Çorum’lu sanat dostu Bahri Güven hocamız, Çorum Belediye Başkanı Muzaffer Külcü’nün katkısıyla “Çorum’da Yaşanmış İlginç Şakalar” adlı bir kitap yayınlamış.

Bahri hocamın yaşanmış olayları Çorum ağzıyla dile getirmesini çok sever ve zevkle okurum. Bu kitabı da bir günde bitirdim.

Bahri Güven hocamın daha önce yayınladığı Zakkum Çiçeği, Ağaoğlu, Geri Dönüşü Olmayan Yol, Bitmeyen Dostluk,Yaşayan Efsane Dr. Rifat Patır, Kasa Soygunu, Bir Kıbrıs ki ve Sevgi Yumağı gibi eserlerini de zevkle okumuştum.
Bahri Güven yıllarca öğretmenlik yaparak vatana ve millete on binlerce öğrenci yetiştiren Çorum’un yüz akı bilge ve aydınlarından birisidir.

de yazıları, öyküleri ve kitaplarıyla Çorum’un eğitim ve kültür hayatına katkıda bulunan Bahri Güven hocamı sevgi ve saygıyla anıyor, sağlık ve mutlulukla yaşayacak nice yıllar diliyorum.
TARİHİ FIKRALAR AHMET MÜSADE ETMEZ
Sadrazam Keçecizade Fuat Paşa'ya, yetmişlik bir kadının otuz yaşında bir gençle
evlenmek istediğinden bahsetmişler. Paşa hemen:

-“ Ahmet müsaade etmez” demiş. Sormuşlar

- Hangi Ahmet ?

- Karaca Ahmet. (İstanbul’un meşhur mezarlığı)
İYİ BİR ÇOBAN
Eski Roma'da, valilerden biri, Kayser Tiberius'a vergilerin artırılmasını teklif edince, şu cevabı almış:

- İyi bir çoban, koyunlarının yününü kırpar ama derisini yüzmez.
KADER
Fatih Sultan Mehmet, çocukluğunda biraz yaramazlık yapınca, babası olan 2.
Murat Han:

-"Ne kadar yaramaz bir çocuksun, senden adam olmaz" diye çıkışır.
Orada bulunan ve velâyet sırrıyla kalp gözü açık olan Akşemseddin Hazretleri, hafifçe gülümseyerek şöyle der:

-“Peder ne der, kader ne der.”
KADERİN İCABI
Kenân Rıfâi’ye sormuşlar:

- Madem ki, neticede kaderin dediği oluyor. O halde niçin çalışıyoruz ? Kenan Rıfai :

- “Çalışmak da kaderin icabı olduğu için!” demiş.
LA HAVLE VE LA KUVVETE
Meşhur Cimri Paşa, atlarının arpa yemesi gerektiğini söyleyen seyislerine
kızar ve her seferinde "La Havle" ( ya sabır! ) çekermiş. Bir gün arabasının
atları dermansızlıktan yığılıp kalınca, hiddetle sormuş.

- Atlarıma ne oldu?
Seyis, cevabı yapıştırmış:

- Ne olacak efendim "La Havle" yiye yiye, "Ve la kuvvete" (kuvvetsiz) oldular.
SİGORTA
İngiliz Büyükelçisi, eski Türk evlerinin dış duvarlarına asılan "Ya Hafiz" (Muhafaza Eden Rabbimiz) levhalarını görünce dayanamamış ve Keçecizade Fuat Paşaya bunların ne olduğunu sormuş. Fuat Paşa İngiliz'in tam anlayacağı dille cevap vermiş.

-“O gördükleriniz, Osmanlı Sigorta Şirketinin levhalarıdır.”
SIR
Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında, vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona: - Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş. Vezir:

- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:

-“İyi, ben de bilirim.”

BAYTAR
Bir toplantıda, bir genç Mehmet Akif' i küçük düşürmek ister:

- "Affedersiniz, siz Baytar mısınız ?"

Mehmet Akif hiç istifini bozmadan şöyle yanıtlamış:
-"Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?"
ŞANS

Bir filozofa sormuşlar:

- "Şansa inanır mısınız?"

Filozof:

- "Evet, yoksa sevmediğim insanların başarılarını neyle açıklayabilirdim."

3 Ocak 2018

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol