Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow KAŞARLI KADROLAŞMA
KAŞARLI KADROLAŞMA Yazdır E-posta
09 01 2007
Cumhurbaşkanı adayı Sayın Başbakan, siyasal edebiyatımıza, Kasımpaşa kültüründen yeni bir deyim daha aktardı.
“Kaşarlı kadrolaşma”
Devlet kurumlarında çalışanlar; kurumdaşlarını, artık bu deyimi de kullanarak, birbirlerine anımsatacaklardır.
“Hani şu son gelen kaşarlı var ya, işte o...” Ya da “Yaa şu son gelen çift kaşarlı müdür yardımcısı var ya, işte ondan söz ediyorum” diye...
* * *
Fanatiklik düzeyinde bağlı olduğum, eski kurumum T.C. Ziraat Bankasını (hâlâ) yakından izliyorum. Şu dönemde, pek çok kurum gibi, Ziraat Bankasına da eski İstanbul Belediyesi kadrosu egemen oldu.
Ziraat Bankası gibi pek çok kuruma da “İstanbul Belediyesi çalışanları zihniyetli” kişiler yerleştirildi ya da yerleştirilmeye çalışılıyor.
* * *
Önceki iktidarların da ilk edimleri, kadrolaşmak olurdu ama bu boyutta, bu mantıkla, bu anlayışla, bu yöntemlerle değil.
Olaya ne denli iyimser yaklaşırsanız yaklaşın; AKP’nin bu boyuttaki kadrolaşma çalışmaları; karşı görüşlerde olan herkeste; kuşku , korku ve endişe yaratıyor.
Sayın Başbakanın, hukuk ve demokrasi sınırlarını zorlayan tavır ve söylemlerle cumhurbaşkanlığında ısrarı da; bilimgüder (laik) çevreleri, o nedenle daha bir tedirgin ediyor.
Bu tür tavır ve söylemlerden rahatsız olan çevreler; haklı olarak, Sayın Başbakan’ın dörtte bir oyuna karşın cumhurbaşkanlığında ısrarlı olmasının altında, henüz ele geçiremediği kurumları da ele geçirmek, olduğuna inanıyorlar.
Yani Sayın Başbakanın, (kendisine son derece yakışan) üslubuyla ifade etmemiz gerekirse; devletin tüm kurumlarına, “güdümlü kaşarlanmışlar” yerleştirilerek, devletin tüm organlarına egemen olunmak istendiğine, inanılıyor.
Toplumun genel kanısı böyle olunca da; bunun üzerine yazılan senaryoların sonu mutlu gelmiyor.
Dörtte üç çoğunluk, haklı olarak, her yapılan atamaya kuşkulu yaklaşıyor.
Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Sayın Emin Çölaşan günlerdir yazıyor, bu zihniyetin ürünlerinin ürünlerini.
Kadrolaşmanın da bir ölçüsü, bir ölçütü vardır.
O ölçütleri ya da o ölçüyü taşırırsanız; önce kurumlar arasında, sonra insanlar arasında; bölünmelere ve çatışmalara yol açarsınız.
AKP iktidarı ne yazık ki olayı, bu boyutlara getirmek üzere.
“Herkes yerini ve haddini bilsin, kimse demokrasiye müdahale etmesin” demekle; demokrasi korunmaz ya da bu tür söylemlerle demokrasi savunulamaz.
Önemli olan, demokrasiyi korumakla görevli ve yükümlü anayasal kurumlar ve sivil toplum kuruluşları karşısında; bu tür kuşku ve endişeyi uyandıracak, davranış ve söylemler içersinde olmamaktır.
Bu gün Sayın Başbakanın ya da AKP’nin ya da bunların yalakalığını yapan kalemlerin, böyle bir duyarlılığı taşıdığını söyleyebilir miyiz?
Böyle bir duyarlılık içinde olan bir Başbakan, sahip olduğu dörtte bir oya karşın, cumhurbaşkanı olmak ister mi?
İmamlar topluluğuna çevirdiği devlet kurumları yetmiyormuş gibi; imamlaştıramadığı kurumları da imamlaştırma çabalarının karşında duran, kendisini bu konularda uyaran anayasal kurumlarla kavga eder mi?
* * *
Sayın Başbakan, “ .... Bu ülkede kadrolaşma varsa, bilesiniz ki, bunun en kaşarlısını CHP yapmıştır.” diyor.
Sayın Başbakana bir çift sözüm var.
Eğer CHP, sizin yaptığınız kadrolaşmanın yüzde birini yapmış olsaydı; bugün ne siz olurdunuz, ne eski partileriniz olurdu ne de yeni partiniz AKP olurdu Sayın Başbakan...
 
< Önceki
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 1 misafir ve 2 üye bağlı
  • asezikli
  • MUSTAFA SAATCİ

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61