|
“Eşkıya” kelimesi Türkiye Cumhuriyeti kurulmazdan önce bile var olan bir kelime. Ama o zamanki eşkıyalar, yokluk zamanlarının adamları olduklarından dolayı mıdır nedir, zengin olanın yolunu keser, alacağını alır, fakir köylüye dağıtırmış. Köylüler de eşkıyalara saygı duyar ve severlermiş.
Şimdilerde öyle mi ya?
Özellikle büyük şehirlerde; sahipsiz, hasta ve ruh hali bozuk olan herkes eşkıya rolü oynamaya başladı.
Eskiyle kıyaslarsak bunların yaptıkları eşkıyalıktan çok, magandalık...
Şehirlerde yaşayanlar sokağa çıkmaya korkar oldular.
Bıçak, muşta, kurusıkı tabancayla o da yetmedi, balta, döner bıçağı gibi aletlerle birileri pat diye saldırıveriyor.
Şehirlerin göbeğinde kadınlar yollarda sürüklenerek, gasp, kapkaç ve hırsızların hedefleri oluyorlar.
Şehirlerde yaşamanın bedeli bu olmamalı…
Artık şehirlerde yaşayan insanların en büyük sorunu hatta korkulu rüyası haline gelen “şehir magandalarından” kurtulmanın tek yolu da sadece eğitimden geçmektedir.
Siteler apartmanlarının güvenlikleri için özel güvenlik şirketleriyle anlaşıyorlar.
Evlerin kapı ve pencerelerine kilit üstüne kilit, dükkanlara da alarm sistemleri ve kameralar yerleştiriliyor.
Bütün bunlarda yeni yeni ticaret kapılarının açılmasına neden oldu.
Ekranlardan sürekli olarak izliyoruz;
Kapı, pencere imalatçıları, özel güvenlik araç gereçleri, kırılmaz camların reklamlarını…
Herkes bütçesine göre en güvenli olanı seçip yaptırıyor, yaptırıyor da ne oluyor?
Hırsıza kilit olur mu hiç?
Sevindiklerinde silahla havaya ateş edip adam yaralamalar…
Üzüldüklerinde kavga çıkarmalar…
Stadlarda oturdukları koltukları kırmalar…
Dükkanların camlarını kırmalar...
GÖNÜLLERİ DARALDIKÇA bir yere, bir kimseye zarar verecekler de bahane arıyor bu magandalar.
“Geline oyna demişler, yerim dar demiş… yer açmışlar GÖNLÜM DAR demiş…”
Bütün bu yapılan magandalıkların siyasetle buluşturulmasına da bir anlam veremiyorum ben. Daha doğrusu ruh yapısı bozuk bu insanların, kendi yaptıklarını örtme çabası içinde bir siyasi partinin bayrağının arkasına saklanması o partiyi bağlamamalı.
Adına “Muhalefet” denilen zatlar da magandaların işledikleri suçlar arttıkça demeçler verip; “İşte halkımız aç ve sefil, bunun örneği de işlenen suçların artmasıdır” diyerek magandaları sanki haklı göstermenin yolunu arar gibi konuşmaktadırlar. Veya suç işlemeden “aç ve sefil” oturan insanları “hadi siz de…siz de” diyerek teşvik etmektedir bu sözleri.
Magandaların bu yaptıkları, birdenbire birilerinin intikam sözlerine dönüşüveriyor böylece.
Yalan ve yanlış bilgiler başka maksatlar için verilmez mi?
Bu konuşmalar bir çözüm mü?
Özgürlüğümüzün ve huzurumuzun “şehir magandalarından” çok “siyasi magandaların” elinde olduğunu biliyoruz.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|