|
Geçen hafta bir alışveriş merkezine gittim. Hoparlörde, acaip bir gürültü, (sanki bir insanı boğazlarken çıkan hırıltılar gibi) hemen mağaza müdürünün odasına giderek “Bayan şu acaip gürültüyü keser misiniz lütfen, rahatsız oluyorum” dedim.
Hemen kıstılar. “Buraya hep gençler mi geliyor, bu acaip müziği çalıyorsunuz?”dedim.
Bayan, “haklısınız ama, yöneticiler böyle istiyor, hem burada Türk müziği çalınması yasaklandı. Mesam (Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği) diye bir kuruluş telif parası istiyormuş “ dedi. Bari klasik müzik çalsanız, kıyamet mi kopar ?“dedim, bayan sustu.
Biz Türk müziği çalınsın diye uğraşırken karşımıza bir de telif sorunu çıkıyor. Dilimizi yabancı sözcüklerden kurtarmaya çalışırken, müziğimiz elden gidiyor, kimsenin umurunda değil. Mesam’cılar da bu gidişle, yolda şarkı söyleyen birisini çevirip para alacaklar! Sanırım aynı olaylar Çorum’da da yaşanıyordur.
Sevgili okurlar, bu konuda milletçe mücadele etmedikçe, duyarlı olup tepki koymadıkça, çok kısa bir gelecekte sömürge ülkesi gibi yaşamak zorunda kalacağız. Bu bir kehanetdeğil, çok acı bir gerçek.
İstanbul’a geldiğinizde Bağdat caddesine bir tur atın, vehametin boyutlarını görün.
Türkçe tabelalı bir mağazaya rastlamak olası değil. İstanbul elden gitti, bari Anadolu’ya sıçramasın bu yozlaşma diye özenle bu konuyu sıkça gündeme getiriyorum. İnşa’Allah, Belediye Başkanımız Turan Atlamaz böyle bir yozlaşmaya izin vermez Çorum’da.
Bu yozlaşmada kabahat sen de, onda, siz de ve hepimizde sayın okurlar.
Alışveriş merkezlerinde çalınan o garip yabancı müziklere, yabancı sözcükler içeren tabelalara hiç tepki verdiniz mi bu güne kadar? Sesinizi duyamıyorum !
Dilimizi yabancı sözcüklerle kirlettiler, sesinizi çıkarmadınız. Kuaför tabelalarıyla başlayan yabancı sözlük kirliliği bütün iş yerlerini sardı, dişçi The Dichci, dönerci Dönerciyim, dürümcü. Dürümland yazdı, sesinizi çıkarmadınız. Genci yaşlısı yabancı sözcük yazılı garip kıyafetlerle dolaşmaya başladı sesinizi çıkarmadınız.
Basında Türkçe kirliliği her geçen gün daha da artıyor, gazeteleri alıp, okuyor tepki vermiyorsunuz . Medyada önüne gelen cahil, görgüsüz sanatçı bozuntusu insanlar Türkçe’mizi katlediyor, tepki vermiyorsunuz, özellikle aptal dizilerde uçuk ve garip tipler yabancı sözcük yazılı garip kıyafetlerle boy gösteriyor, koltuğunuza yaslanıp sanki bir sanat eseriymiş gibi seyrediyor, tepki vermiyorsunuz.
Moda uğruna bazı genç kızlarımız ve bayanlar plajda dolaşır gibi açıldıkça açıldılar, sesinizi çıkarmadınız.Bazı genç kızlarımız da açılanlara inat çağdışı kıyafetlerle dolaşmaya başladılar sesinizi çıkarmadınız.Toplumun çimentosu olan dilimiz, müziğimiz, törelerimiz, gelenek ve göreneklerimiz ayaklar altına alındı sesinizi çıkarmıyorsunuz. Toplumda bu ve bunlara benzer yanlışları ikaz ederek düzeltilmesine yardımcı olacağınız yerde hep” neme lazım” diyerek geçiştirdiğiniz için bu günlere geldik. Toplumu kirleten sömürge ruhlu insanlara “durun” demediğiniz için bu günlere geldik.
Daha ne kadar devam edecek bu aymazlık ? Allah aşkı için biraz sesiniz çıksın, ne olur!
Martin Niemöller diyor ki ;
Önce sosyalistler için geldiler, ben sosyalist olmadığım için ses çıkarmadım.
Sonra sendikacılar için geldiler, ben sendikacı olmadığım için ses çıkarmadım.
Sonra Yahudiler için geldiler, ben Yahudi olmadığım için ses çıkarmadım
Sonra benim için geldiklerinde, benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.
|