|
Karamanoğlu Mehmet 13 Mayıs 1277’de Karaman’da aşağıdaki fermanı yayınlamış.
Bugünden geru divanda, dergahta, bergahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır."
Ne acıdır ki, 620 yıllık Osmanlı İmp.’da Arapça ve Farsça kelimelerle yozlaştırılan Türkçe, genç Türkiye Cumhuriyeti’nde de yozlaştırıldığı için Türkçe Fermanından 731 yıl sonra AKP Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün TBMM Genel Kuruluna, Türkçe'deki bozulma ve yabancılaşmanın araştırılması için soru önergesi vermiş.
Mevlüt Akgün, dünyanın en zengin dillerinden olan Türkçe’de sorunlar yaşandığını belirterek, dil bilinci oluşturulması gerektiğini, bunun yolunun da milli dil politikasından geçtiğini ifade etmiş. Türkiye'de yabancı dil öğrenimi ile yabancı dille öğrenimin birbirine karıştırıldığını, dilde yaşanan sorunlarda bunun da etkisi olduğunu savunan Akgün, dilde yaşanan sorunlarda bire bir etkisi olan basın yayın kuruluşlarında dil uzmanları çalıştırılmasının önemli olduğunu vurgulamış.
Türkçe’ye duyarlılığı için Mevlüt Akgün’ü ve önergeyle ilgili olarak konuşan CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Necla Arat’ı ve MHP Muğla Milletvekili Metin Ergun’u kutluyorum.
İnşa’Allah Mecliste kurulan komisyon gerekli yasal düzenlemeleri yaparak, ilgili kurumlara, kuruluşlara ve özellikle Belediyelere Türkçe görevlerini hatırlatır.
Bir Tarih öğretmeni olarak Türkçe’yi kirletenlere karşı her zaman, her yerde ve her koşulda savaş verdim. Vermeye devam ediyorum.
Türkçe’yi kirleten kurumların başında, yabancı dil öğrenimi ile, yabancı dille öğrenimi birbirine karıştıran Milli Eğitim Bakanlığı, görsel ve yazılı basın ve Belediyeler gelmektedir.
Ben İstanbul Kadıköy’de oturuyorum. Kadıköy Bağdat caddesinde Allah rızası için Türkçe tabelalı bir iş yeri göremezsiniz. Kadıköy Belediyesi Zabıta Müdürü Kargı’lı hemşehrimizi ziyaretimde,” zabıtalara emir vererek, yabancı tabelalı iş yerlerinin Türkçe tabela kullanması konusunda uyarılmasını rica ettim. Oralı olmadı.
Ben sevimsiz olma pahasına, Cadde Bostan’da “Dischii” yazılı bir tulum giymiş otopark görevlisine çıkışarak tulumu çıkarttırdım, Cadde Bostan Cafe Crown’un yaklaşık 80 m2’lik alnında yabancı sözcüklerle yazılmış yaklaşık 50 kahve yazısını sildirdim, Dikilitaş’ta, Türkçe’yi en çok kirleten bayan berberlerindeki garip sözcükleri sildirdim, Özgürlük parkında “Run Türkiye” tabelası ve tişörtleriyle spor yaptıran uluslar arası bir firmanın tişörtlerine “Koş Türkiye” yazdırdım, Şaşkın Bakkal’da “Chorbacy” tabelası asan çorbacıyı azarladım, Marmara Üni. karşısında “Dürümland” yazan tabelayı, bitişiğindeki lokantada “Kebabcy” yazılarını bir şekilde kaldırttım.
10 yıldır Osmancık Haber’de, sekiz yıldır Çorum Haber’de ki köşe yazılarımda yabancı sözcük kullananlara savaş açarak, okurlarımı Türkçe kullanmaları konusunda uyarmaya çalıştım. “Sana ne “ diyenler oldu ama, hiç olmazsa, binlerce kişide Türkçe bilinci uyandırdığımı sanıyorum. Yaptıklarımı yazmak hoşuma gitmiyor fakat, belki birileri okuyarak örnek alır amacıyla yazmak zorunluluğu hissettim.
Osmancık Belediyesi ve Çorum Belediyesi bu konuda duyarlı davranarak “yabancı sözcüklü tabela kullanan iş yerlerine ruhsat verilmesinin önüne geçtiler. Umarım, uygulama devam ediyordur. Sizler de güzel Türkçe’mizdeki bu yozlaşmaya karşı elinizden geleni yaparak, Türkçe’yi kirletenleri uyarın lutfen.
Türkçe doğdum, Türkçe konuştum, Türkçe ninni dinledim.
Türkçe güldüm, Türkçe ağladım, Türkçe Türkü söyledim.
Ne zaman bağrıma bıçak gibi saplandı yabancı özcükler,
Dilim, törem bozuldu, Türk Türk’ü anlamadı, inim inim inledim…(Mehmet Özata)
|