(Yine 13-14 yıl öncesinden bir yazı, bana çok ilginç geldi aynı bu günleri anlatıyor tekrar okuyun bakalım, aradan geçen bunca yıla rağmen hala aynı yerde durduğumuzu siz de şaşkınlıkla okuyacaksınız.)

 

 

Sayın Valimiz geçen hafta yayınlanan yazımızı okumuş, kendisiyle telefonla konuştuk. Yazıdaki hususlarla ilgileneceğini söyledi, teşekkür etti, biz de kendisine teşekkür ediyoruz.

 

04.01.1999 Pazartesi günkü yazımda ehemmiyetine işaret ederek Çorum’da trafik ve otopark sorununa değinmiştim.

 

Bana göre bugünkü çözüm tek yönlü yolların çoğaltılması ve de çok hızlı olarak otoparkların çokça yapılmasıdır.

 

Biz bu memlekete bir çivi çakan herkese minnettarız, yalnız yapılan yanlışları da yazmazsak, söylemezsek bir yere varamayız.

 

“Çorum Türkiye’nin en temiz şehri”ne takmışız kafayı, bundan başka bir şeyi görmüyoruz.

 

Temizlik imandandır.  Şehri temiz tutmak Belediye’nin en önde gelen vazifesi, halkın bunu istemesi de en tabii hakkıdır.

 

Çorum bundan 50 sene önce de temizdi hem de bu asfalt yollar yokken.

 

Analarımız her gün kapısının önünü süpürür, gençler komşusu ihtiyarsa, ikram olsun diye komşusunun kapısının önünü de süpürüverirdi. Bu temizlik Çorumlunun ruhunda vardır.

 

Bu gün, Çorum'daki trafik sıkışıklığının 3 tane ana sebebi var; 1- Bahçeli evlerin inşaat alanlarının büyütülerek çok kat verilmesi.

 

2- On beş yirmi daire yapılmış ama ne sokaklar genişletilmiş ne de katlı otoparklar yapılmıştır.

 

3 -Bu yapılan binaların altı garaj olarak gösterilmiştir ama hiçbirine araba girip çıkamaz, çünkü yerin altında ve zeminden 120-150 santim aşağı indirilmiştir.

 

(Kapıcı dairesi de oraya yapılır, memleketteki mimar ve mühendisler de buna bakar da bakar, vicdanları hiç sızlamaz mı, neden dur demezler anlamıyorum? Onlara sorarsan sudan bahaneleri hazır, mücadele azmi kalmamış çoğu kuruluşlarda.)

 

 Yeni verilen ruhsatlarda katlı otopark ve binanın zeminden aşağı en fazla 75-80 santim olması sağlanmalıdır.

 

O güzelim bahçeli evler heba edilmiş taş yığını olmuştur, çok, çok yazık.

 

Bunca sıkışıklığa, bunca ihtiyaca rağmen Toprakbank’ın arkası, eski buğday pazarına 80 tane işyeri ve büro yapılmakta ama otopark inşaatı yapımı ertelenmiştir. Bu memlekette ikinci üçüncü katlardaki işyerlerinin çoğu boş ama araba koyacak bir tane boş yer yok, bu çok acıdır.

 

Hala işin ciddiyeti ilgililerce kavranamamıştır.  Bu konuda ilgililer bir ay sonrayı bile göremiyor, bu vurdumduymazlık neden?

 

Her sene 2-3 tane otopark yapacağına ve bunu gerçekleştireceğine inandığınız insanı seçiniz bu dönemde. Çorumlu başkanlardan büro istemiyor katlı otopark ve 5-10 sene sonra sokakta gece ve gündüz bir tane araba kalmayacak plan ve proje istiyor.

 

Buğday pazarına otopark yok 80 tane işyeri, bari Tansa'nın dükkânlardan sonrasını katlı otopark yapalım, cevap hazır plan ve projesi tamamlanmış mümkün değil. Elbette mümkün, hem de memleketin 1-2 yıl sonrası için de bu şart.

 

İkinci bahane, yanında otopark var. Hâlbuki orası şimdiden doluyor. Albayrağın yanındaki otopark yine katlı otopark olmalıdır. Bir tane arabanın ana cadde üzerine bırakılmayacağına azmedersek ve istersek o bölgede 2-3 tane daha otopark lazımdır.

 

Türkiye nüfusuna göre en çok Çorum'da araba olduğuna göre bu vurdumduymazlık akıl alacak gibi değil.

 

Belediyenin önünde zabıta duruyor, Başkanın arabasının yeri açık ama vatandaş araba park etmek için 10-15 dakika dolaşıyor. 3-5 sene sonrasını olsun hesaplayalım lütfen. 1988’de buna benzer bir yazı yazmışım, eğer ciddi tedbir alınsa sokakta bir tane araba olmasa bu yollar bir müddet yeter.

 

Ya bunun üzerinde ciddi olarak duralım veya bu eski şehrimize ruhsat vermeyelim. Yeni iskan ve ticarethaneler kuralım. Anayollar 50 metre ara yollar 30 metre, sokağında park edilmiş bir araba olmayan bir şehir olsun.

 

Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil üzüm yemek üzüm, anlatabiliyor muyum? Bu konuda nerelerde ne konuşuluyorsa halkı da çağırınız.

 

Çorum halkı adına Sayın Belediye Başkanımız Arif Ersoy'dan cevap bekliyoruz.

 

         Sonsuz sevgi ve saygılarımla.

 

NOT: Bir de trafik lambalarının normal çalışmasını bırakıp, yanıp sönmeye bırakılıyor. Bence faydasından çok zararı  var. Herkes ben önce geçeceğim derken kazalar oluyor.

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol