31.03.2021, 00:02 96

DİLSİZLEŞİYORUZ…

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

(Dil Kirliliği)

Çevremizi kirletip, çevremizden; denizlerimizi kirletip, denizlerimizden; nehirlerimizi, ırmaklarımızı kirletip, nehirlerimizden, ırmaklarımızdan olduğumuz gibi; dilimizi kirletip, dilimizden de olmak üzereyiz...

Kaldı ki dil kirliliği; çevre kirliliğine, deniz, göl, nehir kirliliğine de benzemez..

Kirlenen çevrenizi, denizlerinizi, göllerinizi, nehirlerinizi; inanır ve azmederseniz, güçlü bir akçalı destekle, beş - on yıllık bir zaman süreci içinde temizleyip, kurtarabilirsiniz.

Oysa dil, bir kez kirlenmeye başladı mı, gayrı onu temizlemek, kurtarmak kolay değildir.

Çünkü kirletilen dil; salt kirlilikle kalmaz, pek çok toplumsal hastalıkları da beraberinde getirir.

Getirir de ne olur?...

Toplumun kültürel bağları zedelenir. İnsanlarla iletişim kurmakta zorlanırsınız. Eğitim, öğrenim sistemi sarsılır. Genel kültür düzeyinde büyük bir düşüş yaşanır. Ulusallık, birlik, bütünlük, dirlik yitirilir. Vatan toprağına, “saksı toprağı” gözüyle bakılmaya başlanır. Yabancı hayranlığı başlar.

Bu hayranlık, giderek yalakalık boyutlarına ulaşır. Bunun sonu da (sıcak ya da soğuk savaşlarla) ülkemizi işgal etmeye çalışanları, (Irak örneğinde olduğu gibi) alkışla karşılamaya kadar gider.

Nitekim bu olumsuzlukların hemen hepsi, şu an yaşanıyor.

* * *

Dilimiz küçülüyor ve kısırlaşıyor. “Konuşma dilimiz”, içler acısı bir hal alıyor.

Gençlerimiz sözcükler yerine, anlamsız sesler çıkarmayı yeğliyor. “Hoop, uaah, vaavv, abuuu, şişşşt!” gibi garip sesler, Türkçe’nin yerini alıyor.

Gençlerimizin Türkçe’si, aynı sözcükler içinde dönüp dolaşıyor...

Ama bu suç onların değil. Gecesini gündüzünü televizyon başında geçiren bir halkın çocukları olarak, ancak sınırlı sayıda sözcüğü ve de bu ilkel sesleri duyarak büyüyor onlar.

Dünyayı, ancak bu dilin sınırları kadar kavrayabiliyorlar.

* * *

“By by”lı ayrılıkları, “mersi”li, “okey”li, “vaaav”lı buluşmaları; kimseler yadırgamıyor artık.

İster buyruk, ister dilek olsun, yanıt bekleyen her tür sözü, “oldu” ile karşılar olduk.

“Duş yapmaya, çay almaya” alıştıktan sonra, doğallıkla “çorba yemeye, fasulye soymaya” da başladık.

Tek sözcük İngilizce bilmeyen genç-yaşlı, okumuş, okumamış, kadın-erkek, herkes giyimevlerinde giysinin “middle” ını bırakıp “small”unu deniyor, “large”ını soruyor. Olmadı “X large”nı alıyor. Hanımefendiler(!) kullandıkları ip dona, ip don demiyor, g-string diyor. İp don demek, hazretlere banal geliyor.

Türkçe adı içeren tüketim malları, insanlarımızı tatmin etmiyor artık. Üzerinde mutlak “gavurca/vıttırı vızıkça” yazanını arıyor, buluyor, onu yeğliyor. “Süpermarket”lerde, “hipermarket”lerde; “matik”li “deterjan”lar arıyor.

Yiyeceklerimiz “light”laşıyor, “çiz” leniyor, “burger”leşiyor.

Tatil yörelerimizdeki işletmelerin adları, “burası Türk toprakları değil mi?...” dedirtecek düzeye geldi.

Cumhurbaşkanımızın yaşadığı Çankaya Köşkü’nün tam karşısındaki ışıklı panoda bile, artık “My dreams Mydanose...” yazıyor.

Yerel radyoların “DJ” leri sabah yayınlarını kıçını yırtar gibi, “hello Türkiyeeeee!...” diye bağırarak açıyor.

Ülkemizde ve dünyada olup bitenleri; Star TV’den, Show TV’den, Prima TV’den, Number One TV’den izliyor; Mari Clair, Vizyon, Klips, Aktüel Dergilerinden okuyoruz. Doğan Grubu’nun yayımladığı 22 dergiden 16’sının, Sabah Grubu’nun yayımladığı 26 dergiden 9’unun adı Anglomanlıca ya da vıttırı vızıkça...

Devlet büyüklerimiz, haberci ordusunu, “no comment!” la durdurup, susturuyor. IMF ile yeni bir “Stand-by” yapıldığının muştusunu veriyor.

Cumhurbaşkanımızın ve başbakanımızın özel uçaklarının üzerinde “Republic of Turkey” yazıyor.

… …

(Daha fazla devam edemeyeceğim, inanın yüreğim kaldırmıyor...)

Sözün kısası dilimiz kirleniyor...

Kendimiz kirleniyoruz. İnsanlarımız kirleniyor. Gülünç oluyoruz.

Gülünçlükler içinde yaşıyoruz.

Birey olarak da toplum olarak da gözümüz, kuşlar gibi buğday tanesinde, bu nedenle ayağımız (oldum olası) tuzaktan kurtulmuyor.

Ulusal değerlerimiz bir bir yok oluyor...

olmayan) kültürümüz giderek zayıflıyor...

Kültürümüz zayıfladıkça dilimiz de güdükleşiyor ve kısırlaşıyor.

Günümüzde günlük yaşamın bütün değerlerini kavrayan ve sorunlara aydın yaklaşan donanımlı bir siyasetçinin, 1000 kelimeyle konuştuğu söyleniyor.

Orta eğitimli bir Anadolu delikanlısı 240 kelimeyle konuşuyormuş. Güneydoğu beldelerimizle bu sayının 150'ye düştüğü söyleniyor.

Meydanlardaki Türk siyaseti, 500 kelimeye sığdırılmış durumda.

Rakamların ortaya çıkardığı zavallılığı görebiliyor musunuz?...

Fotoğrafı netleştirmek için, rakamları başka bir alana kaydırmak istiyorum.

Ahmet Hamdi Tanpınar 18 bin sözcük, Yahya Kemal Beyatlı 17 bin sözcükle konuşurmuş. Dağarcıklarının varsıllığını, günümüz insanıyla farklarını düşünebiliyor musunuz?...

Ya Victor Hugo?

Victor Hugo, kitaplarında 40 bin değişik sözcük kullanmış. Kültürü görüyor musunuz?...

Gençlerimiz, koskoca yaşamlarını, 250 – 500 sözcükle geçiştiriyor.

Bu noktadan sonra söylenecek başka bir şey var mı, bilmiyorum!...

Her geçen gün biraz daha batıyoruz...

Düşünmeye çoğu zaman üşenen, okumayı sevmeyen, dolayısıyla geleceği de okuyamayan/göremeyen, yazgıcı (kaderci) kişilerin çoğunluğu oluşturduğu bir toplumda; düşünce, kültür, iletişim etkinlikleri dibe vurmuşken; “Ses Bayrağımız Türkçe’nin ayaklar altında paspas yapılması” kimin ya da kaç kişinin umurunda?

Hiç kimsenin!...

Mersin’de, üç beş sapık, üç beş kışkırtıcı (provokatör), bir iki çocuğu kullanarak, bayrağımızı yırtmaya/yaktırmaya kalktı diye Türkiye yerinden oynadı. Ve birileri hâlâ, bu elim olayı, kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak, Türkiye’yi yerinden oynatmaya devam ediyor.

Oysa Ses Bayrağımız Türkçe, yıllardır (hatta asırlardır) alttan, üstten oyulup, un ufak ediliyor...

Kimin umurunda?...

Hiç kimsenin!...

Gerekçeleri ne olursa olsun, Ses Bayrağımız Türkçe’yi bu hale getirenlere, ulusalcı geçinip, “dil gümrüğü” kavramını hiçe sayanlara, turizmcilik oynuyoruz diye kentin tüm tabelalarını “vıttırı vızıkça” dolduranlara/doldurtanlara, görevi olduğu halde bu duruma müdahale etmeyenlere, yazıklar olsun!...

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
15°
açık
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 38 81
2. Fenerbahçe 38 73
3. Konyaspor 38 68
4. Başakşehir 38 65
5. Alanyaspor 38 64
6. Beşiktaş 38 59
7. Antalyaspor 38 59
8. Karagümrük 38 57
9. Adana Demirspor 38 55
10. Sivasspor 38 54
11. Kasımpaşa 38 53
12. Hatayspor 38 53
13. Galatasaray 38 52
14. Kayserispor 38 47
15. Gaziantep FK 38 46
16. Giresunspor 38 45
17. Rizespor 38 36
18. Altay 38 34
19. Göztepe 38 28
20. Ö.K Yeni Malatya 38 20
Takımlar O P
1. Ankaragücü 36 70
2. Ümraniye 36 70
3. Bandırmaspor 36 62
4. İstanbulspor 36 60
5. Erzurumspor 36 58
6. Eyüpspor 36 57
7. Samsunspor 36 51
8. Boluspor 36 50
9. Manisa Futbol Kulübü 36 49
10. Tuzlaspor 36 49
11. Denizlispor 36 49
12. Keçiörengücü 36 48
13. Gençlerbirliği 36 48
14. Altınordu 36 45
15. Adanaspor 36 45
16. Kocaelispor 36 44
17. Bursaspor 36 44
18. Menemen Belediyespor 36 38
19. Balıkesirspor 36 12
Takımlar O P
1. M.City 38 93
2. Liverpool 38 92
3. Chelsea 38 74
4. Tottenham 38 71
5. Arsenal 38 69
6. M. United 38 58
7. West Ham United 38 56
8. Leicester City 38 52
9. Brighton 38 51
10. Wolverhampton Wanderers 38 51
11. Newcastle 38 49
12. Crystal Palace 38 48
13. Brentford 38 46
14. Aston Villa 38 45
15. Southampton 38 40
16. Everton 38 39
17. Leeds United 38 38
18. Burnley 38 35
19. Watford 38 23
20. Norwich City 38 22
Takımlar O P
1. Real Madrid 38 86
2. Barcelona 38 73
3. Atletico Madrid 38 71
4. Sevilla 38 70
5. Real Betis 38 65
6. Real Sociedad 38 62
7. Villarreal 38 59
8. Athletic Bilbao 38 55
9. Valencia 38 48
10. Osasuna 38 47
11. Celta Vigo 38 46
12. Rayo Vallecano 38 42
13. Elche 38 42
14. Espanyol 38 42
15. Getafe 38 39
16. Mallorca 38 39
17. Cadiz 38 39
18. Granada 38 38
19. Levante 38 35
20. Deportivo Alaves 38 31

Gelişmelerden Haberdar Olun

@