akıllı değildir.
Adam bir gün de ceza evinin önünden geçiyormuş, oranın sakinlerinden birisine de yaklaşarak selamdan sonra mahkuma, “ İçerde kaç tane suçlu varsınız?” diye sormuş. Mahkum da adamın sorusuna yine bir soru ile cevap vermiş ve demiş ki, “ Dışarıda kaç tane suçsuz varsınız?” Mahkumun bu cevabından da adam anlamış ki, ceza evinde olan herkes suçlu, dışarıda olan herkes de suçsuz değildir.
Hakikaten her günah içki gibi insanı sarhoş etseydi, sokakta kaç tane ayık adam bulunurdu. Yine insanın işlediği her günah alnına yazılsaydı, sokakta kaç tane günahsız insan bulunabilirdi.
Demek ki, asıl deli tımar haneye giren değil, bu dünyanın nakışına bakıp, onun nakkaşını inkar edendir. Asıl suçlu da, hapishaneye giren değil, vicdan azabına duçar olandır. Hanı büyükler demişler ya; “ Berat etse de mücrim, derunu müsterih olmaz.” Gerçekten de her berat eden suçsuz değil, hem berat eden hem de vicdanen müsterih olan suçsuzdur. Hakikatte suçlu olduğu halde, bir yolunu bulup berat edenler, ömür boyunca vicdan azabı çekerler ki, işte gerçek mahkum bunlardır.
Eğer bir insanın vicdanı varda, onun sesini dinleyerek düşünürse asıl delinin; malına mülküne, makamına mevkisine gururlanıp, bunların fani olduğunu unutup, ahiret endişesini, kabir yalnızlığını, ölümün şiddetini, cehennemin ateşini, nereden gelip nereye gittiğini, dün genç iken bu gün neden ihtiyar olduğunu, ne için yaratıldığını ve bu gülmenin bir ağlama ile sona ereceğini düşünmeyenler olduğunu anlar.
Yine bunun gibi; bu sıhhatten sonra bir hastalığa, bu zenginlikten sonra bir fakirliğe ve bu izzetten sonra bir zillete düşebileceğini düşünmeyenlerin geçekten akıllı olmadıkları kanaatine varır.
Alemlerin Rabbi, sonsuz güç ve kudret sahibi olan Allah’a isyan eden, aciz ve güçsüz kul akıllı mıdır?
Gerçekten Allah’tan korkmayan, O’nun yap dediğini yapmayan, yapma dediğini de yapan kul akıllı mıdır?
O öyle bir Allah ki, ruhumuzu kabzedebilir. Gözümüzün nurunu söndürmeye kadirdir. Aklımızı alırsa O’nun kahrından bizi kim kurtarabilir?
Nitekim bir gün bizim ruhumuzu kabzedecek, söyleyen ağzımız söylemez, duyan kulağımız duymaz, gören gözümüz görmez, tutan elimiz tutmaz ve yürüyen ayağımız yürümez olacak. Bunları bize O verdi O alır kimse de mani olamaz.
Sağ koyar dert verip derman aratır. O’nun vereceği musibetlere kim engel olabilir? Hasta hanelere, tımar hanelere ve ceza evlerine, mezarlıklara gidip oralardan ve oradakilerden ibret alınmalıdır. Allah’tan korkulması gerektiği gibi korkmalı, O’na şükretmeli, O’na hamt etmeli ve O’na sığınmalıdır vesselam.
DELİDEN AKILLI CEVAP
Allah dostlarından olan Bayezid-i Bestami hazretleri bir gün, tımar hanenin (Akıl hasta hanesinin) önünden geçerken, oradaki bir doktorun akıl hastalarını tenvir ve irşat ederken görür. Bayezid-i Bestami hazretleri doktoru bir müddet dikkatlice dinledikten sonra, doktora şöyle bir soru sorar.
Doktor Bey! mikropların sebep olduğu hastalıklara çarenizin olduğu gibi, günah hastalıklarına da bir çareniz var mıdır? Doktor sorunun cevabını düşünürken oradaki delilerden birisi; beyler, erenler, müsaade ederseniz cevabı ben vereyim der?
Cevabı vermekte zorlanan doktor, “ Haydi ver bakalım evladım” der.
Deli günah hastalıklarının dermanını şöyle açıklar:
“Efendim! tövbe kökünü istiğfar yaprağı ile karıştırıp, gönül havanında tevhit tokmağı ile iyice dövmeli, sonra bunu insaf eleğinde eleyip, göz yaşı ile hamur yapıp, bu hamuru da aşk ateşinde pişirip, buna da muhabbet balı katarak, kanaat kaşığı ile gece gündüz yemeli”
Deliden bu sözleri duyanlar, hayretler içerisinde şaşırır kalırlar. Sessizliği bozan Bayezid-i Bestami hazretleri, “ Ehli irfanım deyu hiç kimseyi tan etme sen. Defter-i Divana sığmaz, söz gelir divaneden” der.
Evet; mikroplar bedene arız olursa, insanın bedeni hastalanır. Bedene arız olan hastalıkların ilacı ecza hanelerden alınır. Doktorun verdiği bu ilaçlar, doktorun tarif ettiği gibi kullanılırsa hasta, Allah’ın izni ile madden şifa bulur.
Eğer mikroplar ruha arız olursa insan, manen hastalanır. Manevi hastalıkların ilacı ise Kuran eczanesinden alınır. Manevi hastalığa duçar olanlar da, Allah’ın Kuranda gösterdiği gibi yaşarlarsa, Onun istediği ve Peygamberini de öğrettiği gibi kulluk yaparlarsa, yine Allah’ın izni ile manen şifa bulurlar.
ALLAH’A NİSPETLE KUL, ANNEYE NİSPETLE EVLAT GİBİDİR
Ebu Bekir el Varrak hazretlerinden nakledilen rivayete göre, “ Allah’a nispetle kul, anneye nispetle evlat gibidir.” Şöyle ki;
Anne: Çocuğuna ter temiz elbisesini giydirdikten sonra, “Evladım dikkat et elbiseni kirletme” der. Çocuk annesini dinlemez, çal çamur, toz toprak ve yağlarla oynayarak annesinin temiz olarak giydirdiği elbisesini kirletir. Ne zaman ki bu kirlere ve bu yağlara sinekler üşüşür, bunlardan rahatsız olan çocuk annesine gelir. Anne çocuğun elbiselerini yıkayarak mikrop kirlerinden arındırır ve tertemiz yaparak tekrar giydirir.
Ankara’dan selam, saygı ve dua ile.
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
20°
az bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 26 Eylül 2020
İmsak 05:01
Güneş 06:25
Öğle 12:37
İkindi 15:58
Akşam 18:38
Yatsı 19:57

Gelişmelerden Haberdar Olun

@