02.07.2015, 00:00 340

ÇORUM BİR HÜKÜMET MEYDANI KAZANIYOR !

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Prof. Dr. Ahmet SAMSUNLU

Haziran ayı başında, ÇORUM HABER Gazetesi’nde “Meydan, Çorum’un yeni bir yaşam noktası olacak” başlıklı yazıyı okuyunca çok sevindim. Bilhassa bunun sözde kalmayıp eyleme geçmesi ve Tekel binasının yıkılarak başlanılması beni çok memnun etti. Planlanan bu projeye göre, İl Özel İdare binasının (Sağlık Müdürlüğü) da yıkılarak 20 bin metrekare büyüklüğünde bir meydan yaratılacak.
Böyle bir projeyi 2017 yılına kadar tamamlama sözü veren Belediye Başkanımız Muzaffer Külcü’ye ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum.
Aynı haberde, Akşemşettin Camii civarında 25 bin metrekarelik ve inşa edilecek Belediye hizmet binasının bulunacağı bölgede inşa edilecek 40 bin metrekarelik iki meydanın daha yapılmasının planlandığını öğrenmekten de memnun oldum.
* * *
Hükümet Meydanı’nın yapılması konusunda 1982 yılı başında Çorum Danışma Meclisi üyesi iken, o dönemin Valisi Ahmet Nazif Demiröz’e ve Belediye Reisi Turan Kılıçcıoğlu’na aynı bölge inşaata açılmadan ve gelişmeden bir “Hükümet Meydanı” yapılmasını önermiştim. Fakat bu önerim gereken ilgiyi görmemişti.
Bu nedenle o tarihten sonra bu konuyu ÇORUM HABER Gazetesi’ndeki köşemde sık sık dile getirdiğim gibi takip eden yıllarda tüm valilerimize ve belediye başkanlarımıza da anlattım.
9 ve 10 Temmuz tarihli ÇORUM HABER Gazetesi’nde yazdığım iki yazımın başlığı “Belediye Başkanımızı Tebrik ettim” ve “Valimize Hoşgeldin Dedim” idi. Bu yazılarımda kendilerine Çorum’un sorunlarını anlattığım konuları okuyucularımla paylaşmıştım.
Gazetede şu satırlar yer alıyordu; “Kalkınmış ülkelerde Hükümet Konağı önünde genellikle geniş bir meydan yer alır. Bu meydan halkın buluşmasına, dinlenmesine imkan verecek şekilde düzenlenir.
Şehrimizin de böyle bir meydana sahip olması düşüncem o zaman (1982 yılında) fazla ilgi görmemişti.
Mevcut Tekel binası ve yanında bulunan İl Özel İdare Binası yıkılarak arkasında bulunan bir kısmı Belediyemize ait arsa ile birleştirilerek ve gereğinde yeteri kadar istimlak yapılarak bir meydan yaratabileceğimizi Valimizin bilgisine sundum.”
* * *
İnşallah ileride yapılacak yeni planlamalarla oradan geçen Gazi Caddesi, Meydanın altına alınır ve meydan tam bir bütünlüğe kavuşur. Bunu da şimdiden yetkililere duyurmayı istiyorum.
* * *
İTÜ Vakıf dergisine meydanlarla ilgili iki yazıdan önemli gördüğüm kısımları sizlerle paylaşmayı istiyorum.
Prof.Dr. Şebnem Önal Hoşkara’nın görüşleri;
“Herhangi bir kente gidişimde, ilk görmek istediğim yerler kentin meydanlarıdır.
Kentin ruhunu hissetmek, kimliğini algılamak, insanlarıyla karşılaşmak, kentin meydanlarında mümkündür.
Tarihsel süreç içinde, Antik Yunan sitelerinin Agora'sı, ilk kent meydanı olarak tanımlanır. Roma döneminde ise, kentin toplumsal, ekonomik ve siyasi merkezi olarak, Forum ortaya çıkmıştır.
Kent meydanı olarak en belirgin biçimlenmeler ise, Orta Çağ Avrupa kentlerinde, Pazar meydanı, Kilise meydanı gibi işlevsel özellikleriyle anılan sınırlı mekanlar olarak ortaya çıkmaktadır.
Dier taraftan Anadolu- Türk kentlerinin geleneksel dokuları içinde yer alan kentsel mekanlar (meydanlar) kent dokusu içindeki önemleri fiziksel olmaktan çok, kentlilerin ortak ‘’sosyal’’ kullanımı açısındandır( Hükümet meydanları, İskele meydanları, Ticaret meydanları gibi)
Meydanların aynı zamanda, renkleri, sesleri, kokuları vardır. Meydanlarda her zaman bir hareket, bir ses, bir görüntü bulmak mümkündür. Yürüyen, dolaşan, oturan, konuşan, bağıran, çağıran, eğlenen, izleyen, gözlemleyen insanların oluşturduğu, çeşitlilik ve zenginlik barındıran bir hareket…
Meydanlar denince akla,
Venedik’in San Marco Meydanı, Moskava’nın Kızıl Meydanı, Londra’nın Trafalgar Meydanı, İstanbul’un Sultan Ahmet Meydanı, Mağusa’nın Namık Kemal Meydanı gelir.
Meydanlar, iyi tasarlandıklarında, yerleşimlere kimlik verirler. Bireylerde kalıcı izler bırakırlar. Meydanlar, toplumlarının yansımasıdırlar; toplum olma ve kentlilik bilincini güçlendirme özelliğine sahip kamusal alanlardır.
Kentlilik bilincine ulaşmada en önemli kentsel kamusal mekanlardan olan meydanlar kent dokusu içinde toplumun demokratikleşmesine yardımcı olabilecek en önemli araçlardan birisidir.”
Dr. Deniz Aslan’ın görüşleri;
“Bir sosyalleşme alanı olarak, belki de yüzyıllar boyunca Osmanlı şehirlerinde meydanın yerini avlu almıştır (Kışla avluları, cami avluları, külliye avluları, han avluları v.s.)
Batı ile İslam’ın anıtsallığa bakışı arasındaki derin fark ister istemez Osmanlı topraklarında da boy göstermiştir. Osmanlı’da meydan, anıtsallığın algılanması için bir araç olmaktan çok, genişlemeler olarak görülmektedir. Bu anlamıyla kendine özgü bir derinliği de fark etmek gerekir. Batıdaki karşılığı ile ezici ihtişamı, erkin gücünün idrak edilmesi için yapılan meydanlara çok uzun yıllar boyunca rastlamak pek de mümkün değildir Osmanlı topraklarında.”
* * *
Daha önceki bir yazımda sizlere Romanya’nın kayak merkezlerinden birisi olan Braşov’daki aşağıda fotoğrafını gördüğünüz meydanı ve orada hissettiklerimi sizlere paylaşmıştım.

Ailem mağazaları dolaşırken ben o meydanda oynayan çocukları, gezen insanları izlemiştim. O huzurlu ortam beni çok etkilemişti.
İnşallah “Hükümet Meydanı”da bittiği zaman insanların koşarak gittikleri güzel bir yer olur.

İstanbul, 30 Haziran 2015 .
Kaynaklar:
- Kentsel Kamusal Mekanların Şahı Meydanlar, ( Prof.Dr. Şebnem Önal Hoşkara), İTÜ Vakıf Dergisi Ocak- Mart 2014, Sayı: 63
-KENT VE MEYDANLAR(Dr. Deniz Aslan), İTÜ Vakıf Dergisi Ocak- Mart 2014, Sayı: 63
Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
banner255
banner133
24°
parçalı bulutlu
banner303
Namaz Vakti 25 Eylül 2020
İmsak 04:59
Güneş 06:24
Öğle 12:37
İkindi 15:59
Akşam 18:40
Yatsı 19:59

Gelişmelerden Haberdar Olun

@