27.06.2011, 00:00 239

ÇORUM’DA TARİHİ VARLIKLARIMIZIN NE DURUMDA !

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Bundan önceki yazımda yurtiçinde ve dışında tarihi varlıklarımızın nasıl yok edildiğini örnekler vererek anlatmıştım. Tarihi yapıları korunan şehirlerin ne kadar güzel ve ne kadar çok turist çektiğine dikkat çekmiştim.

Bu yazımda Çorum'u ele almayı istiyorum.

Eğer şehrimizi iç ve dış turistler için çekici yapmayı istiyorsak yalnız Hitit Medeniyetine sırtımızı dayamamız yetmez. Antalya'dan Çorum'u ziyarete gelen bir yakınımın bana söylediği ,'' Çorum'da nereye gitsem hep Hititlerden bahsedildi. Çorum'da başka tarihi bir dönem ve eser yok mu?'' cümlesini hiçbir zaman unutamıyorum. Herşeyden önce şehir merkezimiz turistler için çekici olmalıdır.

Ne yazık ki şehir merkezinde tarihi yapılar kaderine terk edilmiş durumdadır. Çavuş Hamamı yıkılmış yerle bir edilmiştir. Güpür Hamamı yok olmak üzere kaderine terk edilmiştir. Bir zamanlar Çorum'un tek en güzel ahşap Velipaşa Oteli bakımsızlıktan ve kullanılmamaktan her geçen gün çürümektedir. Son Çorum'a gelişimde ilk defa gördüğüm ''Geyikli Konak'' bomboş durmakta ve yok olmaktadır. Arkadaşım Ümit Üsgülenlerin evi, kısmen yanan ve  yok olmaya bırakılan eski yapılar (Azap Ahmet Sokağı ve Kulaksız cami civarında) gibi daha nice burada sayamadığım tarihi eserlerde yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bulunmaktadırlar.

Benim bugüne kadar kurtarılması için çok sayıda yazı yazdığım Alaybey Sokağı her geçen gün yok olmaktadır. Böyle giderse orada kurtarılmış olarak belki de tek başına ''Kâtipler Konağı'' kalacak. 5.Ekim 2010 tarihli Hâkimiyet Gazetesi'nde '' Alaybey '‘Tarihi Evler Sokağı' oluyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı İsmet Yılmaz, Vali Mustafa Toprak, Kültür ve Turizm İl Müdürü Ali Özüdoğru ve Müze Müdürü Dr. Önder İpek ile birlikte Çorum sokaklarında tarih turu attı.'' başlıklı haberde yer alan hususlar ne yazık ki gerçekleşmedi. Böyle tarihi bölgeler yok olunca arkasından ağlamak yetmiyor. Nitekim İstanbul'da yok olan tarihi Yarım Ada'yı bugün kimse geri getiremiyor. Aynı şekilde benim çocukluğumu geçirdiğim Sepetçi Sokağını da kimsenin geri getiremeyeceği gibi...

Evet, böyle karamsar bir tablo çizdiğim için çok üzgünüm... Bu yazıyı okuyan sizlerde eminim ki benim gibi düşünüyorsunuzdur...

Zaman zaman Çorum'da olumlu kıpırdanmalarda olmuyor değil... Kurtarılan Kale ve Velipaşa Konağı bunlardan ikisi... Son günlerde Çorum basınında okuduğum aynı bölgede bulunan tarihi Karakol binasının kamulaştırılarak kurtarılması kararına çok sevindim. Eğer bu yenileme sürdürülürse buradaki cami ile birlikte güzel bir turistik bölge ortaya çıkacak. Bu kararından dolayı Belediye Başkanımız Muzaffer Külcü'yü kutluyorum ve bu yöndeki faaliyetlerini artırarak sürdürmesini diliyorum. Aynı kararlılığı yukarıda belirttiğim tarihi yapılarımız içinde göstermesini bekliyorum.

Bu gibi büyük koruma ve yenileme çalışmaları yalnız Belediye'nin gücü ile yapılamaz. Bu nedenle tüm Çorumlular bir bütün olarak Sayın Valimiz Nurullah Çakır ve yeni seçilen milletvekillerimizle birlikte Ankara'da yoğun girişimlerde bulunmaları gerekir...

Dünyada esas alınan ''Sürdürebilirlik'' kavramına göre tüketirken ve yok ederken gelecek nesilleri düşünmemiz ve onlarında bu miraslarda hakları olduğunu dikkate almamız esas alınmalıdır.

Yazıma son vermeden önce tüm yetkilileri ve Çorumluları sahip oldukları tarihi yapıları korumaları hususunda uyarıyorum...

Antalya, 26 Haziran 2011

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
24°
parçalı bulutlu
banner303
banner364
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@