|
O gün televizyonlar, (yanılmıyorsam) Adana ya da Mersin’de olan toplumsal bir olayın görüntülerini veriyordu.
O karmaşa içinde, bir DTP milletvekiliyle, ilin emniyet müdürü tartışıyor. Daha doğrusu, emniyet müdürü, sayın vekile meramını anlatmaya çalışıyor.
Emniyet müdürü, o kalabalığın içinde, sayın vekile meramını anlatmada zorlanıyor olmalı ki; vekili, kalabalığın dışına çıkarmak için, koluna şöyle bir hafiften dokundu.
Vay sen misin vekile dokunan!
Vekil, açtı ağzını yumdu gözünü… “Dokunma bana!...” dedi, “Beni elleme!... Ben vekilim, bana dokunamazsın!... Haddini bil!...”
Garibim Müdür, anında elini çekip, esas duruşa geçti.
* * *
O kadar çok teranemiz var ki, “dokunulmazlık” da bu teranelerimizden biri. 2002 yılından bu yana gündemimizde…
Ama adamlar, elletmiyorlar kendilerini, dokundurmuyorlar.
Hadi kendileri neyse de, başka vekillerin ellenmesine bozuluyorlar; “Alıştırmaya gelmez, onu ya da onları elleyenler, bizi de ellerler…” diye korkuyorlar herhalde…
* * *
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, uzun süredir Meclis’te bunun uğraşını veriyor …
Sayın Kart diyor ki, “…Benim hakkımda, vekilliğim öncesi, avukatlık günlerimden kalma, “hakaret iddialarını içeren” iki dosya var. Dokunulmazlığım olduğu için, yargılanamıyorum. Oysa ben yargılanıp, hesabını vermek istiyorum. AKP İktidarı, 2002-2007 arasında olduğu gibi, 2007 seçimlerinden sonra da dokunulmazlık dosyalarını erteleyip, duruyor. O dosyaların tamamına yakını, yolsuzluk dosyaları. Benim dosyalarımın da o dosyaların içinde olmasından rahatsızlık duyuyorum. Siz kendinize dokundurtmazsanız dokundurtmayın; ben onurlu bir insanım, kaldırın benim dokunulmazlığımı, bırakın bana dokunsunlar…”
Karşıdan tıs yok.
* * *
Sayın Kart, bakmış ki iç hukuk yollarını daha fazla zorlamanın bir anlamı yok; anlamış ki bu adamlarla baş edemeyecek, kalkmış AİHM’ne (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) gitmiş.
AİHM de 8 Temmuz 2008’de üçe karşı dört oyla, davayı kabul emiş ve “Evet… Atilla Kart yargılanacaktır.” demiş.
Bu kararın kesinleşmesi için, üç aylık bir temyiz süresi var. Bu süre de bu hafta sonu doluyor (muş).
Böyle bir durumda, bu kararı temyiz edecek biri ya da birileri olabilir mi?
Bana bu soru sorulduğunda, hangi ülkede yaşadığımı unutup, “Herhalde olmaz!...” diye yanıtladım ama yanılmışım.
Olabiliyormuş.
AKP hükümeti, 6 Ekim 2008 tarihinde AİHM’si üst kuruluna “Atilla Kart kardeşimizi yargılayamazsınız…” diye başvuruda bulunmuş.
AKP’nin kadirşinaslığını(!) görüyor musunuz!?...
AKP, niye gösteriyor bu kadirşinaslığı!?...
Çünkü biliyor ki, böyle bir yargılanma, kendi yargılanmalarının da yolunu açacak.
Bu yargılamanın ucu, kendilerine de dokunacak.
Sayın Cumhurbaşkanına, Başbakana, sabık Meclis Başkanına ve de diğer AKP’li milletvekillerine sıra gelecek.
* * *
Ne diyor AKP?
Biz temiz ve şeffaf bir iktidarız
Sevsinler sizin temizliğinizi ve şeffaflığınızı…
|