Bilindiği üzere vergi affı yasası olarak bilinen 6736 sayılı "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun" 19 Ağustos tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün itibariyle yürürlüğe girdi. Söz konusu Kanunla vergi yasaları ve sosyal güvenlik mevzuatı uygulamalarına ilişkin olarak mükelleflere af niteliğinde çok önemli kolaylıklar getirildi. Bu kolaylıklardan birisi de dava safhasında bulunan ihtilaflı alacaklar için getirilen kısmi af uygulaması.
1. Başvuru Süresi ve Şekli:
Anılan Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen uygulamadan yararlanabilmek için 19/8/2016 tarihi itibarıyla;
a)  İkmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyatın bulunması ve tarhiyata karşı;
- Vergi mahkemeleri nezdinde dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış bulunması,
- İlgisine göre itiraz/istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da itiraz veya temyiz yoluna başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş olması,
b) İdari para cezalarına ilişkin idari yaptırım kararlarına karşı dava açma süresi geçmemiş veya dava açılmış olması ya da ilk derece yargı merciinin verdiği karara karşı kanun yoluna başvurma süresi geçmemiş veya başvurulmuş olması,
gerekiyor.
Anılan imkandan yararlanabilmek için 31 Ekim 2016 tarihine kadar (bu tarih dâhil) bağlı bulunulan tahsil dairesine yazılı olarak başvuruda bulunulması ve başvuru dilekçesinde dava açılmayacağı, açılmış davalardan vazgeçileceği yönünde iradenin belirtilmesi şart.
Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerince ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlarla ilgili davalara konu alacaklar açısından madde hükmünden yararlanmak isteyenlerin durumlarına uygun matbu dilekçeyi iki örnek hazırlayarak 31 Ekim 2016 tarihine kadar (bu tarih dâhil) kadar bağlı bulundukları vergi dairesine vermeleri gerekiyor.
Kanun'un ilgili hükmüne göre davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili vergi dairelerine verilecek ve bu dilekçelerin vergi dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilecek. Bu nedenle, vergi daireleri almış oldukları dilekçenin bir örneğinin derhal davanın bulunduğu yargı merciine gönderecekler.
Birden fazla dava dosyası bulunan mükellefler dilekçelerinde, hangi dava dosyası için Kanun hükümlerinden yararlanmak istediklerini belirtmek durumundalar.
Vergide sorumluluk uygulamasına bağlı olarak mirasçılar, kefiller, şirket ortakları ve kanuni temsilciler gibi amme borçlusu sayılan kişiler de sorumlu oldukları tutarlar dikkate alınarak uygulama hükümlerinden yararlanabilecekler.
2. Alacak Tutarının Tespiti:
a) Kanunun Yayımlandığı 19/8/2016 Tarihi İtibarıyla Vergi Mahkemeleri Nezdinde Dava Açılmış veya Dava Açma Süresi Geçmemiş Vergiler:
Bu kapsama ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilmiş olup 19.08.2016 tarihi itibarıyla vergi mahkemesi nezdinde dava açılmış ya da dava açma süresi geçmemiş bulunan vergiler giriyor. Bu aşamada vergiler henüz tahakkuk etmemiş olduğundan af için başvuruda bulunulması halinde dava konusu yapılmış olan vergiler ilk tarhiyat tutarına göre ihbarnamenin tebliğ edildiği tarih esas alınarak dava açma süresinin son günü itibarıyla tahakkuk ettirilecek ve bu tarihten itibaren 1 ay sonrası vade tarihi olarak kabul edilecek.
İlgili madde hükmüne göre, vergi aslının %50’si ile bu tutara; yukarıda belirtilen şekilde belirlenen tahakkuk ve vade tarihleri esas alınarak hesaplanması gereken gecikme faizi ve gecikme zammı yerine hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi, dava açılmaması ve açılan davalardan vazgeçilmesi şartıyla vergilerin %50’sinin, gecikme faizi, gecikme zammı ile vergi aslına bağlı vergi cezaları ve bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek.
19.08.2016 tarihi itibarıyla vergi mahkemesinde dava açma süresi henüz geçmemiş olan vergilere gecikme faizi yerine hesaplanması gereken Yİ-ÜFE tutarı yine bu tarihe kadar hesaplanacak.
b) Kanunun Yayımlandığı 19/8/2016 Tarihi İtibarıyla, İlgisine Göre İtiraz/İstinaf veya Temyiz Süreleri Geçmemiş ya da Bu Yollara Başvurulmuş veya Karar Düzeltme Talep Süresi Geçmemiş veya Karar Düzeltme Yoluna Başvurulmuş Vergilerde Uygulama:
Bu kapsama İkmalen, re’sen ve idarece tarh edilmiş olup 19.08.2016 tarihi itibarıyla ilgisine göre itiraz/istinaf veya temyiz süreleri geçmemiş ya da bu yollara başvurulmuş ya da karar düzeltme talep süresi geçmemiş veya karar düzeltme yoluna başvurulmuş vergiler girmekte.
Bu kapsamda ödenecek alacak asıllarının tespitinde 19.08.2016 tarihi itibarıyla tarhiyatın bulunduğu en son safhadaki tutar esas alınacak. Tarhiyatın bulunduğu en son safhadaki tutar, bu tarihten önce verilmiş ve taraflardan birine tebliğ edilmiş kararlar dikkate alınarak tespit edilecek.
ba) Kanunun Yayımlandığı Tarihten Önce Verilmiş En Son Kararın Terkin Kararı Olması Durumunda:
İlgili madde hükmünden yararlanılması için terkin edilen vergilerin ilk tarhiyat tutarı esas alınarak %20’si ile bu tutara ilişkin gecikme faizi ve gecikme zammı yerine 19.08.2016 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi gerekmekte. Bu takdirde, verginin kalan %80’inin, gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları ile bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek.
bb) Kanunun Yayımlandığı Tarihten Önce Verilmiş En Son Kararın Tasdik veya Tadilen Tasdik Kararı Olması Durumunda: 
Bu kapsamda bulunan mükelleflerde tasdik edilen vergilerin tamamı ile terkin edilen vergilerin %20’si ayrıca bu tutara ilişkin gecikme faizi ve gecikme zammı yerine 19.08.2016 tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, terkin edilen vergilerin kalan %80’i ile gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek.
Tadilen tasdike ilişkin kararlarda tasdik edilmiş alacak tutarının tamamı ile terkin edilmiş tutarın %20’si esas alınarak madde hükümlerine göre yapılandırılacak alacak aslı tutarı belirlenecek.
bc) Kanunun Yayımlandığı Tarihten Önce Verilmiş En Son Kararın;
- Bozma kararı olması durumunda; vergi aslının %50’si ile bu tutara; yukarıda belirtilen şekilde belirlenen tahakkuk ve vade tarihleri esas alınarak hesaplanması gereken gecikme faizi ve gecikme zammı yerine hesaplanacak Yİ-ÜFE tutarının, Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödenmesi, dava açılmaması ve açılan davalardan vazgeçilmesi şartıyla vergilerin %50’sinin, gecikme faizi, gecikme zammı ile vergi aslına bağlı vergi cezaları ve bu cezalara uygulanan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek.
- Onama kararı (tarhiyatı tasdik eden karar) olması durumunda tasdik edilen vergilerin tamamı ile terkin edilen vergilerin %20’si ayrıca bu tutara ilişkin gecikme faizi ve gecikme zammı yerine Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla, terkin edilen vergilerin kalan %80’i ile gecikme faizi, gecikme zammı ve alacak aslına bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilecek.
Tadilen tasdike ilişkin kararlarda tasdik edilmiş alacak tutarının tamamı ile terkin edilmiş tutarın %20’si esas alınarak madde hükümlerine göre yapılandırılacak alacak aslı tutarı belirlenecek.
Kanun'un uygulamasında;
- Bozma kararları, üst yargı mercilerinin ilk derece mahkemelerinin tarhiyata ilişkin olarak verdikleri kararların bir bütün olarak bozulmasını sağlayan,
- Kısmen onama, kısmen bozma kararları ise, üst yargı mercilerince ilk derece mahkemesinin tarhiyata ilişkin verdiği tasdik veya tadilen tasdike ait kararın bir kısmının onaylanması bir kısmının ise bozulmasına ilişkin kararları ifade ediyor. 
(Devam Edecek)
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner251