|
Gözlerimiz…
Her şeyi gördüğünü sandığımız gözlerimiz, yaşananların ancak milyonda beşini görüyormuş. Çok doğru bir tespit. Sağa, sola, yukarı, aşağı hareket ederek her şeyi görme imkanına sahip bu organımız ne gariptir ki bazen de gördüğünü görmemezlikten geliyor.
Hatta, sırf görmek için yaratıldığı halde, çoğu zaman kendisini bile görmekten aciz kalabiliyor.
Ve yine ne gariptir ki, üst üste gelen olumsuz bir çok olayı görmezlikten gelen gözlerimiz, ufacık bir olayı görmek adına fal taşı gibi açılıyor.
Ünlü evrimci Darwin bile; “Gözü düşündükçe tepem atıyor” diyorsa eğer, olanları göremeyenlere biz ne ad takmalıyız?
Belki de olumsuzlukları, açlığı, işsizliği, ilköğretime kadar inen uyuşturucu skandallarını görmeyi içine sindiremiyordur gözlerimiz. Ve ondan görmezlikten geliyordur.
“Gözler yalan söylemez” denir… Belki de o yüzdendir birbirimizle konuşurken bile göz göze gelmememizin nedeni.
Hükümetlerin, kaynakların kullanılmasına ve aktarılmasına hangi gözle baktıklarını da merak ederim hep. Gören gözleriyle mi, yoksa bakıp da görmeyen gözleriyle mi?
Gören gözlerle baksalardı, insanları üretime katarak herkese iş sağlamak yerine, onlara ekmek, kömür dağıtmayı tercih etmezlerdi belki de.
Türkiye’nin imkanlarının dışarıya aktarıldığını görmediler…
Ekonominin dış güçlere teslim edildiğini görmediler…
Fakirden alınıp zengine verildiğini görmediler…
Yolsuzluk ve adam kayırmayı görmediler…
Sağlıktaki sorunları görmediler…
Gelir dağıtımındaki adaletsizliği görmediler…
Vatandaşın büyük bir bölümünün kredi kartları ile borçlanarak yaşadığını görmediler…
Adını ne koyarsanız koyun; görmediler, görmek istemediler diye.
Miyoplar mı hipermetroplar mı anlamadık. Ne uzağı görebiliyorlar, ne yakını…
Burunlarının ucunu bile göremiyorlar, burunları havada olduğu için.
“Bekle de gör” politikası ise bu, bekledikten sonra görünen pek iç açıcı gözükmüyor. Çizilen pembe tabloların aksine vatandaşın gözleri sadece karanlığı görüyor. İsimleri kara listelere giriyor.
Bu durumlara rağmen hala iyi diyenlere ne demeli?
“Ekonomik durumumuz çok iyiye gidiyor” diye televizyon ekranından “ulusa seslenenlere” ne demeli?
Ya hayal görüyor ya kendini kandırıyor ya da işine gelmediği için görmek istemiyor diyebiliriz.
Çünkü,
Ekonomik durumu inişte değil de, çıkışta olan ülkelerde;
İnsanlar borçla yaşamaya çalışmaz…
Banka kredilerine hücum etmez…
Kara listelere girmez…
Esnafı haciz memurları kovalamaz…
Beklemeye alışık olan vatandaş, bekledi bekledi ve gördü gününü.
Zaten, günümüz siyasetinin şekli de, adı da değişti artık;
“Hele başarıyla güt şu dört kazı, sonra dile dilediğin imtiyazı”
Bizim gören gözlerimiz bütün bunları görüyor. Göremeyenlerinki de bir an önce açılır inşallah.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|