Bundan önceki yazım Türkiye’de otelciliğin tarihi ile ilgiliydi. Bu yazımda ise 1940- 1960’lı yıllar arasında Çorum otelciliğinin gelişmesini anlatmayı istiyorum. Ayrıca bu yazımda, Çorum’da otelcilik konusunda önemli hizmetler vermiş ve bu konuda geride iyi bir isim bırakmış olan Ömer Nartok’u sizlere tanıtacağım.

* * *

Çorum otelleri hakkında en önemli kaynaklar, Çorum’a sürgün olarak gönderilmiş tanınmış yazarlar Kemal Tahir, Hüseyin Cahit Yalçın, Refik Halit Karay, Refi Cevat Ulunay ve Orhan Kemal gibi yazarların eserleridir. Bu eserler okunduğunda onların Çorum’da kaldıkları yer genellikle Velipaşa Oteli’dir. O dönemde Taşhan ve diğer hanların yanında burası birinci sınıf otel niteliğindedir. İleride bir yazımda Çorum’daki diğer oteller ve hanlar hakkında sizleri bilgilendireceğim.

İlk inşa edildiği yıllardan itibaren konaklama işleviyle kent içerisinde önemli bir gereksinimi, dönemin zihin dünyasının biçimlendirdiği bir mekan anlayışı içerisinde yerine getiren, dönemin sosyal yapısının son derece net okunduğu mekanları bünyesinde barındıran, genç Cumhuriyet’in doğuşuna da tanıklık etmiş Velipaşa Hanı ve Velipaşa Oteli, ironik biçimde, buna zemin hazırlayan aktörler için bir konaklama, muhalif yazarlar için ise bir sürgün mekanı olmuştur.

Özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında Karadeniz’le Ankara’yı bağlayan yol üzerinde yer alması nedeniyle, Ankara’ya giden yabancıların Çorum’da konakladıkları bilinmektedir. 12 Mayıs 1921’de Ankara’da Mustafa Kemal’le görüşen Mısırlı yazar Prenses Kadriye Hüseyin’in, Samsun’dan Ankara’ya olan yolculuğunda Çorum’da, Velipaşa Hanı’nın otel kısmında konakladığını, “Mukaddes Ankara’dan Mektuplar” kitabından öğreniyoruz: Yazar, kitabının “İkinci Mektub” başlıklı bölümünü “Velipaşa Oteli”nde kaleme aldığını, bu bölümün başlığına not düşmüştür. Bu yıllarda Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın Çorum’daki çalışmalarına karşı çıkan İhtiyat Zabitleri Cemiyeti üyelerinin de Velipaşa Oteli’nin (Anadolu Oteli) üst katındaki bir odada toplandıkları bilinmektedir. Kurtuluş Savaşı yıllarında, Sovyetler Birliği’nden Ankara’ya gidiş ve dönüşlerde Çorum’da konakladığı bilinen Genaral Frunze’un Çorumlularca nerede ağırlandığı kesin olmamakla birlikte, yine Velipaşa Oteli’nde ya da daha büyük bir olasılıkla Çorum eşrafından bir ailenin selamlığında ağırlanmış olabileceği de söylenebilir. Nitekim Velipaşa Oteli mütevellisi Oğuzhan Velipaşaoğlu, dışarıdan gelen sıradan yolcular handa misafir edilirken, nüfuz sahibi misafirlerin otel kısmında, burası doluysa Velipaşalar’ın konağında ağırlandıklarını söylemektedir. Öte yandan, yazılarında muhalif kimlikleriyle dikkati çeken Refii Cevat Ulunay, Refik Halit Karay, Hüseyin Cahit Yalçın gibi önemli yazarların da, bu yıllarda Sinop’la birlikte Anadolu’da başlıca sürgün yerlerinden birisi olarak görüldüğü anlaşılan Çorum’a gönderildikleri bilinmektedir (Velidedeoğlu, 1977, 27-8). Yazarların Çorum’da kaldıkları bu yıllarda Velipaşa Oteli’nde konakladıkları da söylenmektedir.

* * *

Bünyesinde hayvanların bağlandığı ve daha sonra bu ahırların garaja dönüştürüldüğü bir hanı da içerisinde ihtiva eden Velipaşa Oteli vakfiyesinin kayıtlara göre 1885’den önce, 1866 ile 1885 yılları arasında, muhtemelen 1880’li yıllarda Veliyyüddin Ağa (Veli Paşa)tarafından yaptırılmıştır.

Vakıflar İdaresi tarafından bu otel, 1939 yılında açık artırma ile tekrar kiraya çıkarılmış ve o zamana kadarki işleticisi Hasan Celep’in (Tilik Hasan) yıllık 1700 lira verdiği dönemde, babam Hüseyin Samsunlu 4000 lira vererek Velipaşa Otel’ini kiralamıştır.

Daha önce, eniştesi Şükrü Kızılot’a ait eski Ankara Caddesi’nde bulunan bugün yıkılarak yerine Zafer Paşajı’nın inşa edildiği Kızılot Hanı’nı birlikte işleten babam bu yeni kiralamadan sonra orayla ilişkisini kesmiş ve tüm gücüyle Velipaşa Otel’ini elden geçirerek işletmeye açmıştır.

Ağabeyim Cavit Samsunlu’ya atfen babamın han kısmında yer alan ahırları yıkarak garaj haline getirdiğini ve ortakları ile birlikte 30’ar kişilik iki otobüsle yolcu taşımacılığı ve yedi kamyonla da nakliyecilik yaptığından aşağıda verilen Ömer İskender Tuluk’un bildirisinde bahsedilmektedir. Ben de bu hanın içinde bir lastik ve bir radyatör tamircisinin yerleri ile Tevfik Uzel Usta’nın bir iş yeri olduğunu hatırlıyorum. Civarda işyerleri olan Poyraz ve Enbiya’ların garajın yanında depoları da vardı. Ayrıca hanın içinde halıcılık yapan Niğdeli Ahmet Gökçe’nin iki teşhir ve satış odası bulunmaktaydı.

Oteli işletmeye başlayan babam, aynı zamanda otobüsçülük ve kamyonculuk da yaptığından teyzemin eşi ve Albayrak İlkokulu başöğretmeni Osman Özkan’ın ve ailenin tavsiyesiyle, otel işletiminde bir ortak almaya karar vermiştir. Bu ortak seçilirken nelere dikkat edildiği hususlarını, çocukluk dönemime rastladığı için ancak ailemin anlattıklarından hatırlıyorum.

O zamanlar, Tekel İdaresi’nde çalışan hal ve tavırlarıyla insanlar üzerinde olumlu etkiler bırakan güvenilir bir insan olan Ömer Nartok, fazla bir maddi kaynak katmamasına rağmen yarı yarıya ortak olarak alınmıştır. Yaşım ilerledikçe, ben de babamla birlikte otele gitmeye başladım ve zaman içinde otelin işletmesiyle de belirli bir çerçevede ilgilendim. Bu esnada, ben de kendisinin kibar, saygıdeğer bir insan olduğunu tespit ettim. Fiziksel görünümü ve iş yerindeki tutumu ile benim üzerimde de her zaman olumlu bir intiba bıraktı. O dönemde Çorum’a gelen devlet ve kamu görevlilerinin otelimizde kalkmaktan memnun olduklarını ve bunun sağlanmasında Ömer Nartok’un büyük katkısı olduğunu babamdan sık sık duymuştum.

Babamın sahibi olduğu Yeni Hamam’ı, bir ay süreceğini tahmin ettiği bir tamire başlaması ve bu tamirin sekiz ay sürmesi kendisini maddi bakımdan zor bir duruma düşürmüştü. Hamamın tamirinin sekiz ay sürmesi, babamın ekonomik durumunu çok olumsuz etkilemişti. İşte böyle bir ortamda, halen anlamadığım bir şekilde, Ömer Nartok’un babama Velipaşa Oteli işletmesini “ya al ya ver” demesi iki ortağın yıllar sonra karşı karşıya gelmelerinin ana nedeni olmuştur. Hamamın işletmeye açılması ile birlikte ekonomik durumu yeniden düzelen babam, otelin işletmesini kendisinden devralarak yıllarca süren bu ortaklığı 1952 yılında sonlandırmıştır.

* * *

Velipaşa Oteli’nin girişinde şarap satış dükkanı olan ve Çorum’da şarap imalatı yapan İsmet Mat’a ait olan ve kendisinin Şubat 1952 tarihinde vefatı ile yarım kalan inşaatını, eniştesi İsmail Çenesiz (Küçük İsmail usta) bitirmiştir. Yıllar sonra Çenesiz ailesi tarafından Huzur Evi olarak hizmete tahsis edilen bu bina, bugünkü Ziraat Bankası karşısında Nurettin Kazancı’nın işlettiği Havuzlu Kahve’nin yanında yer alıyordu. Otelciliğe devam etmek isteyen Ömer Nartok bu binayı kiraladı ve otel olarak işletmeye başladı. Yeni açılan ana caddeden (Ankara) ve şehrin merkezinden uzakta bulunan bu otelde başarılı olamayacağını düşünen Ömer Nartok, Ankara (İnönü) caddesi üzerinde inşaatına başlanmış ve bitirilememiş olan Ramiz Ebil ve ortaklarına ait yapının tamamlanması için maddi destek sağladı ve kısa sürede bitirilen bu yapıda Yeni Konak Oteli’ni açtı. Açılan bu otelin, tarihi Velipaşa Oteli’nden farklı ve modern olduğunu duymuştum.

Bu otelin açılmasından bir müddet sonra, 1956 yılında Almanya’ya tahsile gittiğim için ondan sonraki gelişmeleri bilmiyorum. Kendisinin sağlık durumunun bozulduğunu ve otelciliği bıraktığını, kendisiyle birlikte otelcilik de yapan yeğeni Kemal Nartok’un da Antalya’ya naklettiğini, elektrik malzemesi satan bir dükkan açtığını ve elektrikçilik yaptığını öğrenmiştim. Yıllar sonra Antalya’ya gittiğimde kendisini işyerinde ziyaret etmiştim.

* * *

Nasıl dünyada otelcilik denildiği zaman Amerika’lı Conrad Hilton ve Türkiye’de Vehbi Koç akla geliyorsa bana göre anlattığım dönemde Çorum’da otelcilik denildiğinde Ömer Nartok akla gelirdi. Bu nedenle bu yazımda kendisini sizlere tanıtmaya çalıştım.

Yıllarca, evlerine sık sık gittiğim Ömer Nartok’u saygıyla anıyor, bu vesileyle Ömer Nartok’a ve muhterem eşine Allah’tan rahmet diliyorum.

Bodrum- Dörttepe, 27 Temmuz 2018

- Ali Ilıca., (2000), “Çorum’da Tarihî Bir Yapı: Veliyyüddin Paşa (Velipaşa) Hanı ve Vakfiyesi”, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi (9: 9) 507–535.

- Ömer İskender Tuluk., (2009), “Çorum’da sıradışı bir han yapısı üzerine gözlemler: Velipaşa hanı - Anadolu Oteli”, METU JFA 2009/1 (26:1) 101-121

- İlhan Çenesiz, (2018), Kişisel Görüşme

Not:

1-Bu otelin babamın 1958 yılında vefatından sonra ailemizce nasıl işletildiği, Vakıf İdaresi tarafından ailemizin otel işletimine nasıl son verilip burada market açılmasına müsaade edildiği, Çorum Belediyesi’nin restorasyon projesiyle binanın nasıl yok olmaktan kurtarılacağı hakkındaki tüm yazılar ve benim yazılarım Çorum Haber gazetesi arşivlerinde ve benim web sitemde yer almaktadır.

Yazımla ilgili bugün Sayın Ali Ilıca ile yaptığım görüşmede Veliyyüddin Ağa’nın (Veli Paşa) Çorum, Yozgat ve Çankırı mutasarrıfı (sancak beyi) olduğuna dair kendisinin elinde Osmanlı dönemine ait bir belge olduğunu öğrendim. Bu belgeyi bana gönderdiğinde sizlerle paylaşacağım.


Velipaşa Hanı’nın restorasyonuna başlanmadan önceki iki farklı görünümü…

1960’lı yıllarda, Saat Kulesi’nden Ankara yönüne doğru İnönü Caddesi…Solda Yeni Konak Oteli (üstte)…Bu yerin şimdiki görünümü (altta)…

İlhan-İsmet Çenesiz kardeşlere ait, bir zaman huzurevi olarak kullanılan bina…

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol