31.03.2021, 00:02 74

DİLSİZLEŞİYORUZ…

İsmail HABOĞLU

İsmail HABOĞLU

(Dil Kirliliği)

Çevremizi kirletip, çevremizden; denizlerimizi kirletip, denizlerimizden; nehirlerimizi, ırmaklarımızı kirletip, nehirlerimizden, ırmaklarımızdan olduğumuz gibi; dilimizi kirletip, dilimizden de olmak üzereyiz...

Kaldı ki dil kirliliği; çevre kirliliğine, deniz, göl, nehir kirliliğine de benzemez..

Kirlenen çevrenizi, denizlerinizi, göllerinizi, nehirlerinizi; inanır ve azmederseniz, güçlü bir akçalı destekle, beş - on yıllık bir zaman süreci içinde temizleyip, kurtarabilirsiniz.

Oysa dil, bir kez kirlenmeye başladı mı, gayrı onu temizlemek, kurtarmak kolay değildir.

Çünkü kirletilen dil; salt kirlilikle kalmaz, pek çok toplumsal hastalıkları da beraberinde getirir.

Getirir de ne olur?...

Toplumun kültürel bağları zedelenir. İnsanlarla iletişim kurmakta zorlanırsınız. Eğitim, öğrenim sistemi sarsılır. Genel kültür düzeyinde büyük bir düşüş yaşanır. Ulusallık, birlik, bütünlük, dirlik yitirilir. Vatan toprağına, “saksı toprağı” gözüyle bakılmaya başlanır. Yabancı hayranlığı başlar.

Bu hayranlık, giderek yalakalık boyutlarına ulaşır. Bunun sonu da (sıcak ya da soğuk savaşlarla) ülkemizi işgal etmeye çalışanları, (Irak örneğinde olduğu gibi) alkışla karşılamaya kadar gider.

Nitekim bu olumsuzlukların hemen hepsi, şu an yaşanıyor.

* * *

Dilimiz küçülüyor ve kısırlaşıyor. “Konuşma dilimiz”, içler acısı bir hal alıyor.

Gençlerimiz sözcükler yerine, anlamsız sesler çıkarmayı yeğliyor. “Hoop, uaah, vaavv, abuuu, şişşşt!” gibi garip sesler, Türkçe’nin yerini alıyor.

Gençlerimizin Türkçe’si, aynı sözcükler içinde dönüp dolaşıyor...

Ama bu suç onların değil. Gecesini gündüzünü televizyon başında geçiren bir halkın çocukları olarak, ancak sınırlı sayıda sözcüğü ve de bu ilkel sesleri duyarak büyüyor onlar.

Dünyayı, ancak bu dilin sınırları kadar kavrayabiliyorlar.

* * *

“By by”lı ayrılıkları, “mersi”li, “okey”li, “vaaav”lı buluşmaları; kimseler yadırgamıyor artık.

İster buyruk, ister dilek olsun, yanıt bekleyen her tür sözü, “oldu” ile karşılar olduk.

“Duş yapmaya, çay almaya” alıştıktan sonra, doğallıkla “çorba yemeye, fasulye soymaya” da başladık.

Tek sözcük İngilizce bilmeyen genç-yaşlı, okumuş, okumamış, kadın-erkek, herkes giyimevlerinde giysinin “middle” ını bırakıp “small”unu deniyor, “large”ını soruyor. Olmadı “X large”nı alıyor. Hanımefendiler(!) kullandıkları ip dona, ip don demiyor, g-string diyor. İp don demek, hazretlere banal geliyor.

Türkçe adı içeren tüketim malları, insanlarımızı tatmin etmiyor artık. Üzerinde mutlak “gavurca/vıttırı vızıkça” yazanını arıyor, buluyor, onu yeğliyor. “Süpermarket”lerde, “hipermarket”lerde; “matik”li “deterjan”lar arıyor.

Yiyeceklerimiz “light”laşıyor, “çiz” leniyor, “burger”leşiyor.

Tatil yörelerimizdeki işletmelerin adları, “burası Türk toprakları değil mi?...” dedirtecek düzeye geldi.

Cumhurbaşkanımızın yaşadığı Çankaya Köşkü’nün tam karşısındaki ışıklı panoda bile, artık “My dreams Mydanose...” yazıyor.

Yerel radyoların “DJ” leri sabah yayınlarını kıçını yırtar gibi, “hello Türkiyeeeee!...” diye bağırarak açıyor.

Ülkemizde ve dünyada olup bitenleri; Star TV’den, Show TV’den, Prima TV’den, Number One TV’den izliyor; Mari Clair, Vizyon, Klips, Aktüel Dergilerinden okuyoruz. Doğan Grubu’nun yayımladığı 22 dergiden 16’sının, Sabah Grubu’nun yayımladığı 26 dergiden 9’unun adı Anglomanlıca ya da vıttırı vızıkça...

Devlet büyüklerimiz, haberci ordusunu, “no comment!” la durdurup, susturuyor. IMF ile yeni bir “Stand-by” yapıldığının muştusunu veriyor.

Cumhurbaşkanımızın ve başbakanımızın özel uçaklarının üzerinde “Republic of Turkey” yazıyor.

… …

(Daha fazla devam edemeyeceğim, inanın yüreğim kaldırmıyor...)

Sözün kısası dilimiz kirleniyor...

Kendimiz kirleniyoruz. İnsanlarımız kirleniyor. Gülünç oluyoruz.

Gülünçlükler içinde yaşıyoruz.

Birey olarak da toplum olarak da gözümüz, kuşlar gibi buğday tanesinde, bu nedenle ayağımız (oldum olası) tuzaktan kurtulmuyor.

Ulusal değerlerimiz bir bir yok oluyor...

olmayan) kültürümüz giderek zayıflıyor...

Kültürümüz zayıfladıkça dilimiz de güdükleşiyor ve kısırlaşıyor.

Günümüzde günlük yaşamın bütün değerlerini kavrayan ve sorunlara aydın yaklaşan donanımlı bir siyasetçinin, 1000 kelimeyle konuştuğu söyleniyor.

Orta eğitimli bir Anadolu delikanlısı 240 kelimeyle konuşuyormuş. Güneydoğu beldelerimizle bu sayının 150'ye düştüğü söyleniyor.

Meydanlardaki Türk siyaseti, 500 kelimeye sığdırılmış durumda.

Rakamların ortaya çıkardığı zavallılığı görebiliyor musunuz?...

Fotoğrafı netleştirmek için, rakamları başka bir alana kaydırmak istiyorum.

Ahmet Hamdi Tanpınar 18 bin sözcük, Yahya Kemal Beyatlı 17 bin sözcükle konuşurmuş. Dağarcıklarının varsıllığını, günümüz insanıyla farklarını düşünebiliyor musunuz?...

Ya Victor Hugo?

Victor Hugo, kitaplarında 40 bin değişik sözcük kullanmış. Kültürü görüyor musunuz?...

Gençlerimiz, koskoca yaşamlarını, 250 – 500 sözcükle geçiştiriyor.

Bu noktadan sonra söylenecek başka bir şey var mı, bilmiyorum!...

Her geçen gün biraz daha batıyoruz...

Düşünmeye çoğu zaman üşenen, okumayı sevmeyen, dolayısıyla geleceği de okuyamayan/göremeyen, yazgıcı (kaderci) kişilerin çoğunluğu oluşturduğu bir toplumda; düşünce, kültür, iletişim etkinlikleri dibe vurmuşken; “Ses Bayrağımız Türkçe’nin ayaklar altında paspas yapılması” kimin ya da kaç kişinin umurunda?

Hiç kimsenin!...

Mersin’de, üç beş sapık, üç beş kışkırtıcı (provokatör), bir iki çocuğu kullanarak, bayrağımızı yırtmaya/yaktırmaya kalktı diye Türkiye yerinden oynadı. Ve birileri hâlâ, bu elim olayı, kendi çıkarları doğrultusunda kullanarak, Türkiye’yi yerinden oynatmaya devam ediyor.

Oysa Ses Bayrağımız Türkçe, yıllardır (hatta asırlardır) alttan, üstten oyulup, un ufak ediliyor...

Kimin umurunda?...

Hiç kimsenin!...

Gerekçeleri ne olursa olsun, Ses Bayrağımız Türkçe’yi bu hale getirenlere, ulusalcı geçinip, “dil gümrüğü” kavramını hiçe sayanlara, turizmcilik oynuyoruz diye kentin tüm tabelalarını “vıttırı vızıkça” dolduranlara/doldurtanlara, görevi olduğu halde bu duruma müdahale etmeyenlere, yazıklar olsun!...

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
parçalı bulutlu
banner364
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 15 39
2. Konyaspor 14 26
3. Hatayspor 14 26
4. Fenerbahçe 14 24
5. Alanyaspor 15 24
6. Galatasaray 15 23
7. Başakşehir 14 22
8. Karagümrük 14 22
9. Beşiktaş 15 21
10. Adana Demirspor 15 20
11. Sivasspor 15 19
12. Antalyaspor 14 18
13. Altay 15 18
14. Gaziantep FK 14 18
15. Giresunspor 14 16
16. Kayserispor 14 16
17. Öznur Kablo Yeni Malatya 14 13
18. Göztepe 14 11
19. Kasımpaşa 15 11
20. Rizespor 14 10
Takımlar O P
1. Erzurumspor 13 28
2. Ümraniye 13 27
3. Ankaragücü 14 27
4. Eyüpspor 14 27
5. Bandırmaspor 14 25
6. Tuzlaspor 13 21
7. İstanbulspor 14 20
8. Kocaelispor 13 20
9. Gençlerbirliği 14 20
10. Samsunspor 13 19
11. Adanaspor 15 19
12. Menemenspor 13 17
13. Boluspor 13 16
14. Denizlispor 13 15
15. Bursaspor 13 14
16. Manisa FK 14 14
17. Ankara Keçiörengücü 13 13
18. Altınordu 14 13
19. Balıkesirspor 13 7
Takımlar O P
1. Man City 15 35
2. Liverpool 15 34
3. Chelsea 15 33
4. West Ham 15 27
5. Arsenal 14 23
6. Tottenham 13 22
7. M. United 14 21
8. Wolverhampton 15 21
9. Brighton 15 20
10. Leicester City 14 19
11. Crystal Palace 14 16
12. Brentford 14 16
13. Aston Villa 14 16
14. Southampton 15 16
15. Everton 14 15
16. Leeds United 14 15
17. Watford 15 13
18. Burnley 14 10
19. Newcastle 15 10
20. Norwich City 14 10
Takımlar O P
1. Real Madrid 16 39
2. Sevilla 15 31
3. Real Betis 16 30
4. Atletico Madrid 15 29
5. Real Sociedad 16 29
6. Rayo Vallecano 15 24
7. Barcelona 15 23
8. Athletic Bilbao 15 20
9. Espanyol 15 20
10. Osasuna 15 20
11. Valencia 15 19
12. Mallorca 16 19
13. Villarreal 15 16
14. Celta de Vigo 15 16
15. Granada 15 15
16. Deportivo Alaves 15 14
17. Elche 15 12
18. Cádiz 15 12
19. Getafe 15 10
20. Levante 15 7

Gelişmelerden Haberdar Olun

@