|
Benim aklım ereliden beri, ortaya atılan yeni her anlam, Türkiye’de taraftar buluyor. Ortaya atılan bu yeni anlamlar, gericiler tarafından ortaya atılmışsa, Arapça veya Farsça sözcüklerin arkasına sığınılıyor; yok, niyeti pek te düzgün olmayan sözde ilericiler tarafından ortaya atılmışsa, Fransızca veya İngilizce bir sözcük paravan kullanılıyor. Bu yeni fikir Türkçe ile ifade edilmez mi? Ben, nerede neyin satıldığını, dükkanların üzerindeki levhalara bakarak anlamak imkanını bulamıyorum. İnsan ekmeğini yediği memleketinin içindeki ticarethanesine Türkçe bir ad vermez mi? Cehaletin ve inadın bir sınırı olmaz mı? İnsan, nereye gitmek istediğini düşünmez mi?
İşte, Federasyon (Federation) sözcüğü de söylemek istediklerimizden bir sözcük. Sözcüğün aslı Fransızca; devletlerin birleşmeleri, birlik kurmaları anlamına geliyor. Federasyon kurabilmek için, önce yeni devletlerin olması gerekir. Bu yeni sözcüğü de burada yanlış kullanılmıştır. Devletler olacaklar ve bu devletler kendi rızaları ile birlik kuracaklar. Yeni kurulan Federe Devletin yeni bir adı olacak. Herbirinin iç işlerinde ayrıcalıkları bulunacak. Bir sürü masal!..
Şu anda, Almanya bir federe devlettir. Fransa, ulusal bir devlet örneğidir.
Avrupa Birliği devletleri arasında, federe başka bir devlet yoktur. Mevcutlar ise (Yugoslavya ve Çekoslavakya) ayrışmalara tabi tutularak AB içine alınmışlardır.
Rusya da federe bir devlet olduğunu söylüyor. Merkezi hükümet, her şeye hakimdir.
ABD içinde bu federasyon esastır. Merkezi hükümet Amerika’da da hakim durum gösterir.
Dünyada, federe olan başka devlet te tanımıyoruz.
Federasyon, tam olarak eyalet anlamı taşımaz. Osmanlı’nın eyalet sistemi, Amerika’nınf edere devletler sisteminin aynı değildir.
Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı’nın bi eyaleti üzerinde kurulmuştur. Buna rağmen de, Türkiye Cumhuriyeti, esası ekonomik ve inzibati olan Genel Müfettişliklere ayrılmıştır. Başta bulunan Genel Müfettişlerin çok büyük yetkileri vardı. Başarılı olunmadığı için, bu yoldan geri dönüldü ve Genel Müfettişlikler lağvedildi idiler.
Federasyon sözcüğü, Eyalet sözcüğü ile aynı anlam taşıdığı düşüncesi altında, insanlarımız bu fikirden vazgeçmediler. Bilhassa, rahmetli Adnan Menderes, eyalet sisteminin büyük düşünürü idi. Kendisine, eyalet aşığı Menderes demek bile yanlışlık göstermez. Eski yazılarımızda, kendisini bir heyet halinde ziyaretimizde benim de CHP temsilcisi olarak heyette bulunduğumu yazmıştım. Park Otel’de, beş saate yakın konuşmuştuk. Bana pek yakınlık göstermişti. Eyalet sisteminin bütün özelliklerini söylemişti. Benim kendi fikirlerimi ve tehlike teşkil edecek şekilleri söylediğimde de, Menderes sinirlenmiş ve “Rica ederim, bu işi burada bırakalım” demişti. İşi orada bırakmıştık. Zaten 6 ay sonra da 27 Mayıs ihtilali oldu ve her şey ortadan silindi idi...
Sonra, Federasyon sözcüğünü Turgut Özal kullandı. Maksadı tamamen başka idi. Fikriyatı kendisinden sonra da devam etti. Hatta, federasyon düşüncesi, daha da kuvvet buldu denebilir.
Son anda da, sayın Kenan Evren Paşa, bunun yapılması gerektiğini ortaya atıverdi. 1980’lerde bile, federasyon düşündüğünü açıkladı. Türkiye’nin 8 eyalete ayrılmasının haritasını bile yaptırmış. Türkiye’yi de, askerlerin lideri ve Cumhuriyetin Cumhurbaşkanı olarak 10 yıl idare etmiş olmasına rağmen, niçin eyalet sistemini getirmediğini hiç açıklama yoluna gitmedi.
Halbuki, Kenan Evren Paşa zamanında, ülkenin bir çok yerinde konferanslar verdirilerek, ülkede “Kürt” adının bile kullanılması nerede ise menedilmişti. Yeni doğanlara Kürtçe adın verilmesi bile yasaklanmıştı. Böyle bir insanın, bu gün, 90 yaşını aştıktan sonra, böyle fikirleri ortaya atmış olması bazı eğlenceli düşünmelere bile sebep oldu. Bazıları evlenmesini tavsiye ettiler; bazıları da çıplak resimler yapmaya devam etmesi tavsiyesinde bulundular. Acaba, 90 yaşından sonra, bir cins yeni hayat mı başlıyor? Ne bilelim biz, doksan yaşını yaşamadık ki başlayacak hayat hakkında bir fikrimiz olsun!
|