|
Gün geçmiyordu ki, bir köşede cansız bedeni yığılmış gencecik bedenleri ve onların başında ağıt yakan anneleri görmeyelim…
Son ana kadar evladının uyuşturucu kullandığını anlamayan veya anlayıp da UTANCINDAN SAKLAYAN ailelerin pişmanlıkları geri getirmeye yetmiyordu onları…
Şimdiye kadar saklandı da ne oldu?
Çocuklarımızı koruyabildik mi?
Bu oranın hızla yükselmesi en canlı örneği işte…
Burada yapılacak ilk iş aileleri uyarmak. İpuçlarını öğrenip, adeta bir şeytan gibi dikkatli olmak ve çocukların evlerine ceplerinde eroinle gitmemelerini sağlamak.
Bu konuda herkese, her yetkiliye görev düşüyor.
Aile dışında, okuldaki öğretmene, arkadaşlara herkese…
Şimdiye kadar çocukları uyuşturucu kullanan aileler sessiz kalıyorlardı. Artık aksini yapsınlar ve bilinen bilinmeyen her şeyi döksünler ortaya.
Döksünler ki, diğer ailelerin gözü açılsın ve çocuklarına göz açtırmasınlar.
Susarak engellenemeyeceğine göre, uyuşturucunun hangi yollardan alınabileceğini, kullansın kullanmasın tüm gençlere ve ailelere en ince ayrıntısına kadar, her yöntemleri ile anlatılmasında fayda var.
Duyduğumuzda, “Bilmediğimiz ne kadar çok şey” var diye şaşkınlığa düşmektense, tedbirini alarak hareket etmek çocuklarımızın başından bu belayı savacaktır.
“Asla yazılmamalı, asla bilinmemeli, asla kimse öğrenmesin” düşünceleri uyuşturucu kullanan gençleri ve daha da kötüsü uyuşturucu ticareti yapanları oldukça cesaretlendirecektir.
SUSKUNLUKLAR, YAPILAN YANLIŞLIKLARIN EN BÜYÜĞÜ OLUR.
Sakın kendi çocuğunuzu “yapmaz” diyerek uyuşturucu tehlikesinden uzakta görmeyin.
Şimdiye kadar derinlemesine düşünmedik belki de…
Eski siyah- beyaz Türk filmlerinde görürdük, Nuri Alço kolunu açar iğneyi batırır ve bayılırdı.
Kötü adam rollerindeki figüranlar depolardan zengin patronlarının emri ile “beyaz” diye adlandırdıklarını sevk ederlerdi.
O zamanlar bizim anne ve babalarımız “Bak gördün mü? Kötü şeyler kullanıyorlar. Sakın bunlara yanaşma. Yanına bile yaklaşırsan sen de Nuri Alço gibi bayılırsın ve başına kötü şeyler gelir” diye bizi korkutarak uyarırlardı.
O zaman da korkuyorduk, şimdi de korkuyoruz. Ama ne o zaman ne de şimdi uyuşturucunun “ölüme yolculuk” olduğunu öğrenmiş değiliz hala.
Dünyaca ünlü profesörler “hiçbir üretim uyuşturulmuş ve doping almış kafayla yapılamaz. Bu kafayla tasarlanan tüm ürünler değersiz ve geçersizdir.”
Önemli olan gençlerimizi “arınmış bir beyin ve arınmış ruhla” yetiştirebilmek.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|