|
Siyasette kim ne düşünüyorsa, nasıl yorumluyorsa herkes Demokrat Partiyi hesaba katmak zorundadır.
22 Temmuz seçimlerinden sonra kimse Demokrat Parti’nin bir daha derlenip toparlanacağını sanmıyordu.
Çünkü, partinin tabanı hala dimdik ve ayaktadır.
Çünkü, Demokrat Parti siyasete ciddi bir lider taşımıştır.
Adı Türkiye genelinde çok az duyulmuş, partili bir genç adam kongreye girdi ve aldı.
Önceleri kimse ona avans vermiyordu.
Ama Demokrat parti tabanı yılların tecrübesinden dolayı olacak ki, siyasette elde ettikleri bu deneyimi de kullanarak, hiçbir umuda yaslanmadan, kendilerine gelen tüm “İkbal” tekliflerini de geri çevirerek emin adımlarla yeniden yürümeye başladı.
Şimdi Soylu’yu dikkatle ve özenle izleyin,
SÜLEYMAN SOYLU GİDEREK SÜLEYMAN DEMİREL KOKUYOR…
Nasıl mı?
Genel başkanlık sürecindeki performansı Demirel çözümlü siyaset ile odaklanmaktaydı.
Dağ taş gezerek ayağı yorulmadan…
Kapı kapı siyaset yapmak…
Bire bir gönül almak…
Hiçbir ismi unutmamak…
Yoluna çıkanı unutmamak…
Bilindiği gibi bütün bunlar Demirel’in en büyük özellikleriydi.
Şimdi Demirel’in bu özeliklerinden yola çıkan Soylu, genel başkan seçildiğinden bu yana il il gezerek, binlerce kilometre yol kat ederek partisinin tabanını dinamize etmeyi başarmış gibi gözüküyor.
Söylemlerinde,
“Ben bu alın terinin karşılığını alacağımı biliyorum” dediğine göre bu davaya inanıyor demektir.
Emekle, üretim arasında siyasette doğru orantı olduğunu kavramış bir siyasetçi görüntüsü çizen Soylu, ciddi, inandırıcı konuşmalarını yaparken gerek Demokrat Partililer gerekse orada dinlemeye gelenler hafiften bir Süleyman Demirel kokusu ve Demirel tadı almaya başladıklarını söylemekteler.
Belki de bu yüzdendir Demokrat Parti tabanının kımıldanışı.
Doğru Yol kökenlilerin Doğru Yol Partisi adı altında yeni bir parti kurma hazırlığı içinde olmaları siyasete ve kendilerine hiçbir şey kazandırmayacaktır.
Her güzel çiçeğin altında kötü otların bitmesi doğaldır elbette.
Parçalanarak çoğalmayı düşünenlere en yakın örnek CHP değil midir?
Başarılı olunmuş mudur?
Partinin el ele verip, geçmişte olanlara bir sünger çekmesi, yeni bir sayfa açması lazım.
Küskünlükler artık bir kenara bırakılmalı. Herkes kendi partisine sahip çıkmalı.
Ne demişler,
“Birlikten güç doğar”
Partisini, inanarak ve o inançla dokumaya çalışan Soylu, Demokrat Parti’nin siyasette yükselen değeri olacak gibi gözükmekte.
Süleyman Demirel’in partisinin, o eski yılların kökü dal olmuş, ağaç olmaya doğru gitmektedir.
Başarı,
Sahip olduklarının toplamı değil, henüz gerçekleştiremediklerinin toplamıdır.
Bakalım zaman daha neler gösterecek siyasette bizlere.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|