Anasayfa arrow Köşe Yazıları arrow Ali EMİROĞLU arrow ANLAYIŞTAN UZAK BULUNUNCA
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
ANLAYIŞTAN UZAK BULUNUNCA Yazdır E-posta
10 10 2008

İnsanlar, bir ilim ve kültür seviyesine geldikten sonra, anlayış sahibi oluyorlar. O zaman insanlar hem birbirlerine saygılı oluyorlar ve hem de boş yere geçimsizlik yapmak istemiyorlar...

Türkiye’nin haritası göz önüne getirilirse, Akdeniz ve Karadeniz sahillerini takip eden sahalarda adalar yok. Onun için, daha Rusya dağılmadığı anda, Türkiye ile Rusya arasındaki Karadeniz çizgisi çok kolay olarak çizildi idi. Batum’dan Bulgaristan sınırının başladığı yere çekilen bir hattın güneyinde kalan deniz sahası Türkiye’nin olarak kabul edilmişti. Hiç didişme olmaması da biraz tuhaf karşılanmıştı.

Akdeniz için de büyük sorunlar ortaya çıkmadı. Bir tek Kıbrıs sorunu oldu. Kıbrıs sorunu da, nasıl sonuca bağlanırsa bağlansın, Türkiye’nin bu ada üzerinde istekleri olacaktır. Kıbrıs adası, Akdeniz hakimiyeti ve Türkiye’nin korunması bakımından ehemmiyet taşımaktadır.

Ege denizinde geçimsizlik sürüyor ve bu anlayışsızlık, ilerde de sürecektir.

Asırlarca Ege ve Akdeniz Osmanlı iç denizi olarak kalmış. Birinci büyük savaş sonunda Osmanlı dağılıp ortadan kalkınca, yeni Türkiye Cumhuriyeti ona varis kalmıştır. Zaten Osmanlı borçları da bu verasetten dolayı yüklenilmiştir. Ege denizinde belirli adalar, Yunanistan’a anlaşmalarla verilmiştir. Bu anlaşmalarla verilen adaların adları bellidir ve adaların kalış vasıfları da bu anlaşmalarda belirtilmiştir. Bu söz konusu adalar silahlandırılamayacaktır. Yunanistan bu adaları, anlaşmalar hilafına silahlandırmıştır. Yanına kalır gibi de olmuştur. Dışardan bir ikaz bile olmamıştır. Yunanistan şimdi AB içinde olduğuna göre, ikaz edecek olacak mıdır? Rodos ve etrafındaki adalar da, İkinci Dünya Savaşından sonra, Türkiye’nin adı bile anılmadan, Yunanistan’a bağışlanmıştır.

Bir de Ege denizinde, belki miktarı iki bini geçen ve pek çoğu üstünde insan ve hayvan yaşamayan küçük adalar veya taşlıklar vardır. Yunanistan bunlar üzerinde hak iddia ediyor. Halbuki, Osmanlı’nın varisi olarak Türkiye Cumhuriyeti kabul edilmişti. Anlamalarla Yunanistan’a verilen adaların dışında kalanlar Osmanlı’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne intikal etmez mi? Yunanistan bunu kabul etmiyor ve ayrıca, her ada için kıta sahanlığı istiyor. Ayrıca, sahil uzaklığını da 6 mil yerine 7.2 mile çıkarmak istiyor. O zaman, Ege denizi bir Yunan iç denizi olacaktır. Türk gemileri ve hele uçakları seyahat için Yunanistan’dan izin alacaklardır.

Aslında bu adaların hepsi Anadolu’dan kopmuşlardır ve buralarda yaşanması için, Anadolu ile daimi irtibatlı olunması gerekir. Yunanistan hayaller içinde yaşamaya devam edecektir.

Datça’nın hemen yakınında adını hatırlayamadığım bir küçük ada var. Bu adada insanlar var da, insanların doyacağı bir şey yokmuş. Bu adanın insanları, yani Rumları, Datça’nın Pazar günleri rahatça gelip Datça pazarından alışverişlerini yapıyorlarmış. Türklerden gidip onların adasını görüvermek isteyen olursa kontrol altında tutmalarının dışında, hemen geri çeviriyorlarmış. Öteki adalarda da durumun aynı olduğunu söylüyorlar. İskan edilmemiş adaların ancak pek yakında olanlarına sahip çıkıyormuşuz. Kardak kayalıkları bunlar arasında bulunuyormuş. Demirel Cumhurbaşkanı ve Tansu Çiller Başbakan iken, Amerikan Cumhurbaşkanına müracaat ederek, aramızda çıkacak savaşın önlenmesi için yardım istermiş. Clinton da üzerinde ancak 20 koyun yaşıyabilecek bu kaya parçaları dolayısiyle savaş çıkmaması için büyük gayret içine girmiş. Bunun için savaş olur mu? Diye bir hayli şikayetçi de olmuş.

Yunanistan, halen bu kadar sorunu yeterli bulmuyor. Yanan kilisesinin bütün yetkileriyle İstanbul’da yerleşmesini istiyor. Heybeli Ada’da yine papas okulu açılacak ve belki de Ayasofya, Bizansta olduğu gibi, eski sahiplerine, kilise mensuplarına verilecek.

Aç tavuk rüyasında darı ambarının patladığını ve darının etrafa saçıldığını görürmüş. Biz, iki milletin kardeş gibi, bir arada olmuş gibi yaşamasını isterken, onlar sorun üzerine sorun çıkarmaya devam ediyorlar. Bizim devletin gelecek için muhtemel tehlikelerin bazı tedbirlerini şimdiden almaya kalkması acaba abes olarak mı karşılanacaktır?

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAYAN MUHASEBE ELEMANI ALINACAKTIR
İş Verenler (21.11.2008)
KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 47 misafir ve 4 üye bağlı
  • tolgakivil
  • bitti
  • metinerisken
  • engin

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55